Cumhurbaşkanlığı ve Saadetin Tavrı

Abone Ol

Dış dünyada yaşanan olumsuzluklar hariç; ülkenin tek

gündemi Cumhurbaşkanlığı seçimleri.

Özgül ağırlığı itibariyle özgün konuma sahip Saadet

Partimizin tavrı, her kesimde merak konusu.

Köklü gelenek, şuurlu siyasi geçmiş ve idealist dünya

görüşü olan bir siyasi parti olarak partimiz, kınayanın kınamasına aldırış

etmeden, gaza gelmeden, kin, nefret ve duygusallıkla değil; inanç esaslarına

dayalı dava bilincine uygun olarak kararını verecektir.

İnanıyoruz ki, her ne olursa olsun bu karar, bereket ve

hayra vesile olacaktır.

***

Ortaya çıkan adaylar belli. Çatı diye lanse edilen

aday, korkulacak bir dindar olmadığına dair kendini ispat etmekle meşgul.

Muhafazakâr tabana hitap etmesi için ortaya çıkarıldı

ama kendi can derdinde.

Zaten devletin soğuk yüzünü temsil edeceğini şimdiden

deklare ediyor.

HDP (BDP) adayı ise, merkez sola açılım açısından

yakaladığı fırsatı çok iyi değerlendiriyor. Seçimde HDP nin oy oranının üstünde

oy alacağı görülüyor.

Diğer adaya gelince; geniş kitlelerle yaptıkları büyük

istişareler neticesinde üç yüz küsur milletvekilinin imzasıyla aday

gösterildiği söylense de, işin arka planı farklı.

Milletvekilleri imza attı atmasına da, neye yani kimin

adaylığına imza attıklarını kendileri de bilmiyorlardı. Büyük ihtimal diye

tahmin ediyorlardı. Ama son dakika sürprizi de bekliyorlardı. Aday ı salonda

öğrendiler. Yani özetle bir kişi aday olmaya karar verdi, herkes de alkışladı.

***

Gelelim Saadet Partimize. Bu hafta sonu yapacağı geniş

katılımlı İl Başkanları, İl Müfettişleri, Genel İdare Kurulu (GİK) ve Yüksek

İstişare Kurulu (YİK) toplantısıyla son müzakere edilip tavır belirlenecek.

Çünkü geleneklerine bağlı olan bu camia, yetki makamında

olanların verdiği kararlara her zaman uygun davranmış, sonuçta da pişman

olmamıştır.

Mesele enine boyuna getirisi ve götürüsüyle tartışılacak

ve en hayırlı karar verilecektir.

AKP nin bitiş düdüğü çaldı, uzatmaları oynuyor. Bunda

sonraki süreç için yalnızlaşma değil; yuvaya dönüşlere zemin hazırlayacak bir

formül geliştirilecektir.

Mevcut adaylar içinde ehven-i şeri kerhen destek

seçeneği olduğu gibi, dik duruşla boykot da bir tercihtir.

***

Oy verilecek adaya hangi sebepten dolayı oy verileceği

önemli. Rengi bize benzeyen adayla, AB kapısında beklemeye devam edeceksek ne

değişecek

Boykot dışı bir seçenek gündeme gelecek olursa; bir

deklarasyon yayınlanarak buna bağlı kalacağı taahhüdünde bulunması

gerekir. 

Adaylık konuşmasına Fatiha sûresiyle başlanması güzel

güzel olmasına da, keşke geçen 12 yılı yaşamadan/bilmeden dinlemiş olsaydık.

Saadet camiasından oyuna talip olmak için, Irak ın

bombalanmasına verdiği onaya pişman olduğunu itiraf etmeli, Suriye de yaptığı

kışkırtıcılığa özür dilemeli. (Özür dökülen kanları ve yaşanan perişanlıkları

gidermez ama tövbe etmek önemli)

İsrail i koruyan füze kalkanları derhal ülkeden

kovulmalı.

Zina yasası, domuz eti izni, gibi klasik bilinen kebair

suçların yanı sıra faizin dünya gerçeği değil; Allah ın yasağı olduğunu itiraf

etmeli.

AB projesi olarak aileye yok etmeye matuf, erken yaş

evliliklere verilen çocuklara cinsel istismar hapis cezası ve süt

bankacılığı, teröre finansman yasası gibi küresel ırkçı emperyalist yasaları

seçimden önce değiştirmeli.  Ve tabi esip

gürlemekten başka yapacağı işler olduğuna ikna etmeli.

Sn. Başbakan Saadet Partisi ni seviyor, ilke ve

prensiplerine bağlı olacağını iddia ediyorsa, bunu ispatlamalıdır.

Millet iradesinin önündeki en büyük engel olan seçim

barajı ve Milli Görüş ün siyaset sahnesinde maruz kaldığı tarihin en büyük

medya ambargosunun kaldırılması bu noktada iyi niyet gösterisi olacaktır.

Bütün bunlar olmayacaksa oy vermenin anlamı ne

***

Son olarak unutmadan söyleyeyim. Geçen Pazar Hürriyet

Gazetesinde ABD menşeli bir köşe yazısında, özetle Ekmeleddinciler boşa

umutlanmayın. Amerika henüz Erdoğan dan vazgeçmedi. Mevcutlar içinde işbirliği

yapmaya en elverişli bu! diye düşünüyor yazılıydı. Onun için endişeye değer

bir durum yok.