Darbe mi, devrim mi?

Abone Ol

Cumartesi günü yapılan mitingde ilginç pankartlar vardı. Dünkü yazımda bunlardan birine temas etmiştim.. O pankartta, "Cumhuriyeti biz kurduk, size yıktırmayacağız" deniyordu ve ben de "Siz kimsiniz. Cumhuriyeti yıkacak olanlar kimler " diye sormuştum. Bugün üzerinde duracağım pankartta ise "1923 Ruhuyla Türk Silahsız Kuvvetleri burada" yazıyordu. Niçin 1919 ya da 1920 ruhu değil de 1923 ruhu diye soracak değilim.. Bu kendi bilecekleri bir iş.. Ancak, bundan önceki mitingde "Ordu göreve" pankartları açılmış ve bu açık darbe çığırtkanlığının toplumdan büyük tepki alındığını hatırlatmak durumundayım. Sanıyorum bu mitingde böylesi bir yola başvurmak zorunda kalmışlardı... Bu millet sanki her darbenin bir sivil uzantısı olduğunu bilmiyor gibi söylediklerini yutacak sanıyorlar.

Kaldı ki, söz konusu mitingde 28 Şubat postmodern darbesinin sivil unsurları hep birlikte boy göstermişlerdi. Bu arada dünkü gazetelerde yer alan bir açıklamada yer alan "Darbeci değil, devrimciyiz" sözleri başlığa çıkılmıştı.. Darbecilikle devrimcilik arasındaki farkı izah etselerdi de biz de öğrenmiş olsaydık..

Söz gelimi Türkiyede 27 Mayıs 1960 da ve 12 Eylül 1980deki askeri müdahaleleri bu beyler darbe olarak mı yoksa devrim olarak mı nitelendiriyorlar Çünkü her ikisinde de bir kurucu Meclis oluşturulmuş ve Anayasa hazırlamışlardı. Öte yandan 12 Mart 1971 ile 28 Şubat süreci olarak nitelendirilen müdaheleler sistemin sübap ayarı mıydı yoksa Postmodern darbeler miydi Ve biz "Darbeci değil, devrimciyiz" diyenler bu müdahaleleri nasıl yorumluyorlar ve müdahalelere karşı tutumları neydi Söz gelimi 28 Şubat olağanüstü döneminde Cumartesi günkü mitinge katılanların tavrı neydi Bu postmodern darbeye destek mi verdiler karşı mı çıktılar Destek verdilerse darbeci sıfatından kurtulamazlar.. Rejim tehlikeye düştüğü için siyasete siyaset dışı güçlerin müdahalesine destek verdik diyemez. Derlerse bu yaptıkları iş darbecilikten  devrimciliğe dönüşmez.

Hemen belirteyim ki, bu ülkede dün "Ordu göreve" diye pankart açanlar bugün "Türk Silahsız Kuvvetleri burada" diye pankart açıyorlarsa bu onları darbecilikten devrimciliğe terfi ettirebilir mi

Peki darbe ile devrim nerede başlar nerede biter, nerede birbirinden ayrılır

Mevcut sistem darbeye izin vermiyor da adı devrim olarak değiştirilince veriyor mu

Darbeler kime karşı yapıldığında devrim niteliği kazanıyor Ya da bu ülkede birilerinin canı istediğinde darbe, canları istediğinde devrim yapmak gibi doğuştan gelen hakları mı var

Eğer böyle ise söz konusu Anayasa ve yasalar sadece toplumun bir kısmını bağlıyor da bu devrimci beyleri, bayanları bağlamıyor mu Onların Anayasa ve yasaları toplumun genelinden farklı mı

Siz-biz ayrımı yapıp, toplumun bir kısımını hain ve düşman ilan edilerek bu ülkeyi ileri bir noktaya, yeryüzünde hatırı sayılır hale getirmeye imkan yoktur. Sık sık belirtiyorum, sistem içinde kalmak kaydıyla herkes farklılıklara tahammülü ve birlikte yaşamayı öğrenmek zorundadır. Eğer birileri kalkar bu ülkede yaşamak isteyenlerin tamamı ille de benim gibi düşünmek zorundadır gibi bir dayatma sergiliyor, ardından da "Darbeci değil, devrimciyiz" gibi laflar ediyorlarsa samimiyetten uzak bir tavır sergilemiş olurlar. Bunun da ötesinde devrimcilik söylemi ile darbeciliklerini gizlemeye çalışmış olurlar.