Yirmi yıldır bir “kızıl elma” gibi milletimize iktidar tarafından pazarlanan “Hedef 2023” denilen yılın bitmesinde şurada birkaç gün kaldı. Lozan Anlaşması üzerinden hikayesi kurulan “Lozan’ın gizli maddelerinde var olan maddeler yüzünden iş yapamıyor. Yoksa neler neler yapacaklar” denilerek yıllardır milletimiz oyalandı.
Geldiğimiz noktada ülkemizin madenlerinin ve çevresinin küresel sermayeye istedikleri gibi alan açıp milletimizin, ülkemizin değerlerinin peşkeş çekildiği sürece gelindi. Ülkemizin dört bir yanında maden çıkarılacak diye güzelim ormanlarının tıraş edildiği, çevresinin bir daha canlı yaşayamayacak duruma getirildiği günleri yaşıyoruz.
Madenlerimizi satın alan yabancı şirketler çevremizi kirlettikleri yetmiyormuş gibi bütün zararlı işleri de bir kitabına uydurulup, aslında maden aramaları durdurulması gerekirken şirketlere özel ÇED raporları ile “malı götürmeye” devam ediyorlar. AKP döneminde çıkarılan kanunlarla da bu çıkarılan madenlerden ülkemiz çok az bir gelir edecek. Buna rağmen küresel şirketler işlerine devam etsin diye küresel şirketlerin kârlarının üstüne kâr koysun diye Anadolu toprakları zehirlenmeye devam ediliyor, ormanları yok edilmeye, akarsuları kirletilmeye, ucuz iş gücü haline getirilen insanımızın emeği talan edilmeye devam ediyor.
Efsane 2023’te gündeme düşen şu habere İstiklal Savaşı’ndaki düşmana karşı gösterilmesi gereken tepki gösterilmeliydi. Haber Erzincan’dan. Daha Lozan’ın meşhur süresi dolmadan Kanadalı bir şirkete verilmiş maden ile ilgili haber. Madende üretim 2010 yılında başlıyor. Meşhur Lozan’ın süresinin dolmasından on üç yıl öncesi yani. Maden siyanür sızıntısı ile gündeme gelmiş. Altın maden şirketine sebep olduğu çevre kirliliği yüzünden 16,4 milyon lira idari para cezası verilmiş. Fakat firmaya men cezası uygulanmamış.
Haberde bahsedilen bu şirketin dokuz aylık borcu olan 7,2 milyon dolarlık vergi borcu silinmiş. Kendi vatandaşının en küçük bir ödeme gecikmesinde faiz uygulayanlar küresel şirketin milyon dolarlık vergi borcunu tek kalemde siliyor. Küresel şirketlerin çevremizi tahrip etmesi yetmiyormuş gibi bir de lütuf olarak vergi borçları siliniyor.
“Hedef 2023” senesinden milletimize kalan ne oldu? 2024 Bütçesi yine faizciye, yine rantçıya gitti. Milletimizin sırtında sanki enflasyon belası yokmuş gibi vergi ağırlığı yokmuş gibi “Kur Korumalı Mevduat” saçmalığı ile vatandaşımızın beli kırıldı. Asgari ücretli ailesinin geçimini sağlayamazken “Kur Korumalı Mevduat” ile, garanti geçişli duble yolları ile, uçuş garantili havaalanları ile, hasta garantili şehir hastaneleri ile, vergi borçları silinen şirketleri ile beşli çeteleri, küresel sermayeyi, paradan para kazanan finans sektörünü sırtında taşıyor. Vatandaşımız her gelen sene bir önceki seneye göre daha fazla fakirleşip, yoksullaşıyor. Her gelen sene temel ihtiyaçlarına ulaşma zorluğu artıyor.
Eskiden “ekmek aslanın ağzında” denilirdi. Yirmi küsur yıldır uygulanan yanlış ekonomik politikaları ile artık ortada “aslan” kalmadı. Cumhuriyet’in kazanımları olan fabrikalar, üretim merkezleri “özelleştirme” adı altında elden çıkarıldı. İktidar “2026’da enflasyon tek rakama düşecek” hikayesi anlatmaya devam ededursun; nerede üretim yapacak fabrikalar, üretim alanları nerede? Ülkede ne küçük esnaf kaldı ne çiftçi ne hayvan yetiştiricisi ne küçük ölçekli üretim yapanlar kaldı. Sahi “aslan”ın bile kalmadığını ne zaman idrak edeceğiz?
İktidarın hazırladığı “Türkiye Yüzyılı 20 Yılda Değişen Türkiye” broşürüne bakıyoruz. Bol grafik tasarımlarla, görsellerle doldurulmuş broşürde hangi konuyu ele alıp değerlendirsek diye bakıyoruz. Ülke gerçeğinden uzak bir tablo ile karşılaşıyoruz. Sadece eğitim alanında yapılan ders kitaplarının ücretsiz olması konusuna dokunsak ortada koskoca bir çarpıklıkla karşı karşıya kalıyoruz. Ücretsiz dağıtılan ders kitaplarının hangisi derslerde kullanılıyor? Her sene veliler olarak yardımcı kitaplara para ödemekten iflahımız kesiliyor. Sınava hazırlanmak üzere kurgulanmış eğitim sisteminde ne okuldaki eğitim yeterli oluyor ne de verilen ücretsiz ders kitapları. Gücü yeten her aile çocuğuna destek olması için çeşitli özel kurslara ihtiyaç duyuyor. En basitinden üniversitede çalışmayı isteyen gençlerimiz yabancı dil meselesini çözebilmek için muhakkak dışarıdan başka kanallardan destek almak zorunda. Ki devletin hazırladığı yabancı dil sınavında barajı aşabilsin.
Bu ülkenin çocuklarının geleceği, emeği, hayalleri, yılları “Hedef 2023” diyerek heder edildi. Gerçekler bu iktidarın varlığından kimlerin kazandığını gösteriyor. Bu yılların tek kaybedeni de milletimiz oldu.
İnsan şunu da demiyor değil, “2023’e dair en azından şu jelibon rezervi gerçek olsaydı. Çoluk çocuk az sevinseydi!”