Gündem

Çok sattık, az kazandık

Çok sattık, az kazandık

Abone Ol

Deloitte Türkiye‘nin "İmalat Sanayiinde Yapısal Dönüşüm" araştırmasına göre, Gümrük Birliği‘nin yürürlüğe girmesinden sonra ihracat yoğunluğu üç kattan fazla arttığı halde, artan rekabet nedeniyle ortalama kârlılıklar ciddi oranda düştü. 1995‘te yüzde 10 civarında olan imalat sanayi kârlılığı, bir daha aynı oranı bulamadı.

Dünya Gazetesi‘nden Talip Aktaş‘ın haberine göre, Türkiye imalat sanayinde emek verimliliği artarken, küresel rekabetteki göreli zayıf performans nedeniyle kârlılık azaldı, ihracat yoğunluğu ise yatay seyrediyor. Deloitte Türkiye tarafından yayımlanan "İmalat Sanayinde Yapısal Dönüşüm" adlı çalışmada, dünya ekonomisi ile entegre olan Türk ekonomisinin, üretici sektörler bazında küresel rekabetle birlikte yaşadığı yapısal değişim analiz edildi.

İstanbul Sanayi Odası‘nın 500 büyük ve ikinci 500 büyük sanayi kuruluşu raporlarının verilerinin esas alındığı çalışmada, imalat sanayinde ağırlığı bulunan 15 temel sektör ile tarım sektörünün ihracat yapısı, verimliliği ve kârlılığındaki son 15 yıllık değişim değerlendirildi.

Yapılan çalışmaya göre, 1993 yılında yüzde 10 seviyesinde bulunan imalat sanayindeki ihracat yoğunluğu 1999 yılında yüzde 25 olduktan sonra, 2004‘te yüzde 35‘le en yüksek düzeyine ulaştı. Bu oran, 2009‘da ise yüzde 33 olarak gerçekleşti.

Emek verimliliği arttı, kârlar düştü

1993-2009 dönemi arasında emek verimliliği yukarı yönlü bir seyir izledi. 1993 yılında 250 bin lira olan çalışan başına satışlar, 1998 yılında 300 bin lira sınırını aştı. 1999 krizi ile birlikte düşüş gösteren verimlilik oranı, 2003 yılından artmaya başladı ve 2009 yılında tavan seviyesi olan 406.5 bin lira seviyesine ulaştı.

Araştırma sonuçlarına göre imalat sanayinin kârlılık performansı da, özellikle Gümrük Birliği‘nden sonra düşüş gösterdi. 1995-1996 döneminde yüzde 10‘lar seviyesinde bulunan kârlılık oranı, Gümrük Birliği‘nin yürürlüğe girmesiyle birlikte artan rekabet nedeniyle düştü.

2001 krizinde eksiye düşen ortalama kârlılıklar, 2002-2009 döneminde yüzde 6-8 seviyelerine çıktı. Sonuç olarak, imalat sanayindeki kârlılık oranı, Gümrük Birliği‘nin yürürlüğe girmesinden sonra 1995 yılındaki seviyesine ulaşamadı.

İhracat yoğunluğunda otomotiv önde

Toplam satışlar içinde dış satışların payını ifade eden ve Türkiye imalat sanayi ortalaması 2009 yılında yüzde 33 seviyesinde olan bu oranın en yüksek olduğu sektör otomotiv ve yan sanayi oldu. Yüzde 69 oranında ihracat yoğunluğuna sahip olan otomotiv ve yan sanayi sektörünü yüzde 67 ile elektrikli ev aletleri, yüzde 66 ile de hazır giyim sektörü izledi.

İhracat yoğunluğunun en düşük olduğu sektörler ise sırasıyla ilaç ve medikal, endüstriyel gıda imalatı ve kağıt sanayi. İhracat yoğunluğunu son 15 yılda sektörler en fazla artıran sektör de yine otomotiv sanayi oldu. Bu sektörün ihracat yoğunluğundaki artış imalat sanayi ortalamasının 5 katı düzeyinde gerçekleşti. İhracat yoğunluğunun en az arttığı sektörler ise kimyevi maddeler ve metal ürünler oldu.

hazır-giyim sonuncu oldu

Çalışan başına satış olarak tanımlanan emek verimliliğinde kimyevi maddeler ilk sırada yer aldı. 1993-2009 arasında yüzde 256 ile emek verimliğini en fazla artıran bu sektörü, yüzde 180‘le demir dışı metaller, yüzde 165‘le de endüstriyel gıda ürünleri izledi.

Son 15 yıllık dönemde emek verimliliğinin en az artış gösterdiği sektörlerin başında hazır giyim geldi. Tüm sektörlerin ortalama emek verimliliği artışı yüzde 65 düzeyinde gerçekleşirken, bu oran hazır giyimde yüzde 42‘de kaldı. Ardından gelen ilaç ve medikal sektöründeki verimlilik artışı da yüzde 41 oldu.