Bir gazetenin hafta sonu ekinde "İşte Darfur gerçeği" şeklinde yer alan haberdeki bilgilerin doğru olmadığı bilgisini veren Türk yetkililer, haberden duydukları memnuniyetsizliği anlattı.
Sudan‘daki Türk yetkililer ve burada yaşamlarını sürdürmekte olan Türk vatandaşları, Türk basınında Sudan hakkında yer alan bazı haberlere tepki gösterdi. Bir gazetenin hafta sonu ekinde "İşte Darfur Gerçeği" şeklinde yer alan haberdeki bilgilerin doğru olmadığı bilgisini veren Türk yetkililer, haberden duydukları memnuniyetsizliği Cihan‘a anlattı.
Sudan Büyükelçisi Kök: Haber kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır
Türkiye‘nin Sudan Büyükelçisi Erdoğan Kök, "Sudan ve Darfur hakkındaki haberden hiç memnun olmadığımı ifade etmek istiyorum. Bizler burada Türkleri temsil ediyoruz. Burada her adımımızı itina ile atarken bir gazete muhabiri geliyor bir anda her şeyi alt üst edecek beyanlarda bulunuyor. Bunlar hoş şeyler değil." dedi. Söz konusu haberin "kesinlikle gerçeği yansıtmamakta" olduğunu savunan Büyükelçi, "2003 yılından 2 sene öncesine kadarki rakamları telaffuz etmişler. Fakat bunlar uluslararası sivil toplum kuruluşlarının savunduğu rakamlar, herhalde onlardan aldılar bu bilgileri." diye konuştu.
Haberi yapan muhabirin Kurban Bayramı‘nda Darfur‘u gezdiğini anlattığını hatırlatan Ertuğrul Kök, şunları ekledi: "Eğer Darfur‘u gerçekten gezdiğine inanıyorsa oradaki gerçekleri göz ardı etmiştir. Herhangi bir çatışma yok. Sadece nasıl kendi ülkemizin belli yerlerinde terör olayları oluyorsa Darfur‘un belli kesimlerinde de bunlar yer edinmektedir. Nyala şu an en güvenli yerdir Darfur‘da. Eğer orada bahsettiği şeyler mevcut olsa bırakın yardım kuruluşlarını kendisi oraya adım atamazdı. Geçmişi kastederek yazılıp çizilen şeyler bunlar. Şu anda Darfur‘da politik bir çözümün iz sürdüğü görülmekte. Temennimiz daha doğru ve daha iyimser bakışlı medya kuruluşlarının hem kendi ülkemiz hem Sudan adına sağlam adımlarla ve niyetlerle buraya gelmesi."
"Leke atmak yerine gül uzatalım"
Söz konusu habere Türk İş Birliği Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) Sudan Koordinatörü Enver Arpa da tepki gösterdi. Enver Arpa, "Türkiye‘de en son gündemde olan ‘İşte Darfur Gerçeği‘ başlığı altında yorum yapılan Nyala yalanı kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır." dedi. Arpa, "Orada katliam olduğu, oralarda güvenliğin içler acısı olduğunu dile getirmişler. Kendi halkımızı kandırmak yerine ümit vermek en iyisi olmaz mı? Orada tabi ki belli sıkıntılar var; fakat bunlar bu kadar abartılacak ölçüde değil." diye konuştu. Çok sayıda Türk işadamının Sudan‘a yatırım yapmakta olduğuna dikkat çeken TİKA‘nın Sudan Koordinatörü, "Amacımız kendi ülkemiz adına Türkiye‘nin birikimini, tecrübesini, elde etmiş olduğu müktesebatı Darfurlu ve Sudanlı kardeşlerimiz için yatırım yaparak onların kalkınmaları için elimizden geleni yapmak." ifadelerini kullandı.
Arpa ayrıca "Şunu da unutmamak lazım, Darfur‘a ayrı bir devletmiş gibi bakmamak lazım. Sudan tek bir devlettir burada herkes birbiriyle kardeştir." diye vurguladı. Arpa son olarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Nyala yazıldığı gibi bir yer değildir. Türkiye‘de gerek son dönemlerde ve gerek önceki dönemlerde çıkan haberler Darfur ve Nyala ile ilgili çeşitli Batılı yayın organlarında çıkan haberlere dayanmaktadır ki bunların pek çoğunda gerçeği yansıtmayan abartılı ifadeler ve rakamlar mevcuttur. Böyle abartılı rakamların doğruluğunun tespit edilmesi zaten imkansızdır. Birileri bir kuyuya taş atıyor arkasındakiler devamını abartılı bir şekilde getiriyor. Artık bırakalım da bu insanlar özgürlüklerini rahatlıkla yaşasınlar. Leke atmak yerine bir gül uzatmak birçok şeye bedeldir."
Herkes huzur içinde
Darfur‘un söz konusu haberde anlatıldığı gibi olmadığını söyleyen bir başka yetkili ise ülkeye özellikle de Darfur‘a yardım yapan kuruluşlardan olan Kimse Yok Mu Derneği‘nin Sudan Temsilcisi Orhan Erdoğan oldu. 9 ay içerisinde kendisinin 10 kez Nyala‘ya gittiğini belirten Erdoğan "Ben ve arkadaşlarım saat gece 12‘de rahatlıkla diğer gönüllü arkadaşlarımızın evlerini ziyaret ettik. Darfurlu ailelere Kurban Bayramı‘nda et dağıtımı yaptık. Nyala‘daki ofisimizde gönüllü arkadaşlarımız kalmakta. Peki, bu anlattıklarım sizce savaşın hüküm sürdüğünü mü ifade etmekte yoksa tam tersi eskiden yüreklere oturmuş korkunun kalktığını mı ifade etmektedir? Ben cevabını vereyim; Burada herkes refah ve huzur içinde yaşamaktadır."