Çocuk karıncaya bastığını ancak fark edebilmişti. Olduğu
yerde durdu, minik elleriyle dokundu karıncaya, sonra avucunun içine aldı onu
canını yaktığım için özür dilerim diye fısıldadı. Sonra bir ağacın altına
getirdi ve bıraktı karıncayı. Arkasını dönüp giderken, bir yıl önce geçirdiği
kazayı hatırladı. Arkadaşıyla oynarken bir araç hızla gelmiş ve bisikletiyle
birlikte onu alıp sürüklemişti. Bir ayağı kırılmış acılar içinde hastaneye
götürülmüştü. Çocuk kendisine çarpan adama büyük bir öfke beslemiş ve onu bir
kâğıda çizerek üzerine sen kötü adamsın yazmıştı. O gün kendisini koskoca
aracın önünde savrulan küçük bir yaprak gibi hissetmiş ve çok dua etmişti. İki
duvar arasında kaldığında tutunacak bir dal aramış ve etraftaki insanlar gelinceye
kadar o vaziyette kalmıştı. Çocuk o gün çaresizliği bütün hücrelerinde
hissetmişti. Sanki bir devin ayaklarının altında sıkışıp kalmıştı. Fakat sonra
o adamı affetti. Bir insan hata yapabilir, affetmek büyük bir erdemdir dedi
büyükanne. Çocuk affettiğinde bunun kendisine kazanç olarak dönebileceğini
öğrenince çok mutlu oldu ve odasına geçip o adamı elindeki kağıda bir kez daha
çizdi ve üzerine seni affettim yazdım.
Çocuk kaza anını yeniden yaşar gibi oldu. Olduğu yerde
uzun süre bekledi ve geri dönüp güçlükle yürümeye çalışan karıncaya baktı. Kaza
günü hissettiği acıyı yeniden hissetti, fakat bu kez suçlu kendisiydi. O yüzden
mahcuptu, acaba karıncadan bir kez daha özür dilesem beni affeder mi diye
düşündü. Sonra eğildi toprağa senden özür dilerim, bilerek yapmadım, hakkını
helal et dedi. Çocuk oradan ayrıldığında aklı hâlâ karıncadaydı. Acaba
yürümeye devam edebilmiş miydi Yaşayabilecek miydi Minik bedeni daha hangi
darbelere maruz kalacaktı
KISSADAN HİSSE
Kanuni Sultan Süleyman Topkapı sarayının etrafındaki
meyve ağaçlarına zarar veren karıncaları görünce zamanın şeyhülislamı Ebussud
Efendiye şöyle bir soru sormuş: Dırahtı ger sarmış olsa karınca. Zarar var mı
karıncayı kırınca Ebussud efendinin cevabı ise şöyle olmuştur: Yarın hakkın
huzuruna varınca Süleyman dan alır hakkını karınca
Allah ın adaleti yeryüzünde hayat bulan bütün canlıları
kuşatmakta ve onları koruma altına almaktadır. O yüzden sadece insanların değil
bizimle aynı ortamda yaşayan diğer canlıların da haklarını korumak zorundayız.