Çok Acemice!

Abone Ol

Su 2020 yılı hem dünyaya hem de Türkiye’ye iyi gelmedi arkadaş! Her alanı etkileyen korona (Covid-19) pandemisi de cabası oldu yani.


Tüm spor müsabakaları, faaliyetleri, organizasyonları, finaller ve olimpiyat oyunları ertelendi. Bazı önemli ülkeler, sporda söz sahibi liglerini iptal ettiler. Tüm bunlar yaşanırken, şu korona günlerinden nasıl az hasarla çıkabiliriz ona kafa patlatırken, özellikle futbolda adaletli bir şekilde küme düşen, şampiyon olanı belirlemek için “futbola dönüş protokolü” adı altında madde madde istekleri sıralarken TFF Başkanı Nihat Özdemir ile Fenerbahçe Spor Kulübü arasındaki polemik gündeme damgasını vurdu.


Ayrıca UEFA, Trabzonspor’a kupalardan men cezası verdi. TFF’nin bir de bu konuyla ilgilenmesi, konu için UEFA ile kontakta olması gerekir iken, TFF Başkanı Nihat Özdemir’in Ekonomist dergisinin Instagram canlı yayınına bağlanıp ilginç ve bir o kadar da acemice sorulan sorulara cevap vermesi her türlü medyada oldukça konuşuldu.


Soru şuydu; TFF olarak şike ile nasıl mücadele edeceksiniz?
Cevap; İtalya’da, İngiltere’de, Fransa’da şike olayları oldu. Türkiye’de de oldu. Fakat 2010-2011 sezonundan sonraki 9 sezonda şikeye tanık olmadık.


Cevap bu mu olmalıydı Sayın Özdemir? Ki siz Fenerbahçe’nin başkanvekilliğini yapmış birisiniz. Kongre üyesisiniz. TFF Başkanlığı’na aday olduğunuzda yazılarımda size şu soruyu sormuştum; siz başkan olduğunuzda futbolu Nihat Abisi gibi mi yöneteceksiniz, yoksa diğer titriniz Limak Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Nihat Özdemir tavrında mı futbola bakacaksınız diye.


Aradaki geçen zamana ve yönetim tarzınıza baktığımda ikinci şıkkın daha ağır bastığını gördüm.
Gerçekten verdiğiniz cevap çok talihsiz bir açıklama olmuş! Sizin gibi tecrübeli bir kişi ve kimlik nasıl böyle bir acemiliği yapabilir. Öte yandan, Kulüp Başkanı dururken Vefa Küçük’e özür mektubu yollamak nedir Allah aşkına! Al sana bir acemilik daha. Beğenirsiniz beğenmesiniz, seversiniz sevmezsiniz her ne olursa olsun bir oyla gelip, yılların başkanını müthiş bir oy farkıyla geçen ve başkanlık koltuğunu teslim alan biri var orada. Onunla muhatap olmanız gerekirdi.


Ayrıca şikeyle nasıl mücadele edeceksiniz sorusuna da, “Kanunlarımız, kurullarımız ve hukukçularımız var şimdiye kadar rastlamadık fakat böyle bir konuya şahit olur ihbar alır isek kim olursa olsun adil bir şekilde mücadelemizi ederiz” diyebilirdiniz. Hem sizin basın danışmanınız yok mu? Ya da danışmanlarınız, müşavirleriniz. Sanırım vardır. Sahi onların görevi nedir? Ne iş yaparlar. Ne oldu şimdi!
Ayıkla pirincin taşını. Çok sevdiğiniz Fenerbahçe’den ihracınız isteniyor. Bence yerden göğe kadar da haklılar. Tıpkı Mehmet Ali Aydınlar’ın durumuna düştünüz siz de. O da dosyayı savcılıktan isteyerek büyük bir acemilik yapmıştı. Tapeleri, fiziksel takip raporlarını dinleyip okuyunca o günkü şartlar doğrultusunda vahim bir tablonun içine düşmüş, “Fenerbahçe’yi küme düşüren veya puanını silen TFF Başkanı ben olmak istemiyorum” diyerek istifa etmişti. Hatta Şampiyonlar Ligi’ne o süreçte yine adı geçen tedirgin olan Trabzonspor’u göndererek her zaman tartışılacak bir kararı almıştı.


Şimdi ise aynı sendromu Nihat Özdemir yaşıyor. Hiçbir anlam veremediğim, bayram değil seyran değil eniştem beni neden öptü bağlamında gereksiz bir açıklamada bulunarak yargıda olan bir konuyu tekrar gündeme taşıması kime fayda sağlar. Gerçi Sayın Özdemir yanlış anlaşıldım, öyle demek istemedim diye bir görüş bildirdi. Fakat görünen yazı tercüman istemez. Çok net ve çok açık ortada görünüyor. Bazı spor yazarları, Fenerbahçe’ye gönül vermiş kişiler, “Trabzonspor’un haklarını savunacağız” konuşmasına da epey içerlemişler. Yani Fenerbahçe’yi yargılamadan infaz eden bizim camianın adamı Trabzonspor için mücadele vereceğini söylüyor. Bu da bizim aklımızda türlü soru işaretleri oluşturuyor dediler.


Maçlar başlayacak. Takımlar zor durumda. Korona salgını vs. bir sürü soru ve sorunlar varken bu demeçler hiç hoş olmadı doğrusu. Tabii ki TFF Başkanı her takımın hakkını her türlü mecralarda savunacaktır. Zaten öyle de olmalıdır. Trabzonspor’un UEFA nezdinde bilgi belge göstererek hakkını aramalıdır. Suni gündem oluşturmak kimseye yarar getirmez. Uzun vadede tüm bu konular acemilikler ve talihsiz konuşmalar Türk futboluna zarar getirir. Her zaman söylerim tekrar edeyim.
“Futbol tehlikeli bir oyuncaktır.” “Tehlikeli sulardır.” Kim için? Siyaset için!