Çözüm sürecinde "üst aklın" pozisyonu!..

Abone Ol

Çözüm sürecinin ülkemizde terörün son bulması ile

sonuçlanacağı iktidar tarafından sıkça vurgulanırken gelişmeler pek de bunu

göstermiyor. Aslında Türk kamuoyu terörün son bulması için atılacak her adıma

destek veriyor. Hatta şehit aileleri bile başka gençler hayatını kaybetmesin

düşüncesiyle çözüm süreci ile ilgili yapılan açıklamalar, atılan adımlara

destek veriyor. Akıl böyle olmasını istiyor. Ancak, işin başından beri ısrarla

terörün sadece Türkiye nin, daha doğrusu bölgenin bir takım çözülemeyen

sorunlarından kaynaklanıp buradan beslenmediğini vurguluyorum ve arkasından da

eğer çözüm sürecinden beklenen sonucun alınabilmesi isteniyorsa iktidar

sahiplerinin de sıkça vurguladığı üst akıl , karanlık odaklar ya da kirli

eller in öncelikli olarak kırılması gerekiyor. Çünkü terör örgütünün ortaya

çıkışı ve bu ülkenin başına uzun yıllardan beri bela edilmesi adı konulmamış

ama her olayda ifade edilen bu üst akıl sahiplerinin olduğunu artık bilmeyen

yok.

Hatta terör örgütünün varlığını rahat bir şekilde

sürdürebilmesi için Irak ABD tarafından işgal edilmiş, işgalden önce uzunca bir

Kuzey de uçuşa yasak bölge ilan edilerek teröristlere rahat hareket

edebilecekleri geniş bir alan kazandırılmıştır. Terör örgütünün karargâhı

yıllarda beri Irak ta varlığını koruyor ve bu hususta hiçbir adım

atılmıyor/atılamıyor. Bırakın Irak a baskı yapıp örgütün karargâhının

kapatılmasını sağlamayı, bir de ABD işgalin ardından Kuzey Irak ta sözde Irak

Merkezi Yönetimi ne bağlı ama gerçekte bağımsız bir devlet oluşturdu ve terör

örgütünün himayesini de burada oluşturulan yönetime verdi. Bir bakıma, Biz

size devlet kurdurduk, siz de terör örgütünün karargâhının korunmasını

üstleneceksiniz denildi. Yani karşılıklı al gülüm ver gülüm Tüm bu gelişmeler

karşısında Türkiye olarak ileri bir hamle yapılmadı, belki de üst akıl

sahipleri tarafından atılmasına izin verilmedi. Bu bakımdan çözüm sürecinden

ciddi bir sonuç alınması isteniyorsa öncelikli olarak Kuzey Irak taki

karargâhın destekçileri desteklerini çekmelidir. Bunu sağlayacak olan ise

Irak ı işgal edip orada yeni bir devlet kurulmasını sağlayan ABD dir. Kırılması

gereken el budur.

Terör örgütünün karargâhına sahip çıkan ABD kontrolündeki

Irak Merkezi Yönetimi ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ile bir takım anlaşmalar

yapıyoruz, yapmak zorunda kalıyoruz Türkiye çözüm süreci başlatıyor ama terör

örgütünün dış bağlantı ve destekleri devam ediyor. Bu bağlantı ve destek

sebebiyle de Kandil den sıkça meydan okuyan açıklamalar geliyor. Bir günde

İstanbul un 4 yerine bomba paketleri bırakılıyor.

Çözüm sürecinin istenen sonucu vermesi ve ülkemizde

terörün son bulmasının en önemli şartı bu dış bağlantı ve desteklerin

kesilmesidir. Eğer bu sağlanamazsa çözüm sürecinden istenen sonucu beklemek

hayal olur. Belki iktidara seçimlere kadar zaman kazandırılır, arkasından

yeniden terör örgütü harekete geçirilebilir. Sözün özü, terörün son bulmasının

ilk şartı Kandil deki karargâhın sökülüp atılmasıdır.