Okurken beğendiğiniz kitaplara dikkat ediniz.
Tam benim düşündüğüm gibi yazıyor diyorsanız yine
dikkat ediniz.
Eğer onun yazdığı ve sizin düşündüğünüz doğru ise o
kitabın size faydası yok demektir.
Eğer yanlış ise yanlışınızı yerleştiriyorsunuz ve içinizden
çıkarmanız zorlaşır.
Doğru ise siz de aynı şeyleri düşünmüşseniz ikinizin de
doğru düşündüğünüzün kriteri nedir
Neye göre doğrudur
Rabbimizin bize yaratılıştan verdiği fıtri istidat, doğum
doktorunun ve hemşirelerin dokunmaları, çıkardıkları sesler ve ruh halleri bizi
kalıplamaya başlar.
Sonra annelerin şefkatli kucağında çocuk, cennet çiçeği
gibi gözlerini açtığında, annenin gülen gözlerle bakışları, sevgi dolu
dokunuşları arasında helal yiyecek ve içeceklerden elde edilmiş sevgi, iffet ve
muhabbet kokulu sütü de bizi etkilemeye başlar.
Annenin dilinden dökülen her kelime bizi şekillendiriyor
demektir.
Onun için anneler ve babalar, seçecekleri kelimelere
dikkat edecekler.
İyiyle kötüyü, hak ile batılı, hayırla şerri
karıştırmayacaklar.
İlkokul birinci sınıf öğrencilerini geziye çıkaran
öğretmen, bir parkta duran kediyi göstererek Aman kediye yaklaşmayın uyuz
hastalığı bulaşır dediğinde bütün çocuklar, doğruluk örneği kabul ettikleri
öğretmenlerinin sözüne uyarak kediden uzak dururlar.
Aynı kediyi bir başka öğretmen öğrencilerine göstererek
Ayyy, ne kadar güzel diyerek sevse bütün çocukların gözünde o kedi güzel
görünür.
Geçmişlerimizden başarılı insanlar anlatılırken Hazreti
Ebubekir, Ömer, Osman, Ali (Allah hepsinden razı olsun) Hasan-i Basri, Ebu
Hanife, İmam Buhari, İmam Gazali, Alpaslan, Fatih... (Allah hepsine rahmet
etsin) hatıra gelirken şimdilerde başarılı insan deyince kanunlarla korunan
hortumcular, parası, silahı, fedaisi çok babalar, haramiler, köşe dönücüler
akla geliyor.
Siyasette, sanatta, basında, sanayide, ticarette adı
olumlu veya olumsuz olarak öne çıkanlara bir bakıverin.
Başbakanlık, Bakanlık yaptı ama emekli maaşıyla geçiniyor
denilen adamlar var ve hâlâ yaşadığı halde adı senede bir defa basında yer
almaz.
Yürüyüşünde ve konuşmalarında zekâ fışkıran bir lise
öğrencisini düşünün...
Okulun en zeki öğretmeni teneffüste maaşı nerelere
vereceğinin hesabını yaparken, okula her gün özel şoförle gelen geri zekâlı
çocuğun babasının para değirmeninin suyunun nereden geldiğini öğrendiğinde o
bıçkın delikanlı nereye yönelir dersiniz.
Laikliğimizi korumak için Haram kelimesini eğitim ve
öğretim kitaplarına almadık.
Doğruları çevreden öğreneceğiz.
Çevremizde de kim baskın gelirse onun baskısı altında
hayatı algılamaya devam edeceğiz.
Ekonomiye verdiğimiz önemin onda birini İslami eğitime
verseydik sorunlarımızı azaltmaya devam ederdik.
İslami eğitime ağırlık verilmediği sürece ekonomiyi ne
kadar ileri götürürseniz hırsız, hortumcu, baba, harami, terörist sayısını da
artıracağımız Amerikan tecrübesiyle sabittir.
Adamlar, 1930 lu yılların babalarını Amerikan ordusuna
dönüştürmüşler, dünyayı soymaya ve direnenleri öldürmeye devam ediyorlar.