Darbeci müteşairleri mahkûm ediyoruz!

Abone Ol

Geçen hafta ele aldığımız darbe yanlısı şiir antolojisini (Yeni Çağ Türküleri, Haz. Yaşar Nabi, Varlık Yay. İst. 1960) incelemeye devam ediyoruz. Eserin ruhuna göz gezdirecektik: Darbeci bir tutumla kaleme alınmış olan manzumelerin ruhu üç aşağı beş yukarı kestirilebilir.

Fakat metin incelemesine girişmek, yaptığımız işi ciddiye almamızı gerektiriyor.

Darbenin hemen arkasından gelen üç beş haftalık bir süre içinde kaleme alınmış sözümona şiirlerden derlenmiş ciddiyetsiz bir antoloji de olsa mı Evet, en azından gayret edelim

Meseleyi sistemli bir şekilde halletmek için, önce darbeci müteşairlerin olumlayarak öne çıkardıkları mefhumları kaydedelim: Ordu, Türk, hürriyet, insan hakları, bayrak, paşa, Kemal Paşa, İsmet Paşa, Cemal Paşa, teğmen, asker, harbiye marşı, vatan, millet, müdafa-i hukuk, kuvayi milliye, öğrenci, üniversiteli, halk, gençlik, aydın, köylü, bilim, şehit, zafer, doğan güneş, ölümsüzlük, ışık, Tanrı, iman, vs

Aynı müteşairlerin "rakip" olarak algıladıklarına reva gördükleri menfî unsurlardan bazılarını da şu şekilde sıralayabiliriz: Zulüm, istibdat, polis, jop, kahpelik, kalleşlik, küfür, karanlık, kahpe, leş, ihanet, akrep, zalimler, katil tüfekler, satılmış adam, kardeş katili, zaptiye atı, jip, tutsaklık, kirli insansızlık, kara bulutlar, kızıl padişah, şehzadeler, sultan, Emniyet amiri, Başbakan, alçak hırs, kirli iç yüz, dalkavuk, riyâkar, satılmış, düşman

Darbeci müteşairlerin metinlerinden seçtiğimiz "anahtar kavram"ları sıraladıktan sonra örnek metinler sunacağız.

Doğrusu, şiir sanatının şânını lekeleyecek nitelikteki metinlerden alıntı yapmak beni sıkacak.

Fakat, benzeri marazlı durum ve tutumları başka türlü nasıl tel in edeceğiz Şu halde, benimle birlikte siz de pek kötü metinler okumaya katlanacaksınız:

Behçet Kemal Çağlar ın "Hürriyet Şehitlerine"sinden: "Siyah iskarpinin sivri topuğuyle sen!/Bir zaptiye atının boynuna atılırken./Vur alnına mührünü o alçalmış kopuğun:/Mührü Süleyman kadar azizdir o topuğun"

Fazıl Hüsnü Dağlarca nın "Ordular Günaydın"ından: "Ordular, gücü topluluğun, /Ordular toprağımızın çiçeği./Kavaklardan çamlara dek/İşte, en yüce çağların parıltısında,/Ordular yapar geleceği"

Cahit Külebi nin "İkinci Cumhuriyet"inden: "Radyoda bir marş çalar, farkı yok bayraktan/Yaşa, varol Harbiye!"

Attilâ İlhan ın "Nisan Günleri"nden: "ellerimizi bağlıyorlar paşam" "kurtlara da atsalar bizi kurtlara da/göğüslerimizi yarıp/gencecik yüreklerimizi de çıkarsalar/ölmiyeceğiz biliyoruz ki ölmiyeceğiz/paşam" Aynı ismin "Ay Yıldız ın Altında" başlıklı manzumesinden: "uyan bre kemal paşa tayfası/zindanlarda yatanlar aşkına/öğrencisi basını ordusu donanması/ ( ) koman bre müdafa-i hukuk aşkına/hürriyet kardeşlik adalet aşkına/uyan bre deli çaylak/bre telli şahanım/zalimların karşısında durun ha/saçlarından saçlarından tutun ha/ha deyince birbirine urun ha" "uyanır yeğde yeğde kışlalarımız/1960 mayıslarında/ordumuz askerimiz paşalarımız" (Bu arada, Attilâ İlhan ın darbe yanlısı tutumu romanlarında da sürmüştür: Onun "Kurtlar Sofrası" "Bıçakların Ucu" "Sırtlan Payı" ve "Yaraya Tuz Basmak" adlı kitaplarında 27 Mayıs darbesi yanlısı bir tutum içinde olduğu görülür. Bu konuda Fatih Demir tarafından kaleme alınmış bir makaleyi Umran dergisinin Mayıs 2008 nüshasından okuyabilirsiniz.)

