Çocuklarımızı nasıl yetiştireceğiz?

Abone Ol

Aileleri en çok düşündüren konuların başında çocuk

eğitimi gelmektedir.

Bu ulvi görevin nasıl ve ne şekilde uygulanacağı

hususunda her anne ve babanın ciddi endişeleri vardır.

Bu endişelere geçmeden önce, geçmişten gelen bir

alışkanlığımızı belirlememiz gerekiyor.

Millet olarak her şeyi devletten beklemeyi bir ilke

edinmişiz.

Eğitimin her çeşidini, hatta okul öncesi eğitimi dahi

devletten bekleriz.

Devletin eğitime bakış açısı meydanda

Eğitimin yaz-boz tahtasına döndüğü,

Her şeyin politize olduğu,

İdeolojik yaklaşımların ön plana çıktığı,

Kolaycılığın yaygınlaştığı,

Ekonomik imkânsızlıkların çoğaldığı,

Eğitimcilerin ve pedagogların dışlandığı bir ortamda,

yine de yapılabilecekleri şu şekilde sıralamaya çalışalım

Önce Çocuklarımıza Zaman Ayırmak

Yaşam mücadelesi içerisinde hepimizin yoğun çalışmaya

ihtiyacı olduğu muhakkak

Geçim derdi tüm zamanımızı alıp götürüyor.

Kendimize göre haklı mazeretlerimiz olabilir.

Ancak, çocuklarımız, bizlere Allah ın birer

emanetidirler.

Onları, eğitip hayata hazırlamak, sorumluluk duygusu

verebilmek, şahsiyetli ve onurlu insanlar olabilmeleri için onlara zaman

ayırmaya mecburuz.

Onların fiziksel ihtiyaçları yanında, ruhsal

ihtiyaçlarını da gidermek zorundayız.

Hangi seviyede, hangi kültürde, hangi konumda olursak

olalım, çocuklarımıza zaman ayırmak, asıl görevimiz olmalıdır.

Çocuklarımızla Bizzat İlgilenmek

Eğitimin en önemli esaslarından biri de, çocuklarımızı

yakinen takip edip, onlarla bizzat ilgilenmek gerekiyor.

Özellikle okula giden çocuklarımızın derslerini,

hocalarını ve arkadaşlarını tanıyıp ilgilenmek zorundayız.

Çocuk, ebeveyni tarafından kontrol edildiğini bilmelidir.

Bu kontrol, bir hafiyecilik şekline dönüşmemeli.

Yapılanların sorumluluğun gereği olarak yapıldığını,

çocuklarımıza hissettirmeliyiz.

Eğitimle ilgili uygulamaları, sevgiye dayalı olarak

yapabilmek.

Her şeyin başı sevgi dir.

Çocuklara uygulanacak tüm yaptırımlar, sevgiye dayalı

olarak yapılmalı.

Çocuğa ölçülü ve dengeli sevgi verildiği takdirde,

başarıyı yakalamak mümkündür. 

Burada çok önemli bir noktayı da unutmamamız gerekiyor.

Sevgi, bilinçli ve ölçülü olmalı.

Sevginin ölçüsünü ve dengesini kaçırdığınız zaman,

çocuğunuza faydadan çok zarar veririsiniz.

Çocuklara baskı ve zorlama zarar verdiği gibi, aşırı

hoşgörü ve sevgi de zarar verir.

Çocuklara Karşı Sabırlı Olabilmek

Çocuğu hayata hazırlamak, iğneyle kuyu kazmaya benzer.

Çocukların olumlu ve olumsuz davranışları karşısında,

bıkmadan, usanmadan tahammül gösterebilmek, gerçekten sabır ister.

Atalarımız boşuna söylememişler; İnsan sabrı, çocuğundan

öğrenir.

Çocuğuna, zaman ayırabilen, davranışlarıyla

ilgilenebilen, eğitimini sevgiye dayalı olarak verebilen, en önemlisi,

çocuğunun tüm davranışları karşısında, sinirine hâkim olup, sabır gösterebilen,

hem dünyada, hem ahrette, amacına ulaşmış olur.