Konya’da yaşayan bir kız çocuğu bir kişinin saldırısına maruz kalıyor. Çocuk etraftan yardım isteyince adam ortamdan uzaklaşıyor. Yaşadıklarına bir anlam veremeyen çocuğu sakinleştirmek kolay olmuyor. Sapık çok geçmeden yakalansa da, çocuğun örselenen duygularını onarmak zaman alacaktır.
Çocuklarımızın güvenliğini sağlamak müşkül hale geldi. Evimiz, sokağımız, mahallemiz bu sadist ruhlu insanların istilası altında. Gözümüzden dahi esirgediğimiz çocuklarımız, evlerimizin önünden kaçırılıyor. Uzmanlar, şiddet, tecavüz, gasp gibi suç faktörlerine karşı çok yönlü önlemler alıyor. Suçluyu rehabilite edecek merkezler kuruluyor, aile danışmanlık hizmetlerine öncelik veriliyor, çocukları korumak için önlemler alınıyor. Ama yapılan çalışmaların hiç biri kayda değer bir başarı gösteremiyor. Bütün bunlar konuyla ilgili çalışmalar yapan kurum ve kuruluşların manevi eksenli çözümler üretmelerinin gerekliliğini ortaya koyuyor.
Batı’nın kokuşmuş kültürünü içselleştirerek özünden uzaklaşan insanlar, hayatımız için tehdit oluşturmaya başlıyor. Zira epey zamandır, insan fıtratıyla uyuşmayan bu yoz kültür medya aracılığıyla bizim evlerimizde sergileniyor. Cinselliğin alabildiğince kışkırtıldığı bir toplumda fertler akla hayale gelmeyecek sapmaların, insanı dehşete düşürecek vahşetlerin müntesibi oluyorlar. Cinsel saldırıya maruz kalan mağdurların büyük bir kısmı dışlanma korkusu ile seslerini çıkarmıyor ve mağduriyetlerini gizli tutuyorlar. Medyada ünlü kişilerin hayatı üzerinden cinselliğe aşırı vurgu yapıyor. Çocuklarımız erken yaşlarda bu gayri ahlaki figürlerin etkisinde kalıyor.
Eğitim seminerlerimde evinde televizyon olmayan var mı diye sorduğumda, hanım kardeşlerimiz “evinizde kaç televizyon var diye sorsanız daha yerinde olur” diye cevap veriyorlar. Çocuklar bu gayri ahlakı programlarla, sizin verdikleriniz arasında kalıyor ve tercihi siz olmuyorsunuz. Elbette bu sapık ve hasta ruhlu insanlar, böyle bir aile ikliminde yetişiyor ve çocuklarımız için tehdit oluşturuyor.
Ülkemizde kaçırılan taciz edilen, öldürülen çocuk sayısı her geçen gün artıyor. Bu kötü niyetli insanların tuzağından kurtulmayı başaranlar ise yaşadıkları travmayı uzun süre atlatamıyorlar. Biz büyükler sürekli çocuklarımıza yüklenirken biraz da kendimize dönmeli ve nerede hata yapıyoruz diye sormalıyız. Aksi taktirde güven dolu bir ortam bırakamadığımız çocuklardan hangi cüretle iyi şeyler bekleyebiliriz