D-7+1

Abone Ol

D-8 yani gelişen sekiz ülke: Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya, Pakistan ve Türkiye Resmi olarak 1996 yılındaki Kalkınmada İşbirliği Konferansının ardından 1997 de İstanbul Deklarasyonuyla kurulan; savaş değil, barış , çatışma değil, diyalog , Çifte standart değil, adalet , üstünlük değil, eşitlik , sömürü değil, Adil Düzen ,  baskı ve tahakküm değil, insan hakları ve demokrasi mottolarıyla yeni bir dünya kurmak üzere yola çıkan D-8. D-8 yani gelişen sekiz ülke: Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya, Pakistan ve Türkiye Gayri resmi olarak 1897 yılındaki Basel Konferansının ardından 1970 de Milli Nizam Partisi ile kurulan; Necmettin Erbakan ın inisiyatifiyle başlangıçta sekiz Müslüman ülkenin bir araya gelmesiyle tek yönlü gelişen siyasi, ekonomik, kültürel dayatmalara meydan okumak üzere yola çıkan D-8. Resmi amacı üye ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve bu alanda yeni imkânların oluşturulması olan D-8. Gayri resmi olarak, G-7 lerin kurduğu düzene alternatif olarak oluşturduğu güçle masaya oturmayı ve II. Yalta Konferansını toplamayı amaçlayan D-8. 

Resmi olarak devamı bir yana; gayrı resmi olarak 28 Şubat ile akamete uğrayan, Erbakan dan sonra beklenilen etkinliğe ulaştırılmayan fakat bir köşede tutulan D-8  

D-8 her ne kadar resmi olarak sadece bir uluslararası kuruluş olarak anılsa da, Erbakan açısından gayrı resmi olarak D-8 in anlamı çok farklıydı. Zira Erbakan için ırkçı emperyalizmin sömürüsünden İslam dünyasının kurtuluşu ekonomik, ticari, kültürel ve son kertede siyasal ortaklıktan, küresel bir İslam Birliğinden geçiyordu. D-8 bu bütünleşmenin birinci basamağı olarak projelendirilmişti. Bu projenin özelliklerini Necmettin Erbakan şöyle sıralamaktaydı  (Alan, 2001, 16-18):

1. En yüksek seviyede küresel bir kuruluş olarak;

2. G-7 ile çatışmak için değil, yenidünyayı birlikte kurmak için,

3. Bütün gelişmekte olan ülkeleri kucaklamak ve aynı zamanda hızla karar alabilen dinamik bir yapıya sahip olmak üzere,

4. Üye ülkelerin iç işlerine karışmamak ve her birinin bölgesel anlaşmalarındaki taahhüt ve haklarına halel getirmemek temel ilkesiyle,

5. Gelişmekte olan bütün ülkelerin birlikte ve hızlı kalkınmalarını, uluslararası ilişkileri düzenleyen mekanizmalara katılım güçlerinin artırılması ve dünya ekonomisindeki etkinliklerinin güçlendirilmesi ve halkların daha iyi bir yaşam standardına sahip olmasını sağlamak amacıyla,

6. Tüm üye ülkelerin dinamiklerini harekete geçirerek faydalı projeleri hızla gerçekleştirmek üzere kurulmuştur.

Sadece Türkiye de 28 Şubat ın yaşanması değil, Malezya da Başbakan yardımcısı Enver İbrahim in hakkındaki çok sayıda suçlamayla cezaevine konulması, Pakistan da başbakan Nevaz Şerif in askeri bir darbeyle devrilmesi, Endonezya başbakanı Suharto nun iç muhalefet ve uluslararası baskılar neticesinde görevden ayrılmaya mecbur kalması (Aral, 2005, 90), D-8 in sadece bir uluslararası kuruluş olmadığını göstermekteydi.

Logosu bizzat Erbakan tarafından çizilen ve asla taviz vermeyeceğini belirttiği D-8 in, tartışmasız jeostratejik önemi bir yana, Türkiye açısından taşıdığı en önemli anlam tek boyutlu dış politika anlayışına alternatif oluşturmuş olmasıdır. Dış politika yönelimini batı merkezli olarak biçimlendiren Türkiye için D-8, müslüman ülkelerle de bir seçenek oluşturabileceği ve batı dünyasına bağımlı olmadığını anlatan önemli bir göstergedir.

İşte tüm bu nedenlerle Erbakan, D-8 i simgesel bir kuruluş olarak değil, bir gelecek vizyonunun projesi olarak tasavvur etmişti. Tüm baskılara rağmen D-8 in kuruluşu için hükümetten çekilmemiş, 15 Haziran da D-8 kurulmuş, 30 Haziran da Refah-Yol hükümeti sona ermişti. Çünkü bilmekteydi ki, o zaman olmasaydı, hiçbir zaman olmayacaktı, olmadı da! Erbakansız D-8 hep bir eksik kaldı

ALAN Bülent, ( .), D-8 yeni Bir Dünya, İstanbul: Yörünge Yayınları.

ARAL Berdal, (2005), An Inquiry into the D-8 Experiment: An Ancipient Model of an Islamic Common Market , Alternatives, V.4, N.1&2 (Spring&Summer), pp.89-106.