CUMHURBAŞKANLIĞI FORMÜLLERİ

Abone Ol

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin kararı Resmi Gazete’de dün yayımlandı.

Karara göre, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görev süresi 28 Ağustos 2014 tarihinde dolacak. İlk oylama 10 Ağustos 2014, seçimin ikinci oylamaya kalması durumunda ise ikinci oylama 24 Ağustos 2014 tarihinde yapılacak.

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın bulundukları ülkede oy kullanma tarihleri ise ilk oylama 31 Temmuz–3 Ağustos 2014, seçimin ikinci oylamaya kalması durumunda ise ikinci oylama 17–20 Ağustos 2014 tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Buraya kadar tamam.

İyi de kimler aday gösterilecek Her kafadan bir ses çıkıyor.

***

Şöyle yapalım isterseniz; Köşk seçimlerinin kodlarını çözme anlamında gelin madde madde seçenekleri masaya yatıralım…

 Abdullah Gül’ün yasal olarak yeniden aday olma hakkı bulunuyor. Şayet Abdullah Gül Köşk için aday gösterilirse büyük ihtimalle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 2007’de olduğu gibi bir adım geri atarak partisinin başında kalmayı sürdürecek.

 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bu kadar kâfi. Artık ben de Köşk’e çıkmak istiyorum.” derse, bu kez büyük ihtimalle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bir adım geri çekilecek ve Köşk için aday olmayacak.

 AKP, “genel seçim havasında geçen” son seçimde yüzde 45 oy aldı. Basit bir mantıkla yüzde 55 muhalefet oyu var diyebiliriz. Hadi diyelim, BDP’de Tayyip Erdoğan’a Köşk için destek olma vaadinde bulundu. O zaman fifti fifti bir denge oluşuyor, yüzde 50, yüzde 50 gibi. Bu şartlarda Tayyip Erdoğan’ın ya da Abdullah Gül’ün karşısına, muhalefet muhafazakâr eğilimli, sevilen bir aday çıkarması durumunda ne olur Böyle bir konjonktürde ilk turda adaylar birbirine üstünlük sağlayamaz iseler ikinci turda işler karışabilir. Bu durumda ne olacağını şimdiden kestirmek kolay değil.

 Kıyamet senaryosu ise şu: Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Köşk seçimi yarışına birlikte girmeleri. Zira o zaman AKP seçmeni ne yapacak Kime oy verecek Böyle bir durumda varsayalım ki; Abdullah Gül yüzde 28, Recep Tayyip Erdoğan yüzde 32, (birleşik) muhalefet adayı da yüzde 40 oy alarak ikinci tura kaldılar. İkinci turda ne olur, sizce Hemen ifade edeyim ki, böyle bir ihtimalin gerçekleşme şansını şahsen son derece zayıf buluyorum.

 Şunu da zikretmeden geçemeyeceğim; Köşk seçimleri sürecinde TBMM dışında olan partiler “kilit parti” konumuna yükselecek. Mesela, Saadet Partisi “kilit” partilerden biri olacak. BBP de öyle…

SİZ DE BU CÜMLELERDEN BENİM ANLADIĞIMI MI ANLIYORSUNUZ

Yalçın Akdoğan…

AKP milletvekili ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun süreden bu yana en yakınında olan Başdanışmanı.

Akdoğan, Star gazetesinde dün son derece ilginç bir yazı kaleme aldı.

Şunları söylüyor;

 2007 yılındaki aday belirleme sürecinin nasıl işlediği biliniyor. Başbakan Erdoğan çok geniş yelpazede istişareler yürüttü ve bunun sonucunda olgunlaşan fikir çerçevesinde hareket etti.

 O gün de kritik soru, ‘kim olsun’dan ziyade ‘Erdoğan olsun mu olmasın mı’ idi. Bugün de kritik soru Erdoğan’ın tercihinin ve takdirinin yanında ülkenin ve AK Parti’nin geleceği açısından doğru pozisyonun ne olduğudur.

 Yoksa ‘halk kabul eder mi’ anlamında bir soru işareti bulunmuyor. Erdoğan her iki göreve de layık görülüyor, ancak hangisini sürdürmesinin daha yararlı olacağı tartışılıyor.

 Erdoğan, bugüne kadar olduğu gibi kendi kişisel kariyerini değil partisinin ve ülkesinin geleceğini nazara alarak bir değerlendirme yapacak ve kararını verecektir. Erdoğan millete mal olmuş ve dünyevi makam-mevki ihtiraslarını aşmış bir şahsiyettir.

 Türkiye Cumhuriyeti’nin halkın seçtiği ilk cumhurbaşkanı olmak büyük bir şereftir, çok önemli bir siyasi gelişmedir. AK Parti ailesi kendi içinde objektif, rasyonel ve serinkanlı bir şekilde değerlendirme yaparak bir fikir oluşturacaktır.

 Bu değerlendirme kimin aday olacağından ziyade Türkiye’nin yakın ve orta vadeli geleceğinin nasıl şekilleneceğiyle ilgili olacaktır.

Siz bu cümlelerden ne anlıyorsunuz

Benin anladığım (mealen) şu;

 Tamam, Çankaya’ya çıkmak, Cumhurbaşkanı olmak, 861 rakımlı tepede oturmak çok iyi bir şey, şerefli de bir makam. Adaylığını koyarsan kazanırsın da. Ama gel etme, tutma partinin başında kalmaya devam et. Zira sen bu partinin başından ayrılırsan bizi anında “ham” ederler…

Siz de aynı şeyleri mi anladınız

BAK ŞU TEVAFUKA!

Cumhurbaşkanlığı seçimleri 2014 Ağustos ayında yapılacak. Yeni Cumhurbaşkanı bu ayda belli olacak.

Yeni Cumhurbaşkanı bu görevde 5 yıl kalacak.

Yani, bir değişiklik olmazsa 2019 yılında yeni Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak.

***

Öte yandan milletvekili seçimleri gelecek yıl gerçekleştirilecek. 2015 yılında bu parlamento yenilenecek.

Peki, bundan sonra genel seçimler ne zaman 4 yıl sonra, yani 2019 yılında…

Hülasa, 2019 yılında hem genel seçimler hem de Köşk seçimleri birbirine çok yakın zamanlarda olacak. Ya da 2 sandık birleştirilecek.

***

“Hele bu yılı bir atlatalım da 2019’u daha sonra düşünürüz…” dediğinizi duyar gibiyim…

Her yıl “kritik” gerçi ama 2019 daha bir “kritik” yıl olmaya aday, sanki…

Ne dersiniz  

NOT: Bugün 16 Nisan 2014 Çarşamba... 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!