İnsanımız ne kadar güzel ve iyi.
Otobüse biniyorsun bir bakıyorsun orta yaşlısı bile
kendinden büyük olana yer veriyor.
Otobüs kartında kontörü kalmadığını gelen sesten anlayan
yolcu mahcup halde iken hemen biri kartını uzatıyor ve basmasını istiyor.
Mahcup yolcu para çıkarıp vermede ısrar ederken yolcuya
yardım eden de parayı almamakta ısrar ediyor.
Otobüse binme ve inme esnasında çocuk arabasının inip
binmesine yardım için koşan gençlerimiz insanın dağ başında içine nefes alırken
daha çok alayım diye göğsünü şişirdiği gibi bu yardımsever gençler de insanın
şehirde göğsünü kabartıyor.
Metro giriş ve çıkışlarında, döner merdivenlere çıkarken
veya inerken gösterilen saygı uzaktan bakıp seyretmeye değer.
Dağ seyreder gibi, deniz seyreder gibi cıvıl cıvıl akan
saygı ırmağını seyretmek daha keyifli oluyor.
Keyifli bir yerden daha bahsedeyim size.
Herhangi bir gün veya Cumartesi veya Pazar günü Ortaköy
Mecidiye Camii ne gidin ve öğle namazını kıldıktan sonra caminin giriş kapısını
görecek şekilde bir masaya oturup bir şeyler içerken, camiye namaz kılmak için
girip çıkan Müslümanların kılık kıyafetine, erkeklerden küpelilere, onlarca
çeşit sakal şekillerine, saç modalarına, kadınlarımızdan tesettürlüsünden
açığına kadar çantasında tesettür kıyafeti taşıyıp namazını kılanlar ve dışarı
çıkınca Bunlar hangi mahallenin insanı dedirten bizim insanlarımızı keyifle
seyredin.
Bundan on altı yıl önce, 28 Şubatın en katı uygulandığı
yıllarda 29/09/2000 tarihli yazımda Beyazıt Camii ile Şişli Camii nin önünde
oturun ve öğleden ikindiye kadar öğle namazı kılmak için girip-çıkanların
tiplerine bakın da sizin tarafta sandıklarınızın da İslam tarafında olduğunu
görün anlamında bir yazı yazmıştım.
Ben de o günlerde İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin
sohbet isteği üzerine Beyazıt Camii nde olursa yaparım demiştim.
Perşembe günleri ikindi namazından sonra Merhum İsmail
Biçer, benim isteğim üzerine mutlaka o gün camide bulunur ve namazdan sonra bir
Aşri Şerif okur ve Fatiha dedikten sonra ben de bir saat sohbetimi yaparken
gördüm namaz kılmaya gelen tipleri.
İşte o zaman Asıl Azmaz Bal Kokmaz dedim.
Bu milletin gönül dünyasından İslam imanını çıkarmaya
güçleri yetmemiş diye sevindim.
Türkiye yi ve dünyayı gezen nadir insanlardan biriyimdir.
Sydney den Oslo ya, Beytüşşebap tan Edirne ye kadar gezdiğim
yerlerde çok güzel manzaralar gördüm ve keyif aldım ama bizim insanımızı
camide, otobüste, merdivende sergilediği saygıyı seyretmek kadar keyifli
değildir.
Yarın bir de bu gözle bakarak binin bakalım.
Mecidiye Camii nin önünden kalkan gemilerden birine
binerek bir saatlik Boğaz gezisi için on beş lirayı verdim ve bindim.
En üst kata çıktım. İki taraf da çok güzel görünüyordu.
Gökyüzünde güneş gülerken denizden gündüz yakamozu
halinde binlerce güneş, yaldırak olmuş güzlerimizi denize davet ediyor.
Yan tarafta bir gezi gemisi daha var ve en üst katında
pembe gelinlik giymiş bir gelin ve damat görünürken gemiden çok yüksek tonda
bir ses, Al-i Imran süresinin 193 üncü ayetini okuyor:
Manası: Rabbimiz, .İman ediniz diye bizi çağıran
Peygamberinin çağrısını duyduk ve biz hemen iman ettik Ayetlerini okuyor ve
Boğazın her iki tarafı da dinleyebiliyordu.
Boğaz ve manzarasını yaratan Allah, gökyüzünde gülümseyen
güneşi ısıtan ve ışıtan Allah, ılgıt ılgıt esen rüzgârı estiren Allah,
kulaklardan gönüllere akan sesleri duyuran Allah, bütün bunlardan keyif
alan organları yaratıp yöneten Allah.
Ben daha ne isteyeyim ki