Gündem

Çocukları spora yönlendirin

Çocukları spora yönlendirin

Abone Ol

Çocuklarımızın gelecekte daha sağlıklı ve daha aktif olmalarını istiyorsak onları şimdiden spora yönlendirmeli ve sağlıklı beslenme alışkanlığı vermeliyiz.

Sportif faaliyetler çocukların gelişimleri açısından önemlidir ancak bu konuda çocuğun yaşı ve yetenekleri dikkate alınmalıdır. Bu konuda, yeterli bilgi ve donanımlara sahip kimselerle çocuğun durumunu değerlendirilmeli ve ondan sonra yönlendirmeliyiz.

Çocuklar, bu tür faaliyetlere katılarak güven duygularını geliştiriyorlar ve televizyon internet gibi araçların getirdiği zararlardan korunmuş oluyorlar. Ancak bunun için, çocuğun hangi spor dalına eğilim gösterdiği dikkate alınmalı ve bu konuda onunla işbirliği yapılmalıdır.

Okul öncesi çocukların, organize spor etkinleri için yaşları uygun değildir. Bunun yerine bu çocuklara ailenin de kontrolü dahilinde, konuşma, tırmanma, topu yakalama, ip atlama, bisiklete binme ve su oyunları öğretilebilir. Yani bu çocuklara, spor oyunun içine katılarak ya da oyun haline getirilerek verilmelidir.

Okul çağındaki çocukların ise, koordinasyonları ve dikkat süreleri daha gelişmiştir. Bu çocuklarla takım çalışmaları yapılabilir. Futbol, jimnastik, yüzme, tenis, golf ve Uzakdoğu sporları aile ve öğretmenlerin denetiminde bu çocuklara verilebilir.

Çocuklarınızla yürüyüşe çıkıyor musunuz?

Çocuklar için anne babayla yapılan etkinliklerin önemi büyüktür. Erişkin bir insana "geçmişe dair seni en çok heyecanlandıran şey nedir" diye sorsanız, size ebeveynleriyle yaptıkları etkinliklerini anlatacaklardır. Çünkü bu tür etkinlikler çocuğa yalnız olmadığı duygusunu veriyor ve yardımlaşmanın, birlikte bir şeyler yapmanın ruhunu hissettiriyor. Anne babalar çocuklarıyla uygun ortamlarda yürüyüşe çıkabilirler, bisiklete binebilirler ve geziye çıkabilirler. Ayrıca çocuklarıyla ip atlayabilirler, futbol, santranç gibi oyunlar oynayabilirler. Burada oyunu kaybetseler de kazansalar da onları koşulsuz sevdiklerini hissettirebilirler. Çünkü hedef, kazanmak değil, aksine, çocukla birlikte bir şeyler yapmak ve onun yeteneklerinin gelişmesine katkı sağlamaktır.

Takdir etmekten kaçınmayın

Hayatımızın akışını değiştiren ve bizi yükseklere taşıyan başarıların arkasında çevremizden aldığımız takdir ve onay sözcüklerinin etkileri vardır. Takdir edilmek, kişinin başarısını pekiştirir ve güven duygusunu geliştirir. İnsanları geliştirmenin en etkili yolu itidal sınırlarını aşmayacak şekilde onları övmektir. Yani, karşınızdaki kişinin olumlu taraflarını takdir ettiğinizde onun başarısına katkı sağlamış olursunuz. Bu da, gerek aile ilişkilerinizi gerek arkadaşlık dostluk ilişkilerinizi geliştirmekte ve bu kimselerle iyi ilişkiler kurmanızı sağlamaktadır. Unutmayalım bizler yaşadığımız çevrede insanlarla her daim bir alış veriş içindeyiz. Bu alış verişlerimiz sürecinde birbirimizin gelişimine katkı sağlamak, desteklemek, yardımcı olmak zorundayız.

İnsanlar aç ve yoksul kimselere yardımcı olmanın gerekliliğine inanırlar ve onlara güçleri nisbetinde bir şeyler vermeye çalışırlar. Oysa sevgi, takdir ve onay sözcüklerine açlık çeken onlarca insan vardır fakat bu kimseleri kimse görmek istemez. Nedendir bilinmez, "aferin, aslında yapabilirsin, senden her şey olur" gibi birkaç kelimeden oluşan sözü ifade etmek, birkaç kuruş para vermekten daha zor geliyor insanlara. Oysa ağzımızdan çıkan sözün maddi bir karşılığı yok, kişiye bir şey de kaybettirmez. Ama ne yazık ki kişi almadığı, tatmadığı bir şeyi vermekte zorlanıyor.

Duymakla dinlemek farklıdır

Çocukla iletişim kurarken onun sizden ayrı bir birey olduğunu kabul etmelisiniz. Bunun için en önemli iksir çocukla empati kurmak ve onu anlamaya çalışmaktır. Özellikle çocuğa yaklaşırken, ona ana baba ya da öğretmen olarak değil kendisini anlayan ve dinleyen biri olarak yaklaşmalısınız. Duymakla dinlemek arasında bariz bir fark vardır. Kulağınıza gelen sesleri gayri ihtiyarı duyarsınız ama dinlerken karşınızdaki kişiye değer verir ve ne söylediğini anlamaya çalışırsınız. Çocuk yanınıza geldiğinde onu dinlediğinizi hissederse size daha rahat açılacaktır. Unutmayın duymakla dinlemek farklıdır ve çocuklar ebeveynlerinin kendilerini dinlemelerini isterler.

Birkaç söz

"Mevlana hırsı ateşe benzetir. Kömür yanarken ateşi göze güzel görünür ama sönünce gerçek rengi ortaya çıkar. İnsandaki hırs da tıpkı kömürün güzel görünmesi gibi zararlı şeyleri güzel göstermeye çalışır. Oysa haris denizin köpüğüne at süren zavallıdır. Bir süre sonra batacak ve karanlık bir görünmezde kaybolup gidecektir.