Dünya ağır bir sınavdan geçmekte.
Bütün coğrafyalarda bir ahlâk savaşı verilmekte. Hollywood’daki yönetmenin yüzlerce aktrise tecavüzü, öyle çok infial uyandırmadı.
Hâlâ işgalci ordular gittikleri coğrafyaların masum halkına tecavüz etmekte; o ülkeler, ordularının yaptığı bu vahşeti savaş suçu görmemekte.
Her yerde çocuklar öğretmeni, hastalar doktoru tarafında istismara uğrayabilmekte.
82 yaşında dede, köpeğe tecavüz aşamasında iken yakalandı.
Aile içerisinde ensest ilişkiler ayyuka çıkmış. Evladını bile kurban seçebilen babalarla toplumun morali bozuk.
Önceki gün televizyonculuk başarısı gösteren hırslı sunucu, bir gencin hayatını kâbusa döndürdü; “Babası dayısı çıktı” diye afişe ettiğinde, başı göğe mi erdi, RTÜK de o rezalete göz yumdu.
Modern zamanlar ne yazık ki bir bataklık kurdu.
İnternetin zararlı etkileri daha uzun zaman sürecek gibi. İnsanlar en sapık konulara, çocuk pornolarına ulaşabileceği bir modern dünya cehenneminde.
Ayetlerin konuşulduğu dini programda hoca efendi; kadınları aşağılayıp en rezil gözlüğü ile topluma takdim edebilmekte. Herhalde çok değil çeyrek yüzyıl önce biri dese katiyen inanamazdık bu vahim haberlere.
Toplumu kasıp kavuran illet için adeta bir savaş planı gibi, Çankaya’da Cumhurbaşkanlığı başkanlığında ilgili bakanlıklar toplandı. Toplantıya Adalet Bakanı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Eğitim Bakanı ve Sağlık Bakanı katıldı.
Toplantıda, cinsel istismar konusunun eğitim müfredatında nasıl işlenebileceği, medyanın cinsel istismar olayları hakkında nasıl bir dil kullanması gerektiği, kamu spotlarıyla toplumun bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Kimyasal hadım, istismar suçundan hüküm giyenlere tahliye sonrası elektronik kelepçe takılması gündeme geldi.
Bataklığın kurutulması için toplumun yeni baştan dizayn edilmesi gerekmekte.
Caydırıcı kat’i cezalar şart, bu da idam.
Çünkü bu ağır suçlara cezaların hafif geldiği haberlere yansımakta;
“8 yaşındaki öğrencisini taciz eden öğretmene iyi hal indirimi uygulandı.”
Mahkemelerin, öğretmenliğin saygın bir meslek oluşu hatırına, takım elbise giydi diye indirim yapması vicdanları yaralamakta.
Adaletin terazisinin hiç de hakça tartmadığını geçmişte o kadar yaşadık ki, koca koca adamlar küçük çocuklara yaptıkları vahşeti, “rızası vardı, ruh sağlığı bozulmadı” gibi gerekçelerle, cezalarına indirim uygulatabildiler.
Sadece bakanlar değil toplumun bütün mensupları bir seferberliğe girişip cemiyetin ıslahı ve ahlaklı bir modele ulaşabilme adına topyekûn hareket edilmelidir. Medya, eline diline hâkim olup uygunsuz fotoğraflar, filmler ile topluma fesat vermemeli.
Halk, kadın erkek adaba uygun davranış ve giyim üzerine olmalı. İnternette kötü sitelere erişim engellenmeli.
Ailede sıkı bir denetim, “saldım çayıra, Mevla’m kayıra” demeyip çocuklar başıboş, sahipsiz, eğitimsiz bırakılmamalı.
Aileler, televizyon önünde harcadıkları vakti çocuklarına kaydırıp, onlarla konuşmalı, onları dinlemeli, güzel öğütlerle güvenli bir kale olduklarını her daim gösterebilmelidirler.
Ebeveyn olarak genç kızımızın olduğu gibi delikanlımızın da namusunu koruması hususu üzerinde titizlikle durulmalı, evlatları ahlâk üzere yetiştirmeye büyük ehemmiyet verilmelidir. Bir ahlâk seferberliği herkese çok iyi gelecek, nesillerin tertemiz yetiştirilmesi, geleceğe en büyük yatırım olacaktır.