Ciddiyetin Cenazesi

Abone Ol

Filistin’de Müslümanlar ölürken Türkiye’de Müslümanlar ne yapıyor? ABD büyükelçiliğini Kudüs’e taşırken Türkiye’de devleti yönetenler nasıl bir adım attı? Ülkemizde Filistin meselesi kimsenin umurunda değil. Devleti yönetenler de Müslümanlar da ‘mış’ gibi yapıyor. Daha açık ifadeyle orada Müslümanlar ölürken burada Müslümanlar gösteri peşinde! Filistin meselesiyle ilgilenenler -ki ilgilenen kimse yok da ilgileniyormuş gibi yapanlar çok- kendilerini gösterme derdinde.

Türkiye’yi yönetenler Kudüs meselesiyle buradan ne kadar oy çıkar düzeyinde ilgileniyor. Diğer politikacılar da onlardan farklı değil. Filistin’de Müslümanlar ölüyor Türkiye’yi yönetenler sadece kınıyor. Bir de şiddetli kınıyorlar. Ateş düştüğü yeri yakar misali ateşin düştüğü yer düştüğüyle kalıyor. İnsanlar can veriyor bizimkiler kınama veriyor. Hangisi gerçek? Can verenin canı mı kınama verenin kınaması mı? İsrail’i şiddetli bir şekilde kınıyoruz! Bakın söyledikleri cümleyi buraya yazdım İsrail’e bir şey oldu mu, olmadı olmaz da! Siyasilerimiz İsrail’in yaptığı katliam sonucu sabahtan akşama kadar üzülsünler, sabahtan akşama kadar kınasınlar İsrail’e bir şey olur mu, olmaz olmuyor. Hatta İsrail başbakanı ‘tavuk dansı’ yapıyor Türkiye’deki internet haber siteleri bunu haber diye yayımlıyor. Bunun neresi haber! Habercilik düzeyi bu kadar pespaye olunca haber olmaması gereken haber oluyor. Buradan şu anlaşılıyor; o ‘olayı’ haber diye yayımlayanların İsrail’le organik bağı yoksa, gizli Yahudi değillerse değer diye bir şeyden haberleri yok. Türkiye’nin İsrail konusundaki ciddiyeti ‘tavuk dansı’ kadardır.

ABD büyükelçiliğini Kudüs’e taşıdığı gün Türkiye’yi yönetenler taşıma kararı ve işini yok hükmünde dediler. Eğer resmi olarak yok hükmünde kararı alınmışsa hiç yoktan bu bile bir şeydir ama hayır yok hükmünde kararı sadece söyleniyor resmen uygulanmıyor. Çünkü uygulansa “yok hükmünde” olması hukuki olarak ciddi bir adımdır. Bunu bile yalan söylüyorlar. Yine İsrail’in Ankara büyükelçisi gönderildi. Ama merak etmeyin üç ay sonra geri döner. Adamlar kendilerine o kadar güveniyor ki büyükelçi tarifeli uçakla arama taramadan geçerek gidiyor. Bir Allah’ın kulu da bu necidir demiyor. Bu katil devletin görevlisi deyip en azından bir hakaret bile eden olmadı. Misafirperverlikle alakası yok bunun, bilinçsizlikle alakalıdır. Şu da var; belki de İsrail Türkiye’de halkı kışkırtmak için büyükelçinin VIP değil de tarifeli uçakla gelmesini istedi. Büyükelçiye küçük bir hakaret etsinler de dünyaya bakın bakın Türkler bize sövüyorlar diye ağlayalım deyip katliamlarını hızlandırmak için belki de böyle Yahudice bir yolu düşündüler. Türkiye’de Kudüs mevzusu kimsenin umurunda olmadığı için adam normal bir vatandaş gibi çekti gitti. Büyük ihtimal üç ay sonra geri döneceğini o da biliyor!

Türkiye’de mason bir iktidar varken Kudüs İsrail’in başkenti ilan edilmemişti. Yani Demirel döneminde yapamadılar bunu. Türkiye’de sol iktidar yani Ecevit döneminde Kudüs İsrail’in başkenti yapılamadı. Peki, ne zaman yapıldı? Türkiye’de İslamcı bir iktidar olduğu dönemde Kudüs İsrail’in başkenti yapıldı. Yani AK Parti iktidardayken Kudüs İsrail’in başkenti yapıldı. Bu, acı değil mi? Acı değilse demek ki İslamcılıkla Siyonizm’in göbek bağı var!

Bir de şu var; Türkiye’de 2000’li yıllara kadar her şehirde o şehre özgü sebze yetişirdi. AK Parti iktidarı döneminde İsrail’den tohum ithali artınca bu bitti. Türkiye’nin İsrail’den ithal ettiği tohumlar genetiği değiştirilmiş tohumlardır. Hükümet İsrail’den tohum ithal etmeyi durdursa bu bile Kudüs için büyük bir adım olur! İsrail’e karşı protesto gösterisi düzenlemek İsrail’in işine geliyor. Gazı alınmış Müslümanlar meydanlardan hiçbir şey yapmadan sanki çok şey yapmış gibi vicdan rahatlatıp evlerine dönüyorlar.

Belki de İsrail tohumlarıyla gösteriler arasında bir bağ vardır!