“Cihada çıkıyorum; Beni uğurla!”

Abone Ol

ULVİ davasında son nefesine kadar sebat etmekte; bütün benliğiyle tebliğ ve davet görevi yapmakta; işportacılıkla başladığı ticari çalışmasını başarıya ulaştırmakta; varlığını Hz. Ebubekirvari bir cömertlikle dağıtmakta öne çıkan bir insan! Antalyalı Sedat Cengiz!.. Bu seçkin kardeşim hakkında araştırmacılar çalışmalı; hakkında kitaplar yazılmalı; hayatı ve mücadelesi filmlere konu olmalıdır. Güzel örnekler öylesine azaldı ki!

2022’nin son günü, iyiliğe davet çalışmasında ara verilince, abdest alırken kriz sonucu Hakk’a kavuştu. 1960’ta Anamur’un bir köyünde doğdu. İlçeden köyüne gazoz getirip satmakla ticarete başladı. Kitapçılık, fotoğrafçılık yaptı. İmam Hatip Lisesi’nde okurken kırtasiye dükkânı açtı. 7 sene seyyar anahtarcılık yaptı. Hanımının altınlarını satarak birkaç küçük dükkân açtı. Başlarına güvenilir insanlar koydu.

Toptancılığa başladığı günlerde bir müşterisi külliyetli mal almıştı. İşleri kötü gidip ödeyemeyince, aldıklarını iade etmek istedi. Sedat Bey “Peki!” dedi. Malların ambalajı bozulduğu için toptan satılamazdı. Bir elemanını görevlendirerek, işlek bir yerde bunları, “Ne alırsan 1 lira, 2 lira” yöntemiyle satışa sundu. Müşteri bunları, kapışırcasına satın alıyordu. Dükkânından yenilerini gönderdi. “Tahtakale Ucuzluk Pazarı” böyle doğdu.

Atalarımız; “Geri gelen malda hayır vardır” derler ya! Bu gerçek Sedat Cengiz’in ticari hayatının dönüm noktası oldu. Olay, girişimci iş adamı olmasını tetikledi. Antalya’da Tahtakale Spot zincir marketlerin yolunu açtı.

SAMİMİ DAVA ADAMI

SEDAT Cengiz, daha çocukluğunda gençlik çalışmalarına ilgi duydu. MTTB çalışmalarına katıldı. Erbakan Hoca’nın siyasi hayata başlamasıyla birlikte Millî Görüş hareketini benimsedi. Erbakan’ı lider, Millî Görüş hareketini hayat tarzı olarak seçti. Çalışmaları cihat olarak gördü. Verilen görevleri canla, başla yerine getirdi. 3 dönemdir Genel İdare Kurulu (GİK) üyeliği yapıyordu.

Saadet Partisi, son aylarda, ilçe ve köyleriyle birlikte illere ziyaretler düzenliyor. Sedat Cengiz, Isparta ilinde görevlendirilmişti. Sabah vakti, onları çalışmaya beraber katılacakları GİK Üyesi Hasan Gürdal, GİK üyesi arkadaşı Galip Akın’la birlikte evlerinden aldı. Hasan Gürdal anlatıyor: “Isparta’ya yola çıkmadan önce oğlu Üsame’yi aradı. ‘Oğlum, cihada çıkıyorum; beni uğurlamayacak mısın?’ dedi. Sonra yola çıktık.”

Genel Merkez adına programı koordine eden YİK Üyesi Hüseyin Hacıabdullahoğlu 4 ayrı ekip oluşturdu. Ekipler görev yerlerine dağıldılar. Sedat Cengiz, Gelendost ilçesinde çalıştı. İki ayrı köyde geniş topluluklarla buluştu. Miting gibi programlar yaptı. Büyük ilgi gördü. Bağlı köyüne öğle namazı için geldiler. Kollarını sıvayıp abdest almaya başlayacağı anda kriz geldi. Yığıldı. Gelendost ve Eğirdir’de iki kere kalp masajıyla hayata döndürüldü. Isparta’ya ulaştırıldığında ölüm gerçekleşmişti.
Hüseyin Hacıabdullahoğlu, onu dava adamı olarak tanıdığını; Allah’ın rızasını arzuladığını anlattı: “Ispartalı gençler onun şehirlerinde bulunduğunu duymuşlar. Yanımıza gelerek plâket verdiler. Gençlerden aldığı son plâketin ‘kurtuluş vesikası’ olacağına inanıyorum.”

SONU ŞEHADET OLDU

SEDAT Cengiz’in en güçlü yönü tebliğ ve davetçiliğidir. Hiç boş vakit geçirmezdi. Adeta bütün hücreleriyle konuşurdu. Bulunduğu yer ilim meclisine dönerdi. Ankara toplantıları sonrası Afyon’a kadar arabasıyla beraber giderdik. Medrese atmosferinde yolculuk ederdik.

Zenginliğinin hakkını verdi. Millî Görüşçü kuruluşları, STK’ları, fakirleri, garipleri gözetti. Hz. Ebubekir’i (r.a.) örnek alarak dağıttı. Parası, nice ihtiyaç sahibine yetecek kadar bereketliydi. Yurt benzeri nice eserler kazandırdı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Sedat Cengiz’in partisinin bütün çalışmalarındaki büyük gayretini anlattı: “İnandığı gibi yaşadı; İslam’ı yaşarken Hakk’a kavuştu. Millî Görüşçüler, inandıkları yolda yürürler; bu yolda ölürlerse şehit olurlar.”

Erbakan Hoca, “Niyeti cihat olanın, akıbeti şehadet olur” derdi. Galip Akın, “Evden cihat niyetiyle çıktığını, şehit olduğuna inandığını” anlattı.

Sedat Cengiz, cihadın bütün şartlarını yerine getirdi. Genel Merkezi’ne ve teşkilâtına bağlıydı. “Baş başa bağlı…” prensibiyle çalıştı. Eksiklikleri çekinmeden söylerdi. İlçe, mahalle, köy… Her yerdeki göreve koşarak giderdi. Cihadı bozan “tefrika”dan uzak durdu. Güzel bir imtihan verdi. Ömrünü davası uğrunda tamamladı. Hepimizi imrendirdi!

“Mücahitler at sırtında ölür”dü. Nasıl çalışılacağını Millî Görüşçülere gösterdi. Saadet Partisi Antalya Muratpaşa İlçe Başkanı Uğur Kocabey, şu dörtlüğü yazdı: “Ömrü nasıl geçti, sorarsan eğer, / Tevhidi dilinde söz buldu deyin. / Tüm derdi, çabası tebliğmiş meğer, / Hak yolda olmaktan haz buldu deyin!” Allah derecesini yükseltsin!