Dağılmış teşbih taneleri gibiyiz

Abone Ol

Bir adam bütün ümitlerini bin bir zorlukla yetiştirdiği iki oğluna bağlamış. Adam kardeşler arasında sevgi ve dayanışmanın gelişmesi için azami gayret göstermiş. Ne yazık ki, oğullar bir vakit sonra kendi aralarında didişmeye ve yok yere birbirlerini suçlamaya başlamışlar. Baba her seferinde iki kardeşi uzlaştırıyor ve nasihatleri ile aralarını buluyormuş.

Baba günün birinde hastalanmış ve ölüm döşeğine düşmüş. Evlatları babanın başından ayrılmıyor bir isteği arzusu var mı soruyorlarmış.

Baba oğulların içine düştüğü duruma fazlasıyla üzülüyor ve bir çıkar yol arıyormuş. Nihayet oğullarından birini yanına çağırmış ve bütün kardeşleri bir araya toplamasını istemiş. Baba oğullarını karşısında görünce sevinmiş ve her birinin bahçeye çıkıp birer tane odun getirmesini istemiş. Evlatlar babanın isteğini yerine getirmiş ve bahçeye çıkıp birer odun getirmişler. Baba bir de ip isteyip on iki evlattan gelen on iki odunu üst üste koyup birbirine gücü yettiğince bağlamış ve “Şimdi söyleyin bakalım bunu hanginiz kırabilir.” Demiş. Evlatlar sırayla birbirlerine bağlı odunları kırmayı denemiş fakat başaramamışlar. Bunun üzerine baba, odunları çözmüş ve teker teker kırmış. Evlatlardan biri “bu şekilde biz de kırardık” deyince baba oğlunun yüzüne bakmış ve nasihatine devam etmiş: “Bakın evlatlarım sizi her anlamda iyi birer evlat olarak yetiştirdim. Ama aranızda geçen anlaşmazlıklara çok üzülüyorum. Az önce odunları teker teker olsa biz de kırardık dediniz değil mi Evlatlarım bu size babanızın belki de son nasihati olabilir. Gördüğünüz gibi birbirine bağlı odunları en güçlünüz dahi kıramadı. Fakat odunları çözdüğünüzde hemen kırıldılar. İşte siz de bu odunlar gibi birbirinize tutunursanız sizi kimse ezemez, kıramaz, zarar veremez. Fakat birbirinize sahip çıkmaz ve koparsanız ipi çözülen odunlar gibi teker teker kırılırsınız”

Hikaye bana Müslüman toplumların içine düştüğü durumu düşündürdü. Dünyanın dört bir yanında adeta dağılan tesbih taneleri gibi birbirlerinden uzaklaşan Müslümanlar düşmanın hazmedebileceği hazır lokma haline geliyorlar. Kardeşlik duygularımız zayıfladıkça birbirimizden uzaklaşıyor ve yalnızlaşıyoruz. Kardeşlik duygularımızın zayıflaması, hayatımız için vazgeçilmez olan temel ilkelerimizin zayıflamasına da yol açıyor. Bütün bunların sonucunda bizim mahalle ile öteki mahalleyi ayırt etmek müşkül hale geliyor. Ne acı!