Çocuğunu İmam Hatiplere yazdıracak olanlara uyarı!

Abone Ol

Malum olduğu üzere 4 4 4 sistemi kanunlaşmış durumda.

CHPnin son bir can havli ile düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine taşıması ve Mahkemenin CHPnin başvuruyu reddi tünelin ucunu gösterdi...

Kademeli, kesintili yeni sistem gelecek eğitim-öğretim dönemine yetişecek...

Bu artık kesin...

Ancak şöyle bir sorun var;

Şu anda hangi okullar ortaokul, hangileri ilkokul, hangileri lise olacak bunun planlaması yapılmaktadır.

Buraya dikkat;

Bu planlama yapılırken çocuklarını İmam-Hatip Ortaokuluna göndermek isteyenlerin yetkili makamlara dilekçe vermesi gerekmektedir.

Bu ihmal edildiği takdirde, bölgenizde İmam-Hatip Ortaokullarının açılması ya çok gecikecek ya da çocuklarınızı çok uzaklara göndermek zorunda kalabilirsiniz..

Zira, Milli Eğitim yetkilileri bu başvuruya göre bir planlama yapacak..

Özellikle çocukları 4, 5, 6 ve 7. sınıfta okuyup da imam-hatip ortaokuluna göndermek isteyenlerin bu dilekçelerini ivedilikle il milli eğitim müdürlüklerine vermeleri gerekmektedir.

Ayasofyada en çarpıcı pankart!

Anadolu Gençlik Derneği İstanbulun Fethinin 559. yıldönümü dolayısıyla muhteşem bir eyleme imza attı...

Fetih Günü 1934 yılından bu yana kapısına kilit vurulmuş olarak mahzun mahzun bakan Ayasofyanın önünde öğle namazını eda etti.

Saadet lideri Prof. Mustafa Kamalakın da iştirak ettiği namazı AGD Genel Başkanı Salih Turhan kıldırdı..

Burada benim en çok dikkatimi çeken pankart şu oldu: "Ayasofyaya bilet ile değil, abdest ile girmek istiyoruz."

Çok zekice düşünülmüş/kurgulanmış bir pankart. Bravo...

Bu arada Alperenlerin de aynı gün Ayasofyada sabah namazı kıldığı notunu buraya düşelim...

Surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes/ Ey kahpe rüzgar, artık ne yandan esersen es misali Ayasofya konusunda yıllardır verilen mücadelenin sonucu çok yakın...

Ayasofya, tarihi misyonunu yeniden kazanarak, İstanbulun Fethinin vazgeçilmez şahâne/şahâser unsuru ve sembolü olarak kutsal makam ve mekandaki yerini alacaktır...

Buna en küçük bir şüphem yok..

Bu inat niçin

Habertürk TVde Murat Bardakçı ile Erhan Afyoncunun hazırlayıp sunduğu Tarihin Arka Odası programının bu haftaki konusu Fetih Gününe denk gelmesi hasebi ile Ayasofya idi..

Murat Bardakçıyı biliyorsunuz, merhum gazeteci-yazar İlhan Bardakçının oğlu... Fikirlerine katılırsınız ya da katılmazsınız.. Bardakçı, işini iyi yapmaya çalışan, fikri takip yeteneği olan bir gazeteci... İyi hatırlıyorum Şahbabayı (Sultan Vahidettin) yazdığında aralarında bir kısım üst düzey komutanların da bulunduğu bir kısım statükocu isimler müthiş rahatsız olmuştu... Yanlış hatırlamıyorsam kitabı yargıya da götürmüşlerdi..

Erhan Afyoncu da her ne kadar Muhteşem Yüzyıl dizisine bir dönem  danışmanlık yaptığı gerekçesi ile eleştirilse de Türkiyenin önde gelen tarihçilerinden... Afyoncunun özellikle Osmanlıca hakkındaki fikirlerini Milli Gazete sayfalarında okumuştunuz... Erhan bey son olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından, istifa eden Mümtazer Türkönenin yerine, Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu (ADTYK) üyeliğine atandı.

Neyse...

Programda her iki isim de Ayasofyanın tarihi misyonuna uygun olarak cami olmasını savundu. Murat Bardakçı, tarihi kaynaklardan örnekler de vererek Fatih Sultan Mehmetin Osmanlıca Vakfiyesini okudu... Metin çok açık; vakfiye şartlarını yerine getirmeyenleri açıkça lanetliyor Sultan Fatih...

Programda İnal Batunun kızı Pelin Batunun yerine istihdam edilen Selin Barlas anlamsız argümanlarla bir meydan savaşına girdi...

Neymiş, Ayasofyanın cami olmasına karşıymış...

Gitti Pelin, geldi Selin...

Mehmet Barlasın yeğeni ve Ayazağa Işık Lisesini bitimiş, Selin hanım... Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölümü mezunu olup aynı alanda master yapmayı planlıyormuş... Annesi Amerikan babası Türkmüş... Çok iyi derecede ingilizce bilmekteymiş... Hayvan ve doğa sevgisi ile tanınmakta olup liberal fikirleri ile dikkat çekmekteymiş...

Ayasofyanın cami olmasına karşı olabilir... Bugüne kadar birçoklarının karşı çıktığı gibi...

Selin hanım karşıyım, karşıyım.. diyene kadar programda hemen yanıbaşında oturan Erhan beyden yazılı kaynakları alıp bir göz atsa ya!

NOT:  Bugün 28 Mayıs 2012. Uyan da balığa gidelim... 2012 yılında yeni Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 4 ay yirmisekiz gün daha eksildi. Yeni sivil anayasanın yazımına nihayet başlandı, ilk cümleler ortaya çıktı... Ama takipçisiyiz...