Ankara’dan MHP’li bir dostum aradı. Anlattıklarını hayretler içinde dinledim. Bakın neler söyledi Buyursunlar;
* “Bunlar (MHP) 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası AKP ile koalisyona hazırlanıyor.”
* “Partinin içinden biri olarak konuşuyorum. Bakmayın iktidar hakkında atıp tutmalarına, o sert konuşmalara… MHP’nin içinde önemli sayıda gizli, kripto AKP’li var. İddia ediyorum, 3 Bakanlık versinler AKP ile koalisyona hemen hazırlar.”
* “7 Haziran seçimlerinde bütün hedefleri yüzde 18 oy alabilmek…”
* “Birilerinin vizyonu uluslararası ihaleleri kapmak, milyar dolarları cebe indirmek. Bizimkilerin vizyonu da Gençlik Parkı’nda veya Çamlıca’da çay bahçesi işletmek!”
* “Şu anda MHP’de yöneticilik yapan yüzlerce insan, AKP’den ihale alma peşinde. Ve bunların büyük çoğunluğu alıyor da. Vatan millet dediklerine bakmayın; tüm partilileri tenzih ederim elbette ama bir kısmının vatanı para olmuş…”
***
Tüm bunları şaşkınlıkla dinledikten sonra, bazı MHP’lilerin MHP+Saadet+BBP seçim ittifakına neden karşı durdukları ya da en azından niçin mesafeli oldukları sorusu geldi aklıma…
Bu seçim ittifakı kimlerin çıkarına set çeker, kimlerin önünü açar, kimlere yarar, kimlere fayda getirmez soruları peş peşe zihnimden geldi, geçti. Uçarcasına…
***
Sonra oturdum klavyenin başına…
Ne yazsam, neler çiziktirsem acaba
Yok, yoook! Ben bu işin içinden çıkamadım. Peki, ya siz
ARINÇ-GÖKÇEK DÜELLOSU’NUN ÖZETİ
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasındaki çok sert söz düellosu bana şu öyküyü hatırlattı;
* Bir Adem varmış, bir badem varmış!
* Adem gelmiş, bademi yemiş.
* Badem bitmiş, Adem gitmiiiiş!
LANETLİ PARTİLER!
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasındaki söz düellosundan sonra şöyle bir etrafıma baktım; neler konuşuluyor diye;
* Bu tartışmalar hiç de hoş değil. Bir Başbakan Yardımcısı ile bir Büyükşehir Belediye Başkanı üstüne üstlük başkentin belediye başkanı böyle uluorta kavga edebilir mi ANAP ve DYP’yi hatırlatırım!..
* Ya hiç böyle bir şey olabilir mi Böylesi akçeli işler ekranlardan dile getirilir mi ANAP ve DYP’yi bitiren de bu türden yolsuzluk iddiaları olmadı mı
* Seçime 3 aydan az bir süre kala aynı partili iki önemli isim birbirine girdi. ANAP ve DYP de böyle buhar olmadı mı Kol kırılır yen içinde kalır. AKP’nin en önemli özelliği de buydu zaten. Ne olursa olsun dışarıya asla ve asla sızmazdı, olup bitenler. Şimdi DYP ve ANAP’tan ne farkı kaldı…
* AKP, “Nasıl olsa milletin oyu cebimizde…” diye düşünmesin. Bu millet üstelik iktidarken ANAP’lı belediyelere ders vermedi mi DYP barajı nasıl aşamadı
***
Tüm bu tartışmaları dinledikten sonra içimden, sadece içimden, kimseciklere duyurmadan şunları geçirdim;
* Vay be! Ne lanetli partilermiş şu ANAP ve DYP!
BU TOPRAKLARIN EN YERLİ SESİ: MİLLİ GAZETE
Selamünaleyküm Adnan Bey…
Nasılsınız, iyisiniz inşallah. Milli Gazete’ye güzel bir renk kattığınızı düşünüyorum. Yazılarınızın içeriği, okuyuculara verdiğiniz değer ve seviyeli üslubunuz takdire şayandır.
Bugünkü (önceki günkü) yazınızı da zevkle okudum. Gazetemizin internet adresi de yazıda bir şekilde geçince konuyla alakalı âcizane birkaç noktada görüşlerimi sizle paylaşmayı uygun buldum.
Hemen her gün www.milligazete.com.tr adresine girip haberleri takip etmeye çalışıyorum. Gazetemizin sitesini takip ederken başka gazetelerin sitelerine olabildiğince bakmaya gayret ediyorum.
Bu noktada gazetemizin internet ve mobil uygulama sitelerinin daha güncel daha canlı olmasının seçim dönemine gireceğimiz şu günlerde büyük bir boşluğu dolduracağını düşünmekteyim. Çünkü bugün ülkemizde internetin olmadığı ev, akıllı telefon kullanmayan hiç kimse neredeyse yok. Bu insanlara ulaşmak siz de takdir edersiniz ki etkili iletişim araçlarından geçiyor.
Gazetemizin mizanpajı hakikaten estetik açıdan çok sağlam yerde dururken internet sitesi ve mobil uygulaması biraz daha geriden gitmektedir. Bu konuda da yeni çalışmaların yapılması elzem görünmektedir.
Ben Milli Gazete’nin bu toprakların en yerli sesi olduğunu kanaatindeyim. Bu yerli sesin daha gür çıkması için bunları kaleme almış bulunmaktayım...
Rabbim çalışmalarınızı bereketli kılsın… Allah’a emanet olunuz...
(ÖMER KANTARCI)