TBMM Genel Kurulu‘nda yaşanan kavga ‘şiddet‘ kültürünü bir kez daha gündeme getirdi. Günlerdir gazete sayfaları ve televizyon ekranlarına yansıyan kavga görüntülerini yediden yetmişe herkes izliyor. Meclis sıralarındaki ‘söz düellosu, el kol hareketleri, devamında yumruklaşmaya varan gergin ortam, çocuk ve gençler üzerinde ‘olumsuz‘ etki bırakıyor. Psikyatrist Levent Soylu, milletvekillerin kavga görüntülerinin toplumu ‘gerebileceği‘ uyarısında bulundu.
Meclis‘in örnek olması gereken bir kurum olduğunu vurgulayan Soylu, "Parlamento her türlü farklılık ve toleransın aynı çatı altında toplandığı bir yerdir. Zaten eğilim olarak ‘kamplaşmaya ve ayrışmaya‘ hazır bir toplumun bu görüntülerden etkilenmemesi mümkün değildir. Keşke milletvekilleri Meclis‘e gitmeden bir iletişim eğitiminden geçseler." dedi. İlişkinin olduğu her yerde çatışmanın olabileceğine dikkat çeken Soylu, sorumluluk makamındaki kişilerin aşırıya varan söylemlerden kaçınmaları gerektiğini hatırlattı. Tahrik edici konuşmaların gerilime sebep olacağını ifade eden Soylu, "Bireysel olarak milletvekillerin iyi bir iletişim kültürüne sahip olmalarında fayda var. Farklılıkları barındırma; bunu hazmetme konusu çok önemlidir. Ancak bu sözle olmaz. Herkes ‘birlik ve beraberlik‘ çağrısı yapıyor; fakat verdikleri görüntü bunun tam tersi. Doğal olarak bu da inandırıcı olmuyor." diye konuştu. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Sosyolog Prof. Dr. Adnan Gümüş, fiziki şiddetin bir yöntem olarak kullanıldığını söyledi. Gümüş, "Fiziki şiddet kötü bir modeldir." hatırlatmasında bulundu. Gümüş, şunları söyledi: "Kavga elbette kötü bir davranış biçimidir. Ama esas sebeplere bakmak gerekir. Belki basın o görüntüleri göstermekle hafif şekilde tetikleyici ve uyarıcı bir rol oynamış olabilir. Ama bu haber konusu olmadığında bu olayların yaşanmadığı ve adalet sorununun olmadığı anlamına gelmez." İktidar ve muhalefetin toplumu yönetme konusunda anlaşamadığını anlatan Gümüş, iktidarın faaliyetlerini muhalefetle paylaşmamış olmasının bir diğer gerekçe olabileceğini belirtti. İki durumun da ‘sorunlu‘ bir konu olduğuna değinen Gümüş, "İki komşu genellikle sınır, rahatsız edilme, insanı tehdit etme gibi nedenlerle kavga eder. Aslında iktidar, muhalefet kavgası da buna benziyor. ‘Ya tuz da kokarsa, öğretmen de model olmazsa‘ denilen nokta problemin büyüdüğünü gösterir. Fiziki şiddet bir yöntemse bunu meclis veya başka yerlerde de kullanıyor" şeklinde konuştu.
Kavga değil, çözüm yeri
Eğitim-Bir-Sen Adana 2 Nolu Şube Başkanı Ali Uslu, anne ve babaların çocuklarını örnek olması gerektiği gibi milletvekillerin de aynı şekilde davranmaları gerektiğini ifade etti. Uslu, Meclis‘in kavga değil çözüm yeri olduğunun altını çizdi. Milleti temsil eden milletvekillerine önemli sorumluluklar düştüğünü hatırlatan Uslu, "Fikirler zorla kabul ettirmek yerine konuşularak, ikna edilerek çözümler üretilmelidir. Şiddetle hiçbir mesele halledilmemiştir. Bu çocuklarımıza örnek gösterebileceğimiz bir fotoğraf değildir" ifadesini kullandı.



