Kendisine lider denilmesini isteyen Libya‘nın yöneticisi Muammer Kaddafi bugünlerde en çok konuşulan isim. Kendi ideolojisini benimsetmek uğruna yıllarca ezdiği ülke halkını şimdi, Libya topraklarını sömüren Batılılar kurtarmak için can atıyor. ‘Libya‘nın Kaddafi‘si kitabı Kaddafi‘nin kişisel özelliklerini ve ülkesi için yaptığı olumlu-olumsuz çalışmaları anlatıyor.
Dünya tam bir hengâmenin içerisinde, depremler, savaşlar ve halk devrimleri dünya gündemini sürekli sıcak tutuyor. Özellikle de Ortadoğu‘da ve Afrika‘da başlatılan ayaklanmalar, yıllardır ülkelerinde iyi ya da kötü hüküm süren liderleri alaşağı etti. Önce Tunus, ardından Mısır istemedikleri liderlerine yıllarca katlandıktan sonra onları devirdi. Şimdi de Libya halkı sözde destekçileri Batılı ülkelerle birlikte liderini devirmeye çalışıyor. Libya‘yı 1969 yılından beri yöneten Muammer Kaddafi ise teslim olmaya niyetli değil. Tunus‘un Lideri Bin Ali, ardından zor da olsa Hüsnü Mübarek‘i deviren halklar Kaddafi‘de ne kadar başarılı olacak bilinmez ama bir gerçek var Kaddafi yaşamıyla, tavırlarıyla, dini yaşantısıyla, yönetim şekliyle ve halkına karşı tutumuyla hep diğer liderlerden farklı oldu. Bunun için de onun hayatını yakından bir kere göz atmak gerekir. Kaknüs Yayınları‘ndan çıkan Mansur Ömer el-Kihya‘nın Libya‘nın Kaddafi‘si kitabı da bunun için oldukça iyi bir kaynak. Libya doğumlu ve yaşamının büyük kısmını burada geçiren yazar kaynaklarlarla birlikte objektif bir Kaddafi portresi çıkarmaya çalışmış. Kitabı tercüme eden ise Saadet Yıldız İnal.
Petrole hücum
Petrolün çıkmasıyla birlikte ani zenginlik, ülkenin siyasi ve ekonomik sistemini derinden etkiledi. Petrolün getirdiği zenginlik izolasyonu ortadan kaldırmıştı.1960‘ların ortalarına kadar Libya‘nın iki başkenti vardı. Devrim öncesinde hükümet, bu kentlerden birini başkent olarak seçtiğinde karşılaşacağı sonuçlardan çekindiği için Trablus‘u kış, Bingazi‘yi de yaz başkenti yaptı. Libya petrolün bulunmasıyla birlikte bir anda arı kovanına döndü. Büyük küçük birçok şirket buraya akın etti. Hükümetin de yardımıyla batılı devletler bunu iyi sömürüyordu. Özellikle de Libya, Avrupa Limanlarına yakındı ve fazla arıtım gerektirmeyen, sülfürü düşük petrol rezervine sahipti. En önemlisi de har hangi bir acil durumda Batılı askerler müdahale edebilecek durumdaydı.
Libya‘yı Mısır yapmak istedi
Biz daha çok devrimle birlikte Libya‘nın yöneticisi unvanını alan Kaddafi üzerinden yürüyelim. Kaddafi 1951‘da bağımsızlığını kazanan ve ilk kralı olan 1. İdris‘i 1969 Eylülünde "Özgür Subaylar Hareketi" adlı gizli örgütle birlikte düzenlediği askerî darbeyle tahttan indirdi. Teorilerini 16 Nisan 1973‘te Zaviye Şehrinde yaptığı konuşmada Libya‘daki kültürel devrimi başlatacak olan 5 programla açıkladı. Bu programlara karşı çıkanı tutuklattı ve hapislere attı. ABD ve Batı ülkelerine katı bir tutum sergiledi. Bununla da yetinmeyip İngiltere ve ABD‘nin Libya‘daki üslerini kapattı. Hâlbuki ülkesinde faaliyet gösteren şirketlerin çoğu ABD‘li ya da Batılı şirketlerdi. Bunların çoğunu da kendisi çağırmıştı. Kaddafi‘nin en büyük özelliklerinden biri de tutarsız tavırlarıydı. Yöneticileri değiştikçe ülkelerle arasında bağlantı da aynı yönde değişiyordu. Zaman zaman ABD‘ye yakınlaşıyor zaman zaman da batılı ülkelerle işbirliği yapıyordu. 1981 yılındı Ronald Reagan ABD‘nin başına geçmesiyle işler hepten tersine döndü. Reagan Libya‘yı teröristleri destekleyen bir ülke olduğunu söyledi ve tüm ülkeleri bu yönde ikna etti. Kaddafi Batılılara göre hem ucube hem de en tehlikeli adam haline gelmişti.
Halkı birbirine kırdırıyor
Libya‘da toplum, bir balon içine koyulmuş ve sürekli çalkalanarak hareket halinde tutulan bir sıvı gibidir. Ancak bu sıvının asla balonu patlatacak kadar enerji kazanmasına izin verilmez. General Kaddafi, ülkedeki kaosu idare etmekte ve ona yön vermekte ustalaşmıştı. Libya‘da baba oğla, işçi işverene, ev sahibi kiracıya, esnaf müşteriye, öğrenci öğretmene, kadın erkeğe, fakir zengine düşman hale getirildi. Bunları fırsat bilerek ülke yönetiminde sözü geçen yerlere ve kamu kuruluşlarının tepelerine kendi adamlarını ve akrabalarını yerleştirdi.
Rejimi onsuz ne kadar sürer
Günümüze gelinene kadar Kaddafi birçok ülkeyle hem dost hem de düşman oldu. ABD, Rusya, Avrupa, çevresindeki Afrika ülkeleri ve Arap devletleriyle sürekli bir didişme halinde oldu. Kaddafi, daha önce sert bir şekilde susturduğu halkını yıldırmak için nasıl bir politika izleyecek önümüzdeki günlerde göreceğiz.
İtalya Libya‘yı her alanda sömürdü
Libya‘nın Kaddafi‘si kitabı oldukça ilginç ayrıntılara değiniyor. Kaddafi‘nin bir darbeyi yönlendirerek cumhuriyetini kurması ve sonrasında başlayan karmaşık bir dönem. Zaman zaman Libya‘nın eski tarihine de giden yazar, şimdiki tarihiyle kıyaslamalar da yapıyor. Mesela sömürge dönemindeki Libya için şu ifadelere yer veriyor: "Sömürge dönemi ve 2. Dünya Savaşı, ülkedeki bütün tarım ve yarı sanayi üretimini durdurdu. Sömürgecilik Libya için çok yıpratıcı oldu. Özellikle de İtalya bu toprakları ve halkını fazlasıyla sömürdü.