Kahramanmaraş‘ta üniversite öğrencilerine konferans veren Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, " Mevcut Anayasa Dayatmacıların millete zorla kabul ettirdiği bir anayasadır. Demokrasiyi benimsemiş olan bu aziz milletimize zorla kabul ettirilen, Meclis‘in kapısına kilit vuran güçlerin yaptığı anayasa yakışmıyor. Bundan dolayı yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır" dedi.Kahramanmaraş ziyareti öncesi havaalanında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, başlayan "başkanlık sistemi" tartışması hakkında konuştu. Başbakan Erdoğan‘ın gündemi değiştirmek ve kamuoyunu meşgul etmek için bu düşünceyi ortaya attığını belirten Kamalak, "Sayın Başbakan bunu niye teklif ediyor; çünkü parlamenter sisteme göre, mevcut anayasaya göre Cumhurbaşkanı olan bir kimse eğer var ise partisiyle ilişiğini kesmek durumundadır" dedi.
Yamalı bohça
Kamalak, 18 defa değişikliğe uğrayan 1982 Anayasası‘nı ‘yamalı bohça‘ya benzeterek, "Milletimizin dikiş tutacak, yama yapacak yeri kalmamış bu yamalı bohçadan kurtulması lazım" dedi. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Necip Fazıl Düşünme Topluluğu öğrencilerinin düzenlediği "Nasıl Bir Anayasa" konulu konferansta konuşan Kamalak, yeni bir anayasaya kendisinin de destek verdiğini belirtti. Terörün, ekonomik sorunların, gelir adaletsizliğinin yeni bir anayasa ile bitmeyeceğini, ancak milletin darbe anayasasından kurtulması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Mustafa Kamalak, şunları söyledi: "Bana göre de yeni bir anayasa gerekli. Niye? Çünkü her şeyden önce bu anayasa, bir darbe ürünü anayasadır. Dayatmacıların millete zorla kabul ettirdiği bir anayasadır. Biz diyoruz ki, ‘demokrasiyi benimsemiş olan bu aziz milletimize; zorla kabul ettirilen, meclisin kapısına kilit vuran güçlerin yaptığı anayasa yakışmıyor‘. Bundan dolayı yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır."
1982 Anayasası‘na "yamalı bohça", yapılan anayasa değişikliklerine ise "estetik ameliyatı" yorumunu getiren Kamalak, tüm bu değişikliğe rağmen anayasanın içindeki dayatmacı ruhun giderilemediğini ifade ederek, "Bu anayasa tam 18 defa bir çok maddesiyle değişikliğe uğramıştır. Mesela son değişiklikte 12 Eylül 2010‘da referanduma sunuldu ve 26 madde değişmiştir. Tam 18 defa değişikliğe uğramıştır. Yani bir bakıma yamalı bohçaya dönüşmüştür. Dikiş tutacak, yama yapacak yeri kalmamıştır. Milletimizin bu yamalı bohçadan kurtulması lazım. Çünkü maddeler arasında da bağlantı kopmuştur, maddeler arasında irtibat kalmamıştır. Şu halde kavramlar arasında tutarlılığı kalmayan, yamalı bir bohçaya dönüşmüş bulunan bu anayasanın değişmesi gerekiyor."