Çok şükür CHP gelmedi(!)

Abone Ol

Yerel seçimler bitti. Kırılan kalpler, yıpranan sinirler umarım düzeltilir. Fazla hasara uğramadan bittiği için sevinmemiz lazım aslında. Neticede bir ulusal! Kurtuluş savaşı yaptık ve galibiyetle ayrıldık bu savaştan.

Amerikanvari bir seçim süreci daha geride kaldı. Projelerin, planların, yerel yönetimlerin başarısının konuşulması gerekirken; liderlerin kapışmasını, ağız dalaşını, cemaat-hükümet savaşlarını izledik milletçe. Korku imparatorluğu kuranların yeni bir zaferine tanık olduk milletçe. “Paralel yapı” ile “aman ha CHP gelir” korkusu kafa kafaya yarıştılar bu seçimde. Ve bir de “ne olursa olsun ama AKP kazanmasın”cılar vardı. Nitekim bazı yerlerde ağır abiler hilal bıyıklarla CHP’ye oy atarken kim bilir neler düşündüler. Bir kısım yerlerde C-M-HP ittifakı AKP’yi geçerek seçimi kazandılar. Güneydoğu’da ise “özerklik” isteyenler yine başarılı oldular. Kim bilir belki de en çok üzerinde durulması gereken, ülke bütünlüğünü zedeleyecek olan bu konu idi ama o da seçim hengamesinde arada kaynadı gitti.

Aslında pek değişen bir şey olmadı seçimlerde. Eskiye göre el değiştiren fazla yer yok. Oylar da üç aşağı beş yukarı aynı kaldı. İnsanlar yapılan hizmete değil de siyasi çalkantıya göre oy kullandılar.

Saadet Partisi adayları da vardılar bu yarışta. Karşılarında doğruya en yakın yanlışın varlığını bilerek çıktılar yola. Pek çok yerde maddi imkânların kısıtlı olması, teşkilatların yeterli olmaması nedeniyle istenilen çalışma da yapılamadı belki. “Geçmişimiz pürüzsüz, sonuna dek dürüstüz, bugün bizim günümüz…” diyerek ellerinden geleni fazlasıyla yaptılar. Seçmenin gönlünü kazandılar ama oylarını alamadılar. İnsanlar öyle bir hale gelmişler ki sizin proje sunmanız, yerel yönetimle ilgili açılım yapacak olmanız pek önemli değil artık. Rüzgâra göre yön belirleyenler onların arkasındaki imbatın farkına bile varamadılar. Zira öyle bir kasırga, tufan kopmaktaydı ki imbat kimin umurunda olacaktı.

Toplumlar layığına göre idare olunurlar elbette. Çok istersiniz ama bazen olmaz. Bu da öyle bir seçim oldu. Kutuplaşmanın, bir birine diş bilemenin yoğun olduğu bir seçimdi işte. “İyi insanlar için, iyiler kazanacak” diyen Milli Görüşlüler yine de kazandılar. Zira seferle emrolunan bir insan zaferin kendisine ait olmadığını da bilir.

Neticede yerel seçimler bitti. Şimdi sırada cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler var. Ülke bu gerilim ortamından kurtulamayacağa benziyor. Yine de bize düşen dua eylemek ve hakkımızda hayırlısını istemek.

Minik bir tebessüm

Lokantayı kapattılar

Gazeteciler 1977 seçimlerinde Erbakan hocaya sorarlar:

-           Kaç il dolaştınız

-           Elliye yakın.

-           Adaylığınızı nereden koyacaksınız

-           Konya’dan.

-           Kaç milletvekili çıkarırsınız

-           İktidara geleceğiz inşallah.

-           Nasıl iktidara geleceksiniz

-           Bakınız bizden nasıl korkuyorlar sizlere anlatayım. Isparta’da bir olay oldu. Bizim il başkanı Isparta’nın en iyi aşçısıdır. Bizim başkanın diye belediye başkanı lokantasını kapattı. Mahkemeye başvurdu mahkeme de açtı. Belediye başkanı yeniden mühürletti. Yeniden açtırdık. Bunlardaki korku değil de nedir

İlgilisine notlar:

•          “Düşünmeden konuşmanın cezası, konuştuktan sonra düşünmeye mahkum olmaktır” *          (Hz. Ali)

•          İnsanımız hiçbir şeyden korkmadı “CHP’nin gelmesinden” korktuğu kadar.

•          Dana, büyüyünce anasını tanımasa da anne yavrusunu emzirmeye devam eder.