16 yaşındayken bir iş yerinde çırak pozisyonuyla işe başlayan bir vatandaşın, geçmiş dönemdeki fiili çalışmalarının sigorta başlangıcı olarak sayılması talebiyle açtığı dava Yargıtay'a taşındı. Milyonlarca kişinin heyecanla takip ettiği staj ve çıraklık mağdurları son dakika gelişmeleri, mahkemelerin "öğrenci-işçi" ayrımında ezber bozan bir kritere imza attığını gösteriyor. İlk derece mahkemesinin çırağın salt öğrenci sayılamayacağına hükmetmesinin ardından Yargıtay, araştırmanın daha da derinleştirilmesi yönünde karar vererek yüz binlerce kişiye yeni bir hukuki yol haritası çizdi.
Yargıtay'ın ezber bozan kararı: Hizmet tespit davası stajyer çıraklık yargıtay kararı neleri kapsıyor?
Davanın arka planı incelendiğinde, davacı vatandaşın o dönemde sadece teorik veya pratik eğitim almadığı, diğer kadrolu işçiler gibi doğrudan fabrikadaki üretim süreçlerinde aktif rol üstlendiği iddia edildi. Tarafları ve şahitleri dinleyen yerel mahkeme, sunulan somut kanıtlar ışığında kişinin eğitim sınırlarını aştığına ve doğrudan uzun vadeli sigorta kolları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Yargıtay'ın dosyayı eksiklerin giderilmesi için bozması ise bu tür davalarda inceleme standartlarının ne kadar yükseldiğini kanıtladı. Sosyal güvenlik uzmanları, hizmet tespit davası stajyer çıraklık yargıtay kararı sonrasında adliyelerde bu tür davaların sayısında %35,0 oranında dramatik bir artış yaşanacağını öngörüyor.
Zaman aşımı engeli kalkıyor mu: Çıraklık hizmet tespiti davası 5 yıllık hak düşürücü süre kuralı
Hizmet tespit davalarının önündeki en büyük yasal bariyerlerden biri olan zaman aşımı konusunda da çok kritik bir detay ortaya çıktı. Hukukçuların paylaştığı bilgilere göre, çıraklık hizmet tespiti davası 5 yıllık hak düşürücü süre kuralı, aynı iş yerinde kesintisiz çalışmayı sürdüren veya çalışması blok halinde devam edenler için uygulanmıyor. Bu durum, geçmişte çıraklık adı altında sömürülen ve fiilen işçilik yapan bireylerin mahkemelerdeki elini ciddi oranda güçlendiriyor.