Çok kötüsünüz

Abone Ol

Davanız menfaatinizdir. 

Bunu herkesten saklayabilirsiniz, ama kendinizden asla! Bir dakika durup dinlenmiyorsunuz, dinlenseniz kendinizi dinleyeceksiniz çünkü bundan korkuyorsunuz.

Cebinizde bozuk para gibi taşıdığınız dinsel kavramları ihtiyacı olanlara cömertçe dağıtıyorsunuz. Sadece vaazlarınızda değil, kürsülerde, platformlarda ve nerede

iştahınızı kabartan kalabalıklar görüyorsanız orada.

Çok kötüsünüz. Bunu nasıl başardığınızı emin olun anlamış değilim. Nefsinize yaptığınız hizmeti dava için çalışma olarak yansıtıyor ve buna herkesin inandığını sanıyorsunuz. Ne büyük aymazlık ne yaman bir özgüven patlamasıdır bu.  Eşik atlamak, köşe kapmak için en yakınınızı bile harcamaktan çekinmiyorsunuz. 

Sadece bir yerde kendi dışınızdakilere tahammülünüz var: Cemaatle namaz kılarken. 

Çünkü burada da kârlı çıkmak istiyorsunuz. Dile kolay 27 kat daha fazla sevap alacaksınız, bu fırsatı kaçırmamanız lazım. 

Dünkü söyleminizle bugünkü söyleminiz birbirini hiç tutmuyor. 

Dün sevdiklerinizi bugün sevmiyor, dün nefret ettiklerinizle bugün sıkı dostsunuz. 

Sabiteniz değil değişen çıkarlarınız tarafınızdan yönetiliyorsunuz. İlişkileriniz hakikat üzere değil, çıkar üzere şekilleniyor. 

Hakikat olmayınca hak da umurunuzda değil haklı da.  En samimi ânınız gözünüze kestirdiğiniz ballı bir lokmayı midenize indirirkenki atiklik ve heyecanınızdır. Evet,

haklıdan yana değil, güçlüden yanasınız. Güç hayalini kurduğunuz en büyük mertebe. Onun hayalini kurup onun rüyasını görüyorsunuz. 

Gücü bir elinize geçirseniz artık öyle kendinizi farklı göstermek için bin bir şekle girmek zorunda da kalmayacaksınız. 

İnanmış olmayı kişisel avantaj olarak görmeniz yok mu üzerinizde hiç şık durmuyor. 

Başkalarının hakikatle tanışıp iman seviyesine ulaşmaması sizi en ufak şekilde üzmüyor. 

Aksine o insanların açtığı dünyevi boşluğu doldurmak işinize geliyor. Haksızlık size yapıldığında sadece harekete geçiyorsunuz. 

Başkasına yapılan haksızlık karşısında zekânıza davranıyorsunuz. Haksızlık edenden yana olmak şayet size daha fazla şeyler kazandıracaksa hiç tereddüt etmeden

onun etekleri altına girebiliyorsunuz. Ne de olsa haksızlık edenlerin kâhir ekseriyeti güç ve imkân sahibi kişilerdir. Haksızlık yapanlara karşı harekete geçmek yerine

haksızlıkla mücadele eden tarihi şahsiyetlere övgüler düzmek, güzellemeler yapmak daha avantajlıdır. 

Başta söylediğim gibi davanız menfaatinizdir. Bu yüzden sizin gibi düşünmeyen, sizin ortamlarınızda yer almayan kişilere karşı sevgisizsiniz. 

Dilinizde dolandırdığınız sevgi sözcüklerini gözleriniz yalanlıyor. Dilinizle gözleriniz arasındaki mesafe o kadar uzun ki. 

Kuran’ın anlaşılarak okunmasını neden pek istemediğinizi anlamıyor değiliz. 

Çünkü okuduğunuz ayetlerin anlamlarını bilirseniz kendinizle yüzleşeceksiniz. 

Siz kimsiniz, inanın şu ana kadar çözmüş değiliz. Kendinizi ortaya koymak yerine hep başkalarını karalıyor, lekeler sürüyor, onlara nefes alacak ortam bırakmamak için

gece gündüz çalışıyorsunuz. 

Sizle ilgili hafızada kalanın hepsi bu: Başkaları gibi olmayan. 

‘Başkaları kötüdür’ yargısından birilerini azat etmek de ne gariptir ki yine sizin elinizde. Referanslarla yaşıyorsunuz, alkışlarla yolunuzu buluyor, ulufelerle zihninizi

toparlıyorsunuz. 

Lütfen durun dinleyin ve dinelin, gürültü ve görüntü izdihamında kaybolduğunuzu göreceksiniz. Bunu size içinizden daha önce konuşmasına hiç fırsat vermediğiniz bir ses

söyleyecek. Yanınızda yörenizdeki kalabalıkların sırtınızı sıvazlamasına sakın kanmayın; o derin ses size ne kadar kötü olduğunuzu ifade etmekten çekinmeyecek. 

İnsana etrafındaki kalabalıklar farkında olmadan kötülük çiçekleri koklatırlar. 

Kişi öyle alışır ki bu kokuya kendi salgıladığı kötülüğün farkına bile varamaz. 

Ne kadar temayüz ederseniz edin,  ne denli adınız bold yazılırsa yazılsın ve manşetten manşete tırmanırsanız tırmanın bir gün o kendinizle baş başa kaldığınız ânın

ötesine geçemeyeceksiniz. 

Salih amel Salih insandan zuhur eden eylemdir, önce eylem değil insan gelir. 

Salih olmadan Salih amelden bahsedilemez. Sözüm mescitten dışarıdır.