Daha neyi bekliyoruz?

Abone Ol

Daha neyi bekliyoruz Kurtuluşa çağrı için, bizi durduran

ne Yaşanılması gereken hangi hayat Bizimkisi mi Yoksa, yaşanılamayan

hayatlara ön ayak olmak mı Hangisi mübarek Sıradan dertler mi Yoksa sıra

dışı, insanlık üstü dertler mi Kardeşinin derdiyle dertlenmenin kutsallığı

sarsa ruhları Fena olmaz değil mi Ne zaman Ne zaman dediği zaman,bitmiştir

insan. Şimdi Şimdi Şimdi

Vakitlerden çağrı vakti. Vakit yok belki de. O kadar çok

gerçeklerle yüzleşme ihtiyacına muhtaç genç varki. Klasik bir üniversite

öğrencisi tarifi yaparsak; sabah kalkar, çoğu zaman kalkamaz. Dersine gider,

ondan sonra sakın akşama kadar ders çalıştığını düşünmeyin. Vize ve final

haftası dışında ders çalışmaz öğrenci. Bunun tersi de olabilir, istisna birkaç

fakülte birinciliğini hedef edinmiş çalışkan çıkar tabi tek tük. Ya da vize ve

final haftasında bile ders çalışmayan, baba parasına güvenen, negatif

istisnalar da var. Ama bir güruh var, bir gençlik var. Boş zamanlarını, boşa

geçiren bir topluluk. Okuldan arta kalan vakitler kafelerde geçer. Kız

öğrencilerin gözü alış veriştedir. Alınacak bir ayakkabı, bir hafta olay olur.

Günlerce mağaza dolaşılır. Arkadaşlarla birlikte hem de. Tek başına

alış-verişin tadı çıkmaz çünkü. Kafelerde geçirilen vakitler, şeytana uyup

baktırılan fallar, kendisiyle ilgili söylenilen kehanetler Bunlara inanıp,

gelecekten söylenenleri beklemeler. Bu bencillik değil de nedir Kendi hayatına

bu kadar dönmek, bu kadar duyarsız olmak. Diğergamlıktan nasibini almamak.

Kastettiğimiz tabi ki sonuna kadar kopmak değil dünyadan. Ama bu kadar da her

şeyden bihaber yaşamak, ya da bunun adına yaşam demek çelişki zinciri.

Annesi ve babası olmadan bir şey yapamayan bir nesil. Bir

direniş uğruna toplanan imzalara destek vermekten korkan bir nesil. Aldığı kötü

notlar yüzünden yalan söyleyen bir nesil. Gittiği üniversite de, flört hayatı

yoksa eğer, kendini eksik gören bir nesil. Gizli gizli kendini sigaraya veren,

soranlara derdinden başladığını söyleyen bir nesil. Küçük dertlerini kocaman

yapan bir nesil işte. Nemelazım bir nesil! Oysa başkası için yaşamak gibi bir

amaç, hayat katar hayata. Sadece bunun için yaşamak dünyayı sürükler peşimizde.

Biz dünyanın değil, dünya bizim peşimizde koşar. Bu olur, bir deneyin. Garanti

veriyoruz. Bir arkadaşınızın boşa geçirdiği vakit için hüzünlenin, Onun için

ne yapabilirim in çabasına düşün. Görün bakalım kendi derdiniz kalıyor mu

Emin olun bir süre sonra afallarsınız, Doğru ya benim şu faturamı yatırmam

gerekti, unutmuşum. diyebilirsiniz. Sonra hizmetlerinizin arasına sıkıştırıp,

işinizi çok kısa sürede hallettikten sonra normal seyrinde devam eder her şey.

Eskiden halledilmeyecek zannettiğiniz her şey kısa sürede oluverir. Fatura

yalnızca basit bir örnek.

Dine, İslam a, insanlığa hizmet etmek geniş bir

perspektif gerektirir. Büyük düşünür genç. Derdi insandır, insanlıktır nede

olsa. Kendini geliştirmeyi gerektirir. Her konu da bilgi sahibi olur. Mesela

bulunduğu şehrin bütün ilçelerini biliyordur. Çok iyi yol tarifi yapar. Tüm

adreslere vakıftır. Çok büyük kalabalıkları misafir edip, ağırlama yetisine

sahiptir. Arkadaşlarına tebliğ yapmak için büyük tencerelerde yemek yapmak onun

için çocuk oyuncağı haline gelir. İletişimde artık sıkıntı çekmez. İnsani

ilişklerde ki amacı iyiyi, doğruyu, güzeli anlatmaktır. Bu nedenle dedikoduyla

işi olmaz. Nettir. Hayattan beklentisi bellidir. Ayrıntılarla uğraşmaz.

Kendinden emin ilerler. Yine bir olay yolunda gitmiyorsa bunun ilk müsebbibi

kendisidir. Başkasında suç aramaz. Kendi manevi eksikliğinden kaynaklanıyordur.

Hemen o eksiliği giderme çabası içerisine girer. Çalışmalarını aksatmaz bu

süreçte. Okur bol bol. Gündemden haberi olur. Bir duruş sergileyecektir, bunu

donanımlı olursa yapabilir ancak. Manevi olarak besleneceği baş ucu kitapları

vardır. Kur an-ı Kerim okur (meali ile birlikte), inşallah Allah onunla bir

süre sonra konuşur. İslam tarihi okur, Rasullah (SAS) ın bakış açısıyla bakmaya

çalışır. Kişisel gelişim okur, iletişim ve kendini tanıma yolunda yol kateder.

Tasavvuf ehli olmak da kendini tanıma yolunda bir yöntemdir. Günümüz bilinen

tasavvuf değildir tabi bu. Eline vur ekmeğini al gibi bir anlayıştan uzak,

Ben neden varım, bu dünyadaki fonksiyonum nedir sorusuna cevap veren bir

tasavvuf. Yani genç, uyanık olmalıdır. Neyi hangi kaynaktan öğreneceğini çok

iyi bilmelidir. Özellikle üniversite öğrencisinin çarpık fikirlere ve gruplara

karşı o kadar bilgili ve donanımlı olması, hatta anti tez üretmesi gerekir.

Zaman durma zamanı değildir. Özellikle hemcinslerimize

söylüyoruz. Modayı takip etme, dedikodu yapma, parti düzenleme, alış-veriş

yapma, gezme, konsere gitme zamanı hiç değildir. Kadın sendelerse, cemiyet yüz

üstü düşer düsturunu hayatımıza çivi gibi çakmalıyız. Bizden beklenen o kadar

çok şey varki Aileler rahatlılıkla çocuklarını teşkilatlarımıza emanet

edebiliyorlarsa, bunun karşılığını onlara örnek olarak, bir şeyler öğretme

çabasıyla vermek gerekir. Allah verdiği zamanın, fırsatın, nimetin hesabını

sorar. Ve bunların şükrü de ancak Allah yolunda harcanarak ödenir Ve bu kadar

fırsatlar arasında, şükrü eda etmek için daha neyi bekliyoruz (Yazılanların

her cümlesi en başta kendi nefsimizedir) Vesselam .