Başlığa bakarak bazıları 12 Eylül darbecilerinin
yargılanmaları ve mahkûm edilmelerini hafife aldığım gibi bir peşin hüküm
vermesinler. 12 Eylül darbecilerinin yargılanması ve arkasından mahkûm
olmalarına gecikmiş de olsa darbeler döneminin kapanması yönünde bir adım
olabileceği düşüncesiyle destek verdiğimizi hatırlatmak isterim. Çünkü sadece
12 Eylül darbesinin arkasından değil bu ülkede uzun yıllar yönetim sivillerde
göründü ama asker ve onların sivil destekçilerinde olduğu gerçeğini gördük ve
yaşadık. Böyle olunca da seçimlerde eğer belli bir zihniyetin yandaşları
başarılı çıkamamış ise -ki genellikle de çıkamadılar- ülke karıştırılmaya,
insanımız birbirine kırdırılmaya başlandı. Böylece darbeciler kendilerine zemin
oluşturmuş, daha doğrusu darbelerini millet nazarında haklı gösterecek ortamı
hazırlamış oldular. Olayın perde arkasını görmeyen/göremeyen, çoğu zamanda
görmesi mümkün olmayan kitleler işin görünen kısmına bakarak ne yazık ki, darbe
ve darbecilere destek verdiler. Kitleler elbette olayın perede arkasını
göremeyebilirdi ama görerek ve bilerek destek veren adı sivil bir takım
yapılanmalar olmasaydı ne 27 Mayıs 1960, ne 12 Eylül 1980 darbesi gerçekleşir,
ne de siyasete 12 Mart 1971 ve 28 Şubat müdahaleleri olabilirdi. Bu bakımdan 12
Eylül ün kudretli generallerinin yargılanması gerekliydi ama yeterli değildir.
Darbecilerin yargılanması gündeme geldiğinde olayın sadece asker kanadı akla
gelir, sivil kanat görmezden gelinirse o yargılama eksik kalmış demektir.
Hemen belirteyim ki, Evren ve Şahinkaya nın ömür boyu
hapse mahkûm edilmesi aslında semboliktir. Birisi 98 diğeri 89 yaşına gelmiş
iki insanın cezaevine gönderilmesi düşünülemez. Şu anda olduğu gibi ömürlerinin
geri kalan kısmını hastanede geçireceklerdir. Rütbelerinin sökülmesi de aslında
semboliktir. Bu yaştan sonra rütbeleri sökülmemiş olsa ne işlerine yarardı
Ancak, darbecilerin yargılanıp mahkûm edilmeleri ilk defa
yaşanan bir olaydır. 12 Eylül davasından çok önce başlamış ve daha yakın bir
zamanla ilgili darbe hazırlığı sonuçlanmış olmakla birlikte Anayasa Mahkemesi
kararı ile yeniden yargılanma gündeme gelmiştir. Sonun ne olacağı da belli
değildir. Çünkü Anayasa Mahkemesi kararında Balyoz sanıkları için, Adil
yargılanmadılar. Hak ihlali var demektedir. Böyle olunca da bu davalardan bir
sonuç çıkmaması ihtimal dâhilindedir.
Peki, Evren ile Şahinkaya nın müebbet hapse mahkûm
edilmesi darbeler döneminin sona erdiği anlamına gelebilecek mi Bu konuda
fazla iyimser değilim. Çünkü daha dün denecek bir zaman diliminde yaşadığımız
siyasete siyaset dışı müdahaleler yargıya taşınmış iken birdenbire ortaya bir
belirsizlik çıkmış, bununla da kalınmayarak Anayasa Mahkemesi nin Adil
yargılanmadılar değerlendirmesi ile yargı güven kaybına uğramışsa bunca yıldır
sürdürülen yargılamalar darbeler döneminin sona ermesi hususunda katkı
sağlayabilecek midir
Darbecilerin yargılanması çok önemli olmakla birlikte
darbecilerin hazırladığı Anayasa ile yönetiliyor oluşumuz, halkın seçtiği
milletvekillerinin yeni bir sivil anayasa hazırlayamamış olmaları esas sorunun
kafalarda devam ettiği anlamına gelmez mi Bir başka ifade ile sivil bir
anayasa hazırlayarak darbe dönemi anayasası uygulamadan kaldırılamamışsa
askerler yargılanırken sivil darbecilerin ortada dolaştıkları anlamına gelmez
mi Olaya bu açıdan baktığımızda yazımın başında dikkat çektiğim darbelerin
asker ayağı yargılanırken sivil ayak/ayakları görmezden gelinmeye devam
edilecekse, bu sivil ayaklar bundan sonra da kendilerine yeni darbeciler
aramayı sürdüreceklerdir. Bu bakımdan zihinlerin darbe alışkanlığından
temizlenmesi gerekiyor. Bu ise yargı ile yapılamaz. Halk iradesine gerçekten
inanan siyasilerin halkın isteklerine kulak vermesi, yeni sivil bir anayasa
yapılmasına öncelik vermeleri ile mümkündür.