İKTİDAR, memur işçi ve öğrencilerin cuma namazını rahatça
kılabilmeleri, bu konuda sıkıntı çekmemeleri için lüzumlu ve haklı bir
düzenleme yapmış. Birileri bundan çok rahatsız olmuş, laiklik ve Kemalizm elden
gidiyor diye bağırmışlar; Müslümanlar ise çok memnun olmuşlar.
Bu konudaki görüşlerimi arz ediyorum:
1. Laiklerin
veya daha doğrusu laikçilerin, laiklik hastalarının şikayetleri ve yaygaraları
tamamen yersizdir. Yapılan düzenleme insan haklarına, din hürriyetine,
demokrasiye hattâ laikliğe yüzde yüz uygundur.
2. Müslümanların
bundan dolayı çok memnun olmaları da yersizdir. Azıcık memnun olabilirler ama
çok memnun olamazlar.
3. Türkiye
Müslüman bir ülke olduğuna göre, asıl yapılması gereken düzenleme cuma gününün
resmî hafta tatili olmasıdır.
4. Bizde
cumartesi günü tatil. Bu gün Yahudilerin kutsal günüdür.
5. Hıristiyanların
kutsal günü pazar günü de tatil.
6. Müslümanların
kutsal günü cuma niçin tatil olmayacakmış
7. Müslüman
bir ülkede, sistem laik olsa bile, cumanın tatil olmaması büyük bir
anormalliktir ve hak ihlalidir.
8. Müslüman
çoğunluğu kınıyorum. Onların milyonlarca imza toplamak suretiyle, cumanın da
tatil günü olmasını istemeleri gerekirdi.
9. Onlar
bunu yapmamakla Müslümanlık vazifelerini ihmal ve tatil etmişlerdir.
10. Bu da
gösteriyor ki, Sünnî çoğunluk büyük bir gaflet ve atalet içindedir.
11. Bütün
İslam dünyasında cuma günü tatil de bizde niçin olmayacakmış
12. Müslümanlar,
cuma tatili konusunda gaflet içinde oldukları gibi, İslam medreselerinin ve
tasavvuf tekkelerinin açılması, Hilafet konusunda daha büyük, koyu ve ölümcül
bir gaflet ve şuursuzluk içindedir.
13. Müslümanların
rejim terörü ile ellerinden alınan temel hakları ve hürriyetleri, öyle yan
gelip yatarak, armut piş ağzıma düş zihniyetiyle geri gelmez. Bunların ısrarla
talep edilmesi gerekir.
14. Diyanet in,
eski İslam Medreselerinin canlandırılması konusundaki pasif ve alakasız tutumunu
anlamak zordur.
15. 1920 li
yıllarda Medreseler kapatılınca, zülcenaheyn bir İslam hocası, Medreseler
yerine camileri kapatsalardı bu kadar kötü olmazdı, medreseler onları tekrar
açtırırdı buyurmuş. Çok doğru ve isabetli söylemiş.
16. Bugünkü büyük
medya ile Türkiye Müslümanlarının kurtulması ve selamete çıkması mümkün olmaz.
Büyük medya ülkemizdeki en büyük, birinci güçtür. Bu güç İslama bağlı ve
saygılı olmadıkça, Müslümanlara destek vermedikçe salâh olmaz.
17. İslam
dininin kesin hükümlerine göre, Müslümanlar, cuma ezanı okununca ticarete, işe,
öteki bütün dünya faaliyetlerine son verip camilere gitmekle ve Cenab-ı Hakkı
zikr etmekle mükelleftir. Bu konuda durum nedir
(Bu yazıyı kaleme aldıktan sonra İngiltere de çok önemli
bir gelişme oldu. Ramazana denk geldiği için, milyonlarca öğrencinin katılacağı
imtihanların tarihi değiştirilmiş.)
Demokrasi mi, insan hakları mı, din ve inanç hürriyeti
mi, işte onlar İngiltere dir.
Orada Müslümanlar çoğunlukta değildir ama din konusundaki
hakları korunuyor.
Bizdeki agresif Dönmeler ve aşırı din düşmanları
İngiltere deki din hürriyetini görmüyorlar, bilmiyorlar mı
Birleşik Krallığın en büyük bölümü olan Büyük
Britanya daki bütün liselerin şapelleri, kendilerine mahsus kiliseleri bulunur
ve 1944 ten bu yana her ders gününün sabahında, dersler başlamadan önce
oralarda âyin yapılır. Anglikanlar Anglikan âyini.
Katolikler Katolik âyini yapar. İnternetten şu meşhur
Eton kolejinin kilisesinin resmine bakınız, okul binalarından daha büyüktür. Bu
okul, ülkesine tarih boyunca 19 başbakan yetiştirmiştir.
BBC Türkçe den rica ediyorum: İngiltere lise ve
kolejlerinde, bilhassa Eton da her sabah ayin ve ibadet yapılması mecburiyeti
hakkında yayın yaparsanız memnun olacağım. Birkaç ateist buna itiraz ediyor ama
realite taş gibi karşımızdadır.
İngiltere kesinlikle laik değildir. Orada laikliğin
esamisi okunmaz.
Orada herhangi bir resmî ideoloji mesela Cromwelizm
yoktur.
Teröre ve şiddete karışmamak şartıyla büyük ve geniş din
hürriyeti vardır.
İngiltere krallıktır. 1952 den bu yana 60 küsur yıldan
beri devletin başında aynı hükümdar, Kraliçe İkinci Elizabet bulunmaktadır.
Laiklik, demokrasinin ve Cumhuriyetin olmazsa olmaz şartı
değildir. Bu iddia palavradır, hezeyandır, yalandır.
Cumhuriyet tarihinde, egemen zalim azınlıklar laikliği,
Müslüman çoğunluğu terbiye etmek için kırbaç olarak kullanmışlar, çok zulm
etmişler, çok kan dökmüşlerdir.
Bernard Shaw ın, Hindistan daki The light gazetesine
beyanat verip, İngilterede demokrasi kemaline erdi, bundan sonrası İslam dır
mealinde bir söz ettiği iddia ediliyor. Shaw, bu sözünü tevil etmiş bile olsa,
ona isnad edilen fikir ve görüşler çok doğrudur.
Diyor ki:
If any religion had the chance of ruling over England,
nay Europe within the next hundred years, it could be Islam.
--
I have always held the religion of Muhammad in high
estimation because of its wonderful vitality. It is the only religion which
appears to me to possess that assimilating capacity to the changing phase of
existence which can make itself appeal to every age. I have studied him - the
wonderful man and in my opinion for from being an anti-Christ, he must be
called the Saviour of Humanity. I believe that if a man like him were to assume
the dictatorship of the modern world, he would succeed in solving its problems
in a way that would bring it the much needed peace and happiness: I have
prophesied about the faith of Muhammad that it would be acceptable to the
Europe of tomorrow as it is beginning to be acceptable to the Europe of today.
--
The future religion of the educated, cultured and
enlightened people will be Islam.
(İnternet ten, Shaw ın yukarıdaki beyanlarının Türkçe
tercümelerini bulup okuyabilirsiniz.)
Ne zaman olur bilmem ama pek uzak olmayan bir gelecekte
İngiltere nin bir İslam ülkesi ve krallığı olacağını ümit ediyorum.
Miladın 750 ile 800 yılları arasında İngiltere de krallık
yapmış Rex Offa nın altın parasının bir yüzünde Arapça kûfî hatla Lâ ilâhe
İllallah yazılmaktadır. Arzu edenler, internetten resmine bakabilir. Para
British Museum dadır.
27.01.2016