Dava deniliyor ama!

Abone Ol

          Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan sık sık sıradan bir parti olmadıklarını bir dava partisi olduklarını ifade ediyor ama savunageldikleri davanın ne            olduğu pek belli değil!

          Mesela bir kısmı hala İstanbul Sözleşmesi’ni savunurken diğer kısmı İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkarak sözleşmenin “aile kavramını” ortadan kaldıran bir                sözleşme olduğunu savunuyor.

          Yani İstanbul Sözleşmesi’ni savunanlar da karşı çıkanlar da aynı çatının altında siyaset yapmaya çalışıyorlar.

          Bu şartlar altında AKP’nin savunduğu davanın adı nedir?

          Ya da daha kestirme bir ifade ile AKP neyi savunuyor?

          İstanbul Sözleşmesi’ni hayata geçirmeyi mi?

          Yoksa İstanbul Sözleşmesi’nin beraberinde getirdiği sakıncaları ortadan kaldırmayı mı?

          Evet, AKP birbirine taban tabana zıt görüşleri bir araya toplayarak iktidar olmayı başardı ama savunduğu davanın “ne olduğu” açıklık kazanmadı!

          Eskiden parti içinde genel başkanın bir ağırlığı vardı ve O bir şey dediği zaman akan sular dururdu.

          Ama şimdi genel başkanın bu ağırlığının yerinde de yeller estiği görülüyor.

          Genel başkan “birlik-beraberlik” diyor.

          Partililer bu çağrıyı hiç duymamış gibi birbirlerine girmeyi sürdürüyorlar.

          Genel başkan, “Makam-mevki kavgasına gerek yok” diyor.

          Partililer makam ve mevki kapmak için yarışa devam ediyorlar.

          Genel başkan kendi elleri ile yürürlüğe koydukları İstanbul Sözleşmesi’nin doğurduğu sonuçları fark ederek İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiklerini açıklıyor.

          Partililer genel başkanın bu kararına saygı duyup gereğini yerine getireceklerine, “Siz nasıl çekilirsiniz” diye hesap sormaya kalkışıyorlar.

          Yani AKP’liler kelimenin tam anlamı ile birbirlerine düşmüş bir durumdalar.

          İktidar partisi içinde baş gösteren fitne ve fesadın önüne bir türlü geçilemiyor.

          Ve birbirlerine, “bu gidişat nereye” diye soruyorlar.

          Gidişatlarının nereye olduğunu biz kendilerine hatırlatalım:

          Dağılıp yok olmaya doğru dörtnala gidiyorsunuz.

          Zira bu kadar zıt görüşlerin bir çatı altında siyaset yapmaya çalışması eşyanın tabiatına aykırı bir durum.

          Siyasi partiler farklı görüşleri bir arada durmaya mahkûm eden değil farklı görüşlerin farklı çatılar altında özgür olmalarını sağlayan oluşumlar olmak zorundadır.