Çizer Salih Memecan ın, Eylemciler arası iş bölümü
karikatürü hem sosyal medyada, hem de yazılı ve görsel medyada çok tartışıldı.
Karikatürde; eylemi organize eden bir kişi önüne dizilmiş
gençlere talimat veriyor,
Sen taş atacaksın, sen molotof kokteyli, sen barikat
kuracaksın, sen de öleceksin. (Sabah)
Gezi olaylarını dört dörtlük bir espriyle oturtmuş ve
gündemi gayet net özetlemiş.
Ancak bu sıradan gibi görünen karikatür nasıl oldu da
birdenbire tartışılır hale geldi
Veya getirildi
Yoksa bu beklenen provoke edici taktiklerden biri miydi
Malum cenahtan eleştiri twit leri yağdı. Hem de
organizeli bir biçimde mesajlar birbiri ardına patladı.
Diyorlar ki:
-Nokta dergisinden çok eski arkadaşım olan Salih Memecan ı
İnsanlığın bittiği yer olarak niteleyebileceğim bu günkü karikatürü
kınıyorum. (Nurcan Akad)
-Salih Memecan houmor unu değil, insanlığını kaybetmiş.
(Armağan Çağlayan)
-Mesleki etiği bir yana, hadi onu zaten beklemiyoruz
İnsanlıktan ne ara çıktın (Serdar Akinan)
-Sen de böyle çizeceksin Salih. (Çiğdem Toker)
Çizer Salih Memecan ise eleştirilere şu açıklamayla cevap
verdi:
Bugünkü karikatür ile ilgili olarak gelen tepkilerin
farkındayım. Ben sadece genç birilerinin ölümü üzerinden siyaset ve prim
yapmanın aşağılık bir şey olduğunu dile getirmek istedim. Karikatürde bunu
eleştirdim diyor. (Medyatava)
Gençlerin üzerinden siyaset ve prim yapmak isteyenlere
verilen mizahi cevaba bile tahammül edemiyor malum çevreler
Bana kalırsa, gezi ciler yeni bir strateji geliştirerek
çizer Salih Memecan ı hedef gösteriyor.
Hâlbuki kendileri değil miydi, mizaha tahammül göstermek
gerek diye belli yerlere sitem eden...
Hani mizah; insanı gülmeye ve düşündürmeye sevk eden bir
silahtı
Kuşku yok ki, mizah yani karikatür hayal ve hislerin
ötesinde bir zekâ mahsulüdür.
Bir mizah adamı, hayal gücünden, olan bitenlerden,
tarihten ve çeşitli bilgi karışımından faydalanır ve mizahı bu duyguyla
harmanlar.
Hatta diyebiliriz ki, mizah aynı zamanda sosyal bir
ihtiyaçtır, öfke ve sıkıntıların dağıtılmasında emniyet supabı gibi bir işlev
görebilir.
Bu söylediklerimiz herkese, yani mizaha tahammül
gösteremeyen siyasetçiler için de geçerli.
Hâlbuki geçmişte siyasiler mizaha ve her türlü karikatüre
tahammül eder, hatta bir kısmı bizzat çizerinden karikatürünü ister ve evinin
duvarına asardı.
Karikatürü çizilmeyen politikacı olmaz. Ama siyasetçinin
özel hayatı da ihlal edilmemeli.
Her halükârda eski ve yeni siyasetçiler arasındaki tek
fark mizaha tahammül ile belirlenirdi.
Nerde o eski hoşgörü
Milli Çapkın ın Ölümü
Organizatör Süha Özgermi nin öldüğü haberini twitter dan
öğrendim. Sosyal medyanın bir faydası da bu olmalı, anında ve sıcağı sıcağına
haberi alıyorsunuz.
Adı milli çapkın a çıkmıştı.
Özgermi ye bu ismi veren ünlü magazin gazetecisi Ertuğrul
Akbay dı.
Cannes Film Festivali ne gittiğinde (1984) bir dönem
Dallas dizisinde rol alan bir aktristin odasından çıktığını gören Akbay,
fotoğraf çekerek ertesi gün manşetlere, Süha Özgermi milli çapkın olarak
ülkemizi başarıyla anlattı diye bir habere yer verir.
O gün bu gün bu ismi başarıyla üzerinde taşıdı(!)
Her fırsatta güzellik yarışmaları organize eden
Özgermi nin bu ülkeye ne gibi bir katkısı oldu acaba, bilen var mı
Efendim, Hülya Avşar mı
Geçin onu efendim, geçin.