Türk milletinin destansı direnişiyle bertaraf edilen 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti.
Güvenlik kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, darbe girişimi bir gecede alınmış ani bir kararın değil, aylar süren sistematik hazırlıkların ürünüydü.
Güvenlik birimlerinin tespitlerine göre FETÖ, 1 Kasım 2015 genel seçimlerinin ardından hedeflerine siyaset yoluyla ulaşamayacağını değerlendirerek darbe planını devreye soktu.
- TÜM HAZIRLIKLARI DARBE İÇİNDİ
Yıllarca eğitim, yardım faaliyetleri ve dini hizmet görüntüsü altında devletin kritik kurumlarına sızan örgüt, bürokraside oluşturduğu yapılanmayı siyasi iktidarı ele geçirmenin aracı olarak gördü. Ancak seçimlerden beklediği sonucu alamayan örgüt, edinilen bilgilere göre tüm hazırlıklarını silahlı kalkışma üzerine yoğunlaştırdı.
- PENSİLVANYA’DA DÜĞMEYE BASILDI
Güvenlik kaynaklarının tespitlerine göre darbe hazırlıklarının ilk önemli toplantısı 14-15 Kasım 2015 tarihlerinde ABD’nin Pensilvanya eyaletinde gerçekleştirildi.
Adil Öksüz’ün ABD ziyaretinin ardından Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç, Harun Biniş ve Özcan Aytuluner’in yer aldığı çekirdek yapılanma oluşturuldu.
- 23 KRİTİK TOPLANTI YAPILDI
Bundan sonraki süreçte Ankara, İstanbul ve Pensilvanya arasında yoğun bir trafik başladı.
Güvenlik birimlerinin tespit edebildiği kadarıyla darbe öncesinde üst düzey isimlerin katıldığı en az 23 kritik toplantı yapıldı.
- ANKARA’DA SERİ TOPLANTILAR
27-31 Aralık 2015 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen ilk geniş kapsamlı toplantının ardından hazırlıklar hız kazandı.
Ocak-Mart 2016 döneminde 9 Ocak, 16 Ocak, 30 Ocak, 20 Şubat, 29 Şubat ve 14 Mart tarihlerinde peş peşe toplantılar yapıldı.
İddialara göre bu toplantılarda alınan kararlar daha sonra Pensilvanya’ya taşınarak örgüt elebaşına rapor edildi.
Mart ayından itibaren ise darbe planlaması daha somut bir aşamaya geçti.
30 Mart, 5 Mayıs, 27 Mayıs, 4 Haziran ve 15 Haziran tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen toplantılarda kalkışmanın ayrıntılarının ele alındığı belirtildi.
- SON TALİMATLAR PENSİLVANYA’DAN GELDİ
20-25 Haziran 2016 tarihleri arasında Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Nurettin Oruç’un yeniden Pensilvanya’ya giderek son değerlendirmeleri yaptığı, dönüşün ardından hazırlıkların son aşamaya geçtiği ifade edildi.
6-9 Temmuz 2016 tarihleri arasında Ankara’da dört gün boyunca gerçekleştirilen toplantılarda ise darbenin uygulama planının son şeklinin verildiği kaydedildi.
Güvenlik kaynaklarına göre, kalkışmanın saatinden görev dağılımına kadar tüm ayrıntılar bu toplantılarda netleştirildi.
- NİHAİ TALİMAT İÇİN ABD’YE GİDİLDİ
12 Temmuz’da Adil Öksüz ile Kemal Batmaz’ın son kez Pensilvanya’ya giderek örgüt elebaşından nihai talimatları aldığı, aynı günlerde Ankara ve İstanbul’da darbeci askerlerle koordinasyon toplantılarının sürdüğü belirtildi.
14 Temmuz’da darbenin sivil koordinasyonunda yer aldığı öne sürülen isimlerin Ankara’ya geçtiği, böylece kalkışma için son hazırlıkların tamamlandığı ifade edildi.
- MİLLETİN DİRENİŞİNİ HESAP EDEMEDİLER
15 Temmuz gecesi FETÖ mensuplarının yıllarca süren planı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, emniyet birimlerinden stratejik kurumlara kadar birçok noktayı hedef aldı. Ancak darbecilerin hesabını bozacak en önemli unsur, milletin milli iradeye sahip çıkması oldu.
Tankların karşısına çıkan milyonlarca vatandaşın direnişiyle darbe girişimi başarısızlığa uğradı. Ardından yürütülen soruşturmalarla örgütün devlet içerisindeki yapılanmasına yönelik kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi.
- EN BÜYÜK DERS: DEVLETE SIZAN YAPILARA FIRSAT VERİLMEMELİ
15 Temmuz’un üzerinden geçen 10 yıl, yalnızca bir darbe girişiminin yıl dönümü değil; devlet kurumlarında liyakat, şeffaflık ve milli aidiyetin önemini yeniden hatırlatan tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Güvenlik uzmanları, benzer yapıların yeniden oluşmaması için devletin tüm kurumlarında denetimin, milli bilinçle hareket eden kadroların ve hukuk devleti ilkelerinin tavizsiz şekilde korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Böylece 15 Temmuz’dan çıkarılacak en büyük dersin, millet iradesini hedef alan her türlü vesayet ve örgütlenmeye karşı daima uyanık olmak olduğu vurgulanıyor.