Cezalar caydırıcı değildir

Abone Ol

Adam öldürmede rekor, şimdilik Hıristiyan Hitler’in elinde.

Beş yılda beş milyon insan öldürmüşler.

Bir yılda bir milyon Müslüman öldüren Hıristiyan Bush oğlu

Bush, ikinci mi olur yoksa birinci mi

Sayıyı esas alırsak Hitler birinci.

Bir yılda öldürülenleri esas alırsak Bush birinci.

Amerika’da, Avrupa’da, Türkiye’de ve Çin’de.... bütün

dünyadaki bireysel katliamcıların bir senede öldürdüğü insan sayısı Bush’un

öldürdüğüne denk gelemiyor.

Korkunç İvan, Drakula, Kurt Adam, Kazıklı Voyvoda, Vampir

gibi tarihe mal olmuş Hıristiyan katiller arasına Bush da girmeyi başardı.

Geçen hafta Amerika’da 20’si çocuk 27 kişiyi öldüren Adam

Lanza isimli genç yeniden toplu katliamların sebebini araştırmayı gündeme

getirdi.

Bir kısım insanlarımız “evde silah olmazsa öldüremez”

diyerek işin kolayına kaçmaya çalışıyor.

Beş yüz bin askerin elinde silah olduğu halde kendi

aralarında böyle bir katliama gitmemeleri bu tezin doğru olmadığını ortaya

koyuyor.

Yemen’de çarşıya çıkarken belinde silahı olamayana kız

verilmediği biliniyor.

Herkes silahlı olmasına rağmen kimse birbirini öldürmüyor.

Amerikan askerlerine ve onların desteklediği krala karşı

kullanılan silahlar hariç.

Amerika’da Lanza olayından üç gün sonra yine bir okula

saldırı oldu.

Olmaya devam edecek.

Eğitim böyle devam ettiği sürece öldürmeler devam edecek.

Cezalar caydırıcı olamaz.

Onun için Sevgili Peygamberimize inen ayetlerde ceza

yasasıyla ilgili beş madde Medine’de son yıllarda nazil olmuştur.

Yirmi yıllık ayetler, eğitime yöneliktir.

Üç arkadaş Durmuş Yılmaz, Yakup İnce ve Abdullah Öcalan,

aynı lisede okuyor, aynı yemekleri yiyor, aynı evde kalıyorlar ve aynı Rabbe

kulluk görevlerini yerine getirmek için namazlarını kılıyorlar.

Karınca ezmez durumdaki bu üç adamdan Abdullah Öcalan,

siyasal Bilgiler Fakültesi’ne gidiyor ve orada aldığı virüsle elli bin insanın

ölümüne sebep oluyor.

Mustafa Reşit Belgesay, “Mecellenin Külli Kaideleri” isimli

eserinin 35’inci sayfasında Fransız hukukçu Pothier’in meşhur misalini verir.

Bir adam bulaşıcı hastalığı olan öküzünü birine satsa, satın

alanın öküzünü de hastalandırsa ve iki öküzü de ölen adam o sene mahsul

alamasa, çiftçi borcunu ödeyemese, parasızlıktan çocuğunu okula gönderemese,

çocuk serseri olsa birini yaralasa....diye devam eden bir suç silsilesini

saydıktan sonra bulaşıcı hastalığı olan öküzü satan adam bütün bu olaylardan

sorumlu olacak mı diye soruyor Pothier.

Namazını kılıp orucunu tutan bir ailede yetