Dağılan Avrupa Birliği!

Abone Ol

İngiltere’den sonra bir ülke daha Avrupa Birliği’ne “hayır” dedi! İtalya’da yapılan referandum İtalyanların Avrupa Birliği içinde kalma niyetlisi olmadığını ortaya koydu!

Evet, Avrupa Birliğini oluşturan ülkelerin halkları bir bir AB’den ayrılmayı onaylıyorlar!

Böyle bir tablo karşısında acıklı olan bizimkilerin hala Avrupa Birliği kapısında bekleşiyor olmaları!

Bir yandan Avrupa Birliği’ne “rest çekilir” gibi yapılıyor!

“Bulunmadık Hint kumaşı değilsin” muamelesi çekiliyor!

Bir yandan “defter henüz kapanmadı” denilerek Türkiye’yi AB kapısında bekletip duranlara göz kırpılıyor!

Avrupa Birliği üye ülkelerin halklarına umut verememiş olacak ki nerede, “AB’de kalalım mı, yoksa ayrılalım mı?” diye bir oylama yapılsa karar “ayrılalım” olarak çıkıyor!

Avrupa Birliği’ni oluşturan ülkelerin halkları AB’den bu denli umut kesmişken bizimkilerin hala kapıda “sabırla beklediklerini” ilan etmelerine ne denir?

Dense dense Avrupa Birliği karşısında “duyulan ezikliğin” tezahürü denir herhalde!

Ya Avrupa bize dirsek çevirip dururken bizimkilerin hâlâ, “Çünkü biz bir Avrupa ülkesiyiz” diye cümleler kurmalarına ne denir?

Aynı ezikliğin bir başka şekilde ifade edilmesinden başka bir şey değil elbette!

Avrupa Birliği kapısında bekleşip duranların temel hatası kendi medeniyetlerini “yenik” AB medeniyetini ise “muzaffer” saymalarından kaynaklanıyor!

Peşinen AB’yi bir “medeniyet projesi” olarak kabul edince, 510 milyon insanın refah içinde yaşadığını varsayınca kapıda bekleyip durmak onlara “yük gibi gelmiyor” olmalı!

Üye ülkelerin halkları birlikten ayrılma yolunda oy kullanıp dururken bizimkiler hâlâ AB’nin başarılı olduğunu tekrarlayıp duruyorlar!

Önce İngiltere, ardından İtalya, “Kalalım mı, ayrılalım mı?” oylamalarında, “biran evvel ayrılalım” diyerek AB’nin çok da matah bir şey olmadığı gözler önüne serdiler!

Allah-u âlem öteki üyelerde birer referandum yapılsa onlar da AB’de kalmaya çok istekli olmadıklarını ortaya koyacaklar!

Bu tablo karşısında bizimkilerin politikalarına bir çeki düzen vermeleri ve artık “AB kapısında bekleşmek” için bir sebep kalmadığını görmeleri gerekiyor!

Dağılmaya yüz tutmuş bir birliğin içine girmek “bir sürü külfeti” yüklenmekten başka neye yarar ki?