Rusya krizi gösterdi ki, Türkiye nin diplomasi alanında
dış ilişkilerini yönlendiren üst akıl, içeriye verilecek mesajlarla, dışarıya
verilecek mesajları birbirine karıştırıyor. Rus savaş uçağının düşürüldüğü ilk
saatlerde devletin zirve noktası bir toplantıdaydı ve Rus uçağının
düşürüldüğü haberini birinci ağızdan verirken, herkese alkış çektiriyordu. Bu
tavır zaten ta baştan Rusya ile el sıkışılacak bir diplomasi arenasını yok
etmişti. Haklı olabiliriz, Rus savaş uçağı hava sahamızı elek haline getirmek
niyetiyle sınır sahamızı ihlal etmiş de olabilir. Biz de bu durumda
güvenliğimizi sağlamak adına uçağı düşürmüş olabiliriz. İşte bundan sonrası,
diplomasinin inceliğiyle halledilebilecek çok boyutlu bir kurguya dönüşüyor.
Diplomasi dediğiniz şey, satranç oyununu dünya şampiyonu Kasparov dan bile daha
hızlı, aktif ve akılcı bir yöntemle oynamayı gerektirir. Efelenmek, hey
heylenmek, Bir daha olsa yine yapardık , Gördünüz mü ne biçim düşürdük gibi
milletin gururunu okşayan, hamaset edebiyatı cümleler kurarak, uçağı düşürülen
Rusya ile aynı masaya oturulmaz. Ruslar da, anında işadamlarınızı,
vatandaşlarınızı indikleri uçakla geri gönderirler Ekonomik ambargoları ardı
ardına sıralayıverirler Burada yapılması gereken, ince diplomatik bir
yaklaşımla, Rus uçağı olduğunu bilseydik türünden bir açıklamayla Rusya ya
zeytin dalı uzatılabilmeliydi. Gerçi ha Rus, ha Çin başka bir ülkenin uçağı
sınırımızı elek yapana gerekli karşılık verilir, ama maksadımız diplomasinin
incelikleriyle krizin çözülebileceğini hatırlatmaktır. Haydi bakalım, görelim
diplomatik zekanızı Çözebilecek misiniz bakalım bu krizi! Nereden
başlayacağınızı, nasıl ikna edeceğinizi, Rusya da milyarlarca dolar yatırımları
bulunan işadamlarımızın tekrar güvenle ticaretini nasıl gerçekleştireceklerini
birer birer halledin.
Birkaç gün önce G20 Zirvesi nde Putin ile artistik pozlar
veriyordunuz. O zaman kendisine, Suriye yangınını söndürmek için daha aktif
olalım. Çekin elinizi buradan diyemediğinizi bir sorgulayın bakalım. Terör,
terör, terör İyi de, bu terörü üreten iklim ne Ortadoğu yu savaş bataklığına
çeviren, İslam dininin barış ve selamet yönünü ortadan kaldırıp, zihinlerde
İslamafobi yi hortlatan örgütleri besleyen, palazlandıran, semirten kim
İslam a karşı İslam şeklinde kurgulanan Ortadoğu nun savaş pazarında hangi
silah tüccarları ceplerini dolduruyor Küresel emperyalizm hangi petrol
kuyularından kaç varil elde edip, hangi markanın istasyonuna gönderiyor
Biz küresel güç olduk, Ortadoğu da adımız anıldığında
herkes ayağa kalkıyor diye tafra satanlar ise AB nin kapısından içeri
girebilmek için Brüksel de aman dileniyorlar. Bir zamanlar ecdadımızın
dayandığı Viyana kapılarında Arşidükler bizlere yalvarırken, şimdi biz en üst
perdeden, Ne olur bizi içinize alın diyerek yalvarır hale düşürülmüş
durumdayız.
Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın
iktidara gelir gelmez ilk icraatı olan D8 lerin vizyonunu ve idealini
kavramaktan aciz olanlar, Türkiye yi Avrupa Birliği ile entegre edebilmek için
canla başla çalışıyorlar. Sonra da muhafazakârlıktan, dindarlıktan bahsediyorlar.
Oh ne güzel memleket! AB ye gireceğiz, ceplerimizde eurolar dolaşacak, Hans ın,
Franke in tabi olduğu kanunlarla yönetileceğiz, içişlerimize onlar karışacak,
İslami standart diye bir kavram hayatımızdan çıkacak. Zinayı AB uyum yasaları
çerçevesinde serbest bırakmışlardı, bir sonraki aşama acaba neler olacak
Lezbiyenlerin, eşcinsellerin evlenebilmelerine imkân tanıyan kanunları da peşi
sıra çıkarır, AB nin tüm kriterlerini yerine getirirsiniz!
İslam birliğini diriltip, lider olacaklarına, Avrupa
Birliği nde figüran olmak için gösterilen bu çaba neyin nesidir anlayan beri
gelsin!
Allah sonumuzu hayreylesin!