Mısır’da Mürsi’nin deneyimi sonuç itibarıyla, rahmetli Necmettin Erbakan Hoca ve arkadaşlarının yaşamış olduğu 28 Şubat sürecine mi yoksa AKP deneyimine mi benzeyeceği tartışılıyordu. Netice itibarıyla, Mürsi 28 Şubat sürecine benzer bir post modern darbe süreciyle yüzleşti ve devrildi. Şimdi ise ikinci aşamada sorulan soru şu: Darbe süreci ve sonrası Türkiye’de kansız 28 Şubat sürecine mi benzeyecek yoksa kanlı Cezayir modelini mi andıracak Mısır’da yaşanılan darbe süreciyle ilgili gözler Cezayir’in üzerinde. Cezayirliler de Mısır’da gerçekleşen darbe sürecini yorumlama konusunda ketum değiller. İstekli ve arzulular. Deneyimlerini paylaşıyorlar. Geçenlerde FIS’in liderlerinden Enver Haddam konuyla ilgili El Cezire.net portalında bir yorum yazısı yazdı. Mısır-Cezayir karşılaştırması yaptı. Abbas Medeni’nin yardımcısı Ali Belhac ise cepheden Mısır darbesine çıkıştı ve Sisi’ye yönelik olarak zehir zemberek bir yorum yaptı ve Mürsi’ye sahip çıktı. Böylece Cezayir’de ayrışan Müslüman Kardeşler ve FIS, Mısır darbesi karşısında birleşmiş oldu. Cezayir’de yayınlanan gazetelerden eş Şuruk yazarlarından bir kaçı geçmişte yaşanan Cezayir darbesiyle Sisi darbesi arasında karşılaştırmalar yaptı. Bu karşılaştırmalardan bazıları üçlü bir kısmı da ikili. Abdulali Rezaki adlı yazar Çevik Bir’in 28 Şubat darbesiyle Halit Nezzar’ın 1991-1992 darbesi ve Sisi darbesi arasında bir üçlü karşılaştırma yapıyor. Darbeli demokrasilere Türk demokrasisi adını veren Abdulali Rezaki bu üçlü karşılaştırmasında çok mühim bir noktaya temas ediyor ve her üç ülkede de darbelerin İslami kesimlere karşı yapıldığını hatırlatıyor.
*
Yazar Rezaki, Hilafetin kaldırılmasından sonra Mustafa Kemal ve inkilaplarıyla birlikte İslam’ın ulusallaştırıldığını ifade ediyor ve Türkçe ibadet bağlamında 18 yıl boyunca ezanın Türkçe olarak okutulduğunu hatırlatıyor. Mustafa Kemal ile birlikte Mustafa’lar halkasına ve zincirine dikkat çeken Rezaki ikinci Mustafa olan Mustafa İsmet İnönü’nün de Türkiye’yi İslam’dan uzaklaştırma projesine devam ettiğini ve bu projeyi keskinliğinden arındırmak isteyen Adnan Menderes’in 1950’de seçimleri kazandığını ve ezanı aslına çevirdikten ve imam hatipleri yaygınlaştırdıktan sonra 1960 yılında darbeyle işbaşından uzaklaştırıldığını ve 1961 yılında da idam edildiğini hatırlatıyor. Ardından 28 Şubat sürecine temas ediyor ve Cezayir-Türkiye deneyimlerini karşılaştırıyor. Franko-Laiklerin yedeğinde Cezayir’deki süreç Türkiye’ye göre daha keskin ilerliyor ve 26 Aralık 1991 yılında FIS’in daha ilk turda çoğunluğu kazanmasıyla birlikte düğmeye basılıyor ve Cezayir 10 yıllık bir buhran ve türbülans dönemine giriyor. Halit Nezzar’ın yürütmüş olduğu bu darbe süreciyle birlikte seçilmiş FIS mensupları takibata uğruyor ve gözaltına alınıyorlar. Bunun üzerine Afganistan’dan dönen bazı kesimlerin dağa çıkmalarıyla kanlı bir süreç başlıyor. Rezaki, Sisi’nin darbesinin İslamcılara karşı olsa da Temerrüt hareketini kendilerine sütre yaparak veya vitrine yerleştirerek aslında Menderes’e karşı yapılan 27 Mayıs darbesini model aldıklarını ileri sürmektedir.
*
Mısır’ın kanlı bir sürece çekilerek Cezayir’e bezeyebileceğine dair endişeler de her geçen gün artıyor. Lakin Cezayir’de Abbas Medeni daha göreve gelmeden darbe yaşanmıştı. Mısır’da ise Mürsi bir yıllık iktidarından sonra devrildi. Mısır’da Cezayir ve Türkiye’de olmayan bir biçimde halk, oylarının ve yasal liderlerinin peşine düştü. Bununla birlikte Mısır’da yayınlanan eş Şuruk gazetesinde yazan Fehmi Huveydi daha önce Cezayir modelinin Mısır’a uymadığını söylerken bu görüşünü tadil etmiştir. Cezayir’de yayınlanan diğer eş Şuruk gazetesinde yazan Hüseyin Lekur ise aynı şekilde bu endişelere katılıyor. Bununla birlikte, Hüseyin Lekur Mısır’lı İslamcıların silahlı bir karşılaşmadan ve dolayısıyla Cezayir modelinden kaçındıklarını ve geride önlerinde iki modelin kaldığını yazıyor. Şah’ın devrilmesine yol açan 11 Şubat devrimi veya 28 Şubat sürecinden sonra AKP’yi iktidara getiren Türkiye süreci. İlginçtir, Mısır’da devrim, milat ve başlangıç tarihi itibarıyla yani 25 Ocak devrimi olarak anılıyordu. Halbuki, Mübarek’in devrilmesi 11 Şubat günü gerçekleşmişti. Şah’ın gitmesine takaddüm eden günlerde İran ordusu devrim karşısında çatlamıştı. Mısır’daki halk hareketi Sisi darbesini sona erdirecek olursa gerçekten de halkın gayretiyle İran modeli bir kez daha gerçekleşmiş olacaktır. Bu durumda artık Mısır Devrimi 11 Şubat devrimi olarak anılacaktır. Adli Mansur darbe hükümetine devrim hükümeti dese de galiba o bunu Nasırcı anlamda kullanıyor. Asıl devrim başlarına meşruiyet darbesini yediklerinde gerçekleşecektir.