Çileler tarihi

Abone Ol

Darbeciler, Müslüman Kardeşleri çaplarına uyduramayınca

ve ehlileştiremeyince kapatma kararı aldılar. Müslüman Kardeşlerin kırılır ama

esnetilemez olduğunu gördüler. Öldürdüler, içeri tıktılar ama kesinlikle

iradelerini kıramadılar. Müslüman Kardeşler çelikten bir irade kuşanmış

durumda. Pazarlıksız tavırlarını ve güçlerini haktan alıyorlar. Daha önce

radikal safta olanlar ise yolda esnemeye başladılar. Hatta Müslüman Kardeşleri

esneklikle suçlayanlar onların celadet ve salabetleri karşısında bu defa onları

katı olmakla suçlamaya başladılar. Yumuşak olmalarını ve ağırdan almalarını

istediler. Halbuki, yumuşak atın çiftesi sert olur derler. Davranışların

yerini ve zamanını doğru tayin etmek gerekir. Vakti saatine isabet eden

davranış belirleyici olur. Bundan dolayı her şeyin bir vakti merhunu var

derler. Bir hadiste şöyle denmiştir: İnne hazade ddine metinun feevgil fihi

birifkin feinnel menbette la zahran ebka vela erdan kata. Bu din metindir ona

rıfkla yani yumuşak bir şekilde dal, yaklaş. Zira acul deve ne sırt bırakmış ne

de yol kat etmiştir. Acele gidenler amaçlarına eremezler. Vaktinden önce öten

horozu keserler. Olmadan evvel bir şey murat edenler mahrumiyetle

cezalandırılırlar. Bununla birlikte bir şeye azmettiğinde artık Allah a tevekkül

et ve davran ayetin ışığında da vakit olgunlaştığında harekete geçmek lazım.

Kıvamı bayatlatmamak lazım. Önemli olan iş başa düştüğünde geri çekilmemek ve

kaçmamaktır. 25 Ocak Devrimiyle ilgili Müslüman Kardeşler sürekli suçlanmış ve

devrime geç katılmak ve hatta devrimi çalmakla suçlamışlardır. Şimdi yük

bütünüyle omuzlarına düşmüştür. Tatlı su devrimcileri öteye beriye

kaçışmışlardır. Bu da ibret-i alem bir husustur.

*

Müslüman Kardeşler yeni bir kapatma süreciyle karşı

karşıyalar. Darbe Başbakanı Hazım Biblavi daha önce kapatma yönündeki imaları

yalanlayarak kargaşa döneminde böyle tehlikeli kararlar almanın yanlışlığına

işaret etmişti. Lakin artık darbecilerle Müslüman Kardeşler arasına kan davası

girdiğinden ve ilişkilere nefret iklimi hâkim olduğundan uzlaşma noktası

kaçırılmıştır. AB temsilcileri vesair arabulucular, aradaki mesafe

kapatılamayacak kadar geniş olduğundan sahneden çekilmişlerdir. Bununla

birlikte, darbeciler sürekli olarak basın yoluyla sanki darbecilerle Müslüman

Kardeşler arasında bir müzakere ortamı varmış havasını yayıyorlar. Böylece

direnci kırmayı tasarlıyorlar. Muhammed Ali Bişr bütün bunları yalanlamış ve bu

yalanları yayanları da mahkemeye vermekle tehdit etmiştir. Müslüman Kardeşler

hareketi Filistin meselesiyle bağlantılı olarak 1948 yılında kapatıldı. Hasan

el Benna 1949 yılında 12 Şubat günü şehit edildi. Kardeşler, 1952 devriminden

itibaren de facto bir biçimde 1954 yılına kadar serbest çalıştı. 1954 yılında

Nasır a düzmece bir suikast düzenlenmesinden sonra Müslüman Kardeşler sadece

kapatılmakla kalmadı aynı zamanda yeni bir çile dönemine girdiler. 1954 ile

1966 yıllarında Nasır üst düzey 9 İhvan üyesini idam etti. Böylece hareketi

felç etti.

*

Şimdi 1948 ve 1954 senaryosu yeniden üretiliyor. İçişleri

Bakanı Muhammed İbrahim e yönelik başarısız suikast girişimi kapatılma

davasının öncesine rdenk geldi. Bu yönüyle 1954 yılındaki Nasır a yönelik

suikast teşebbüsünü hatırlatıyor. Belki kapatma davası iki hususa istinat

edecek. Bunlardan birincisi, yabancılarla, dışarıyla gizli bağlantı kurmak

(tahabur). ikincisi de silah bulundurmak ve kullanmak. Aslında yabancılarla

gizli ilişki ve temas suçundan darbeciler yargılanmalı. CIA İstasyon Şefi Paul

Henze, Kenan Evren darbe yapınca Carter a darbeyi bizim çocuklar yaptı diye brifing

vermiştir. The Week dergisi de Washington ın Kahire deki adamı Sisi nin sadece

darbe değil aynı zamanda katliam yaptığını da yazıyor. Müslüman Kardeşlerin

silah kullanması ise basmakalıp suçlamadır. Herkes biliyor ki Müslüman

Kardeşler Hasan el Benna nın şahadetinden sonra yani kabaca, 1950 den sonra

kesinlikle silaha başvurmamıştır. Mısır ı bilen herkes bunu bilir. Ayrıca

Mısırlı bir diplomatın yazdığı gibi, ABD nin siyasi kamusunda ve sözlüğünde

İsrailli liderler ABD nin dostu ve Arap liderler ise uşağı olarak tanımlanır ve

tarif edilir. Sisi de öyledir. Müslüman Kardeşler yeni bir çile süreciyle karşı

karşıya. Aslanlar gibi dik duruyorlar. Allah gazalarını mübarek etsin ve fecri

sadıklarını yakın etsin.