Salâh Birsel in "Sisten Sonra"sından: "Günaydın hepinize Türk Ordusundan"

Adnan Ardağı nın "Haydi"sinden: "Haydi teğmenim generalim Haydi", "Ezilmeli yılanların başları",

Abdullah Rıza Ergüven in "Hürriyet Türküleri"nden: "Zafer Anıtı nın önünde başta komutanlarıyla/ Dağ başını duman almış ı söyledi Harbiyeli ler/Şahlanan Hürriyet Yiğitleri ni kim durdurabilirdi"

Suat Taşer in "İkinci Kurtuluş"undan: "Paşalar içinde bir paşa/Erzurum karı kadar ak bir yürekle/bin dokuz yüz altmış Mayıs yirmi yedi/Ordular! İlk hedefiniz Hürriyettir! dedi/Paşalar içinde bir paşa"

Sabih Şendil in "Hürriyet" manzumesinden: "Hürriyet uğruna şehit olan kardeşim!/Ellerin dert görmesin taş atan bacım!"

Şahinkaya Dil in "19 Mayıslardan 27 Mayıslara" adlı metninden: "Yaşa, Varol, çok yaşa, Türk ordusu, şanlı Harbiye, asil gençlik!/Bugün sağsak, yaşıyorsak, özgürsek, mutluysak milletçe/Sayende "

Özker Yaşın ın "Hürriyet Destanı"ndan: "Gel bakalım satılmış adam,/ölüm çıksa da silâhından/Copunla dövsen/Atınla çiğnesen beni,//Cipinle ezsen/Ben/Yine O nu çağıracağım,/Haykıracağım O kutsal kelimeyi:/ Hürriyet. "

Macit Benice nin "Aydın Kuvvetler"inden: "Burası/Türkiye radyoları yayın postası/Güvendiğiniz silâhlı kuvvetler/dün gece yarısından itibaren/Bütün Türkiye de/İdareyi ele almış bulunmaktadır// Burası/Türkiye radyoları yayın postası/Güvendiğiniz aydın kuvvetler "

Recep Bulut un "Hürriyet Bayrakları"ndan: "Dualarım, niyazlarım yıldız yıldız göklerde;/ Kemâl in ruhunda, Mustafa Kemal ce,/milletimin bir de Cemal i oldu.// Paşam, Paşam, büyük Paşam, /Bütün özgür sabahlar karşıcı sana."

Şimdi, yukarıdaki alıntıların tamamını bir kenara bırakıp, darbeci antolojinin son manzumesine bir göz atın. İşte darbenin niçin yapıldığı, kimin adına yapıldığı, neye, nelere karşı yapıldığının itirafı:

Cemil Karaca nın "Kışlada 16 Haziran"ından okuyoruz: "Biz üç beştik/Onlar binlerce./Önce dilimizi kaldırdılar minarelerden/Sonra bizi kaldırdı kara kuvvet/ ( ) Bir 28 Nisan günü başladı her şey/Bir 27 Mayıs günü güneş bizimle/Bizimle olan sevinçli..,"

Evet, onlar üç beş kişiydi, bütün halka karşı mücadeleye girişildi. Ve halkın değerlerine Fakat, hayır, Yaşar Nabi öyle mi takdim ediyordu derleme"sini Şöyle diyordu: "Gençliğimizin zulüm ve istibdat kuvvetlerine karşı son haklı ayaklanmasındaki iman sarsılmazlığı "

Başta Yaşar Nabi olmak üzere, antolojisindeki isimlerin haksızlığı yıllar içinde ortaya çıktı. Türk halkının dündün bugüne nerede durduğu ortaya çıktı. Bugün rahmetle anılanlar darbeciler değil; darbeye maruz kalanlardır.

Ayrıca, bugün pek çoğu "özgürlükçü", "demokrat", "aydın", "şair" bilinen yukarıdaki isimlerin, bu değerlere ne kadar uzakta bir hayat sürdüklerini bu derleme açığa çıkarıyor. Öyleyse, darbeci konumundaki müteşairleri edebiyat mahkemesi indinde mahkûm edebiliriz.

*

NOT: Yarın akşam (16 Mayıs 2008, Cuma) saat 19.00 da Çemberlitaş Fırat Kültür Merkezi nde İstanbullu şiirseverlerle birlikte olacağız. Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Şubesi Üniversite Komisyonu nca düzenlenen şölene Türk şiirinin seçkin şairleri katılacak. Okurlarımızı da bekliyoruz.

P. K. 205, Ulucami, BURSA - www.cevatakkanat.blogcu.com