Darbecileri yargılayanlar kimlerdi?

Abone Ol

Başbakan Erdoğan her fırsatta ülkemizde darbeler döneminin sona erdiğini savunarak, darbecileri yargıya havale etmekle demokrasi yolunda önemli adım atıldığına vurgu yaptı. Toplumun büyük bir kesimi de bu gelişmelere destek verdi. Ancak, öyle bir noktaya gelindi ki, Balyoz, Ergenekon ve KCK davalarında yeniden yargılama yolunu açacak bir formül arayışına girilmiş durumda.

Darbecilere yönelik yargılamaların bir genel af ile noktalanacağına dair söylentiler uzunca bir süreden beri kulaklara fısıldanıyordu. Bu fısıltının sahiplerinin bildikleri bir şey mi vardı yoksa sürekli gerilimin kimseye yarar sağlamayacağı için bir barışa ihtiyaç olduğu noktasından mı hareket ettikleri tam olarak bilinmekle birlikte bu tür söylentilere ciddi bir tepki verilmez olmuştu. Meselenin bir genel af ile sonuçlandırılacağı beklentisi yayılırken, 17 Aralık operasyonunun ardından birden bire Balyoz, Ergenekon ve KCK davalarında yeniden yargılamanın gündeme getirilmesi aslında şaşırtıcı olmadı. Ancak, 17 Aralık operasyonunun ardından yeniden yargılamanın gündeme getirilmesi ister istemez yargının içindeki paralel yapılanma inisiyatif kullanarak darbecilere yönelik davaları açmış, yürütmüş ama yüksek yargı, yürütme ve yasama etkili olamamış düşüncesini akla getiriyordu. Eğer böyle ise ortaya çok ciddi bir tablo çıkmaz mı

Bu ülkede gerçekten yargı ve yürütme içinde paralel bir yapı oluşmuş ve bu yapıya yasama ve yürütme şimdiye kadar kayıtsız kalmış, bunun da ötesinde yürütme her fırsatta darbecilerden hesap sorularak bir dönemin kapatıldığını, bundan böyle demokrasiye siyaset dışı müdahalelerin olmayacağını övünerek söylemiş ama aradan geçen bunca zamandan sonra 17 Aralık operasyonu bu işe el atma imkanı vermiş görüntüsü ortaya çıkıyorsa, böyle bir görüntü bir çarpıklığın göstergesi değil mi Bu durum iktidarın sorumluluğunu ortadan kaldırır mı

11 yıldır tek başında iktidarda olan bir siyasi kadro dün darbeler dönemini kapattıklarını savunurken bugün darbecilerin yeniden yargılanmasına sıcak bakıyor olmasının mantıklı bir izahı olabilir mi

Bitmiş bir yargılamanın yeniden yapılabilmesi için yargılama boyunca ortaya çıkmamış bir delilin bulunması ve gündeme gelmesi gerekir. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından 10 binlerce insan toplanarak uzun yıllar yargılanmış, bir çoğu mahkum olarak cezaevlerine atılmış, cezalarını çekip çıktıktan sonra bazı davalardan yeniden yargılama kararı çıkmıştı. Yatıp çıkmış insanlar sonunda beraat etmişlerdi, Böyle olunca çektikleri acılar yanlarına kalmıştı. Ancak, o dönem darbe dönemi, mahkemeler ise askeri mahkemelerdi. KCK, Balyoz ve Ergenekon davaları sivil yargıda görülmüştü. Şimdi gelinen noktada askeri mahkemeler ile sivil mahkemeler arasında bir fark olmadığı ortaya çıkmış görünüyor. Aslında Özel Yetkili Mahkemelerin olağanüstü yetkileri olduğu, bu sebeple demokratik bir sistemde bu tür Özel Yetkili Mahkemelere yer olmaması gerektiği hususunda toplumda ortak kanaat oluştuğu için bu mahkemeler kaldırılmıştı. Ancak, Terörle Mücadele Kanunu ile yeni bir özel yetkili mahkemeler tesis edilmişti. Elbette; işin bu noktaya gelmesinin sebebi terör olaylarının giderek şiddetlenmesi idi.

Şimdi görünen o ki, çözüm süreci ile özellikle KCK davalarından tutuklu bulunan ve mahkum olanların bırakılması hususunda yürütmeye baskı vardır. Çözüm sürecinin aksamaması için bu isteklere bir çözüm bulunması gerekiyor. Böyle olunca da sadece KCK tutuklu ve hükümlülerine değil, darbelerle ilgili yargılamalardan tutuklu ve hükümlülerin birlikte ele alınması düşünülüyor. Kısacası, 17 Eylül operasyonunun dış kaynaklı oluşu ve içerideki taşeronları üzerinde tartışma yürütülürken, birden bire terör ve darbe yargılamaları gündeme gelmiş bulunuyor. Bunun sürpriz bir gelişme olmadığını söylemekle yetinmek istiyorum. Diye biliriz ki, Hükumete devlet içindeki paralel yapılanma yeniden yargılamayı gündeme getirme fırsatı vermiştir.