15 Temmuz gecesi üzerimize indirilmek istenen karanlığı dehşetle izledik. Necip Türk milleti olarak her görüşten anlayıştan ırktan insanımız korkusuzca meydanlara indi tanklara kafa tuttu. Sokaklar parçalanmış bedenlerden dağılan mide, bağırsak ve beyinlerle kana boyandı. Şimdi utanmadan köşesine sinmiş “ah ulan bir darbe olacaktı da şöyle güzelce temizleyecektik dinci sürüsünü” diyen darbe sevici vatan hainlerinin hakkında yapılacak en güzel şey vatandaşlık haklarını ellerinden alıp ülkeden süresiz uzaklaştırmaktır. İşin ilginç yanı şu ki yıllardır var olan YÖS ile ülke evlatlarının tabi tutulduğu ÖSS ve türevlerinden muaf tutulmuş yabancı uyruklu yurttaşlar Suriyelilere tanınacak haklara karşı çıkıyor. O zaman adaletli olun ve kendinize YÖS ile verilmiş lisans diplomalarınızın iptalini isteyin. Bu vatan size ne yaptı?
Şimdi ikinci atak bellidir. İşgal teşebbüsü gecesi dahi Alevi-Sünni kavgası var diyerek yalan haberle provokasyon düzenleyenlerin amacı iç savaştır. Her kim bu yalan haberi gerçek gibi orada burada yayarsa şüphesiz ki onlar şizofreni eğilimi olan vatan ve İslam düşmanıdırlar. Belli bir kesim 30 Ağustosu işaret ederek iç savaş naraları atıyor. Yahu biz ne zaman bu kadar kafayı sıyırmış bir millet olduk? İslam düşmanlığı nasıl bu kadar kanınıza işledi? Başörtülüleri öldürmek için el ovuşturan acayip canavarlaşmış bir topluluk var. Allah için artık kendinize gelin. Vatanımız yoksa biz yokuz. Şimdi birlik içinde olduğunuz dış güçler ülkeyi ele geçirirse sizi düşünmez. Siz ne kadar İslam düşmanı olsanız da dış güçlerin gözünde Müslümansınız. Onlar ise ateist olsanız da size acımayacak dehşetli bir topluluktur. Sizin Türk vatandaşı olmanız onlar için yeterli.
Bu dönemde TBMM de gösterilen yürekli duruş için tüm yetkililere teşekkür ediyorum. Bizim görevimiz bu gece burada ölmektir bombalasanız da gitmiyoruz, diye haykırarak nöbete durdukları için Allah razı olsun. O gece bombalanan meclise giden Prof. Dr. Mustafa Kamalak beye de bu yürekli davranışı için teşekkür ediyoruz. Gün birlik günüdür. Ülkeyi birlik kurtaracak.
İkinci iç savaş denemesi Suriyelilere karşı çıkartılacak. O dehşetli gecede Twitter üzerinden yayılan ikinci bir yalan haber de bunu gösteriyor. Suriyeli kardeşler ile Türkler arasında çıkmış gibi gösterilen bir kavga haberi yayıldı o gece.
Üçüncü ve daha tehlikeli olan ise Fethullah yanlıları ile halk arasında çıkartılacak bir iç savaştır. Unutmayalım ki bizim vazifemiz yakmak yıkmak bozgunculuk çıkartmak değildir. Biz irfan topluluğuyuz. Meydanlarda zikir halakaları kurup Rabbimize rabıta eden güzel yürekli bir milletiz. Gerçek sosyalistlerin de sokaklarda halkla el ele durduğunun bilincindeyiz. Ayrımcılık bizde hayat bulamaz. Şayet hayat bulmuş olsaydı başta doktor ve akademisyen kadroları olmak üzere her fırsatta halka, milli iradeye, İslam’a hakaret edip aşağılayan güruh kendisine makam edinemez aç çıplak kalır sürülürdü. Sizin bize yıllarca yaptığınızı biz size yapmadık. Ne eğitim hakkınız elinizden alındı ne kıyafetleriniz yüzünden toplumdan men edildiniz ne de horlandınız.
O gecenin bir başka senaryosu da Cumhurbaşkanımızın yurtdışına kaçacağı yönünde yapılan iftiralardı. Bu iftiralara inat Cumhurbaşkanımız İstanbul’a gelince uçağını taciz eden F-16 lar için “ona eşlik ettiler” diyecek kadar küçüldü kimi topluluklar. O gece bize ne yapmak için alçaldı peki bu F-16 lar? Çok sıkıldık diye gece konseri mi vermek istediler sonic boom ile?
Selanın yurdun dört bir yanında aynı anda okunmasının planlı bir hareket olduğunu iddia edenlere şunu söyleyelim: Toplu mesaj diye bir şey var kardeşim, Diyanet bir mesaj ile tüm müezzinlere eş zamanlı olarak ulaşabiliyor, bilginiz olsun. Tabi bunu söyleyenler şayet bir defa Cuma namazına iştirak etseydi, yurdun dört bir yanında aynı vaazın verildiğini öğrenmiş olurdu. Vaazın da Diyanet tarafından iletildiğini.
Ebubekir Kurban’ın sözü ile yazıyı noktalayalım: Vatan sevgisi imandandır.