Ana muhalefet partisinde sular bir türlü durulmuyor. Mahkemenin verdiği o kritik "mutlak butlan" kararının ardından koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden gelen son açıklamalar, Ankara kulislerine adeta bomba gibi düştü. Parti içindeki güç savaşı artık geri dönülemez bir noktaya evrilirken, milyonlarca seçmen yaşanan bu karmaşayı endişeyle takip ediyor.
DİSİPLİN SOPASI MI GÖSTERİLİYOR?
Kılıçdaroğlu'nun CHP Sözcüsü olarak atadığı Müslim Sarı, Cumhuriyet gazetesine verdiği mülakatta sürece dair çok net mesajlar verdi. Sarı, Kılıçdaroğlu'na yönelik "Sarayla iş birliği yaptı" ve "hain" şeklindeki ithamlara sert tepki gösterirken, parti içinde disiplin sürecinin başlayabileceği vurgulandı. Sarı'nın ağzından dökülen "Böyle bir yaklaşım olabilir mi, 'hain Kılıçdaroğlu' denebilir mi? Arkadaşlarımız kendine çeki düzen vermeli. Biz bir müddet sonra disiplin sürecini başlatmak zorunda kalacağız." sözleri dikkat çekti.
Tokat milletvekili Kadim Durmaz'a gösterilen tepkilerin köpürtüldüğünü savunan Sarı, perde arkasında kendilerine verilen desteği de anlattı. Sarı, "Ben Kadim Bey ile konuştum, o kadar abartılı toplumsal linç yok. Tam tersi bir algı üretme söz konusu. Bir tepki var, bunu görüyoruz, 'yok' demek doğru olmaz." dedi ve ekledi:
"Türkiye’nin toplumsal refleksleri açısından baktığımızda güçlü bir tepki, zayıf değil neticede. Ama bir yandan da 'Şöyle bir tepki var, böyle bir algı var' diye de müthiş bir köpürtme var. 50’ye yakın il başkanı, 100’e yakın belediye başkanı 'Yanınızdayız' diye bizi aradı. Ama yukarıdan gelen baskılara seslerini çıkaramıyorlar. Bizim kanallarımıza yansıdığı gibi bir tepki yok, bu her geçen gün kırılıyor, kırılacak. Neticede biz 'Kurultay yapmayalım, bu işin üzerine oturduk' anlayışında değiliz."
KURULTAY MASADAN KALKTI
Sarı, muhaliflerin talep ettiği olağanüstü kurultayın hukuken imkansız olduğu gerçeğinin altını çizdi. Kılıçdaroğlu istese bile bu kurultayın yapılamayacağı ifade edildi. Sözcü Sarı, durumu şu sözlerle kaydetti:
"Kurultay yapamıyoruz, hukuken imkânsız. Arkadaşlarımızın derdi kurultay değil, kurultay yapılamayacağını onlar da biliyor. Onların derdi partiyi ayrıştırmak, zorlamak ve parti kurmak. Şu anda genel başkan Kılıçdaroğlu, “Kurultaya gidiyoruz” dese yapamaz. Açık hukuki bir durum var. Biz aynı partinin insanlarıyız. Nasıl bir yol bulacağız, bu cendereden nasıl çıkacağız, gelin beraber yol haritasını konuşalım"
ÖZGÜR ÖZEL GÖREVDEN ALINIYOR MU?
Gözlerin çevrildiği salı günkü Meclis mesaisi için de net konuşan Sarı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun o kürsüye çıkacağını bildirdi. Özgür Özel'in grup başkanlığı seçiminin usulsüz olduğunu savunan Sarı, kararın iptal edileceğinin sinyalini vererek, "Kemal Bey gelecek ve grup toplantısı yapacak. Özgür Bey de gelsin yönetsin, arkasında dursun" ifadelerini kullandı. İptal gerekçesi ise şu sözlerle aktarıldı:
"Muhtemelen iptal edilecek. Çünkü seçim usulsüz. Kaç gün önce, hangi gündemle duyurdun? Her şeyin bir usulü, şekli var. Ayrıca genel başkanın bilgisi dahilinde olmayan bir seçim yapılabilir mi, grup başkanı genel başkana bağlı olarak çalışılır. 'Ben yaptım oldu' deyince olur mu?"
Öte yandan parti içindeki belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalar hakkında kendi iç mekanizmalarını kuracakları vurgulandı. Sarı, tüm belediye başkanlarının en başından masum kabul edildiğini belirterek,
"Biz parti içinde kurullar oluşturacağız. Bir müddet sonra ceza süreci başlayacak. Biz tüm teknik, hukuki destekleri arkadaşlarımıza vermeye devam edeceğiz. Ama neticede biz de kendi içimizde bir değerlendirme yapacağız. Doğru bulmadığımız, suçsuz olduğuna inandığımız belediye başkanları var. Bunlarla ilgili kendi değerlendirmemizi yapacağız, her şeyi AKP yargısına bırakıyor değiliz. Bütüncül biçimde belediye başkanlarımızın hepsi suçsuzdur ya da hepsi suçludur demiyoruz. Kendi kurullarımızı oluşturacağız, onlar inceleyecek, iddianamelere bakacağız. Biz belediye başkanlarımızın en baştan masum olduğunu kabul ediyoruz. Pozisyonumuz bu ama aynı zamana süreçleri de inceleyeceğiz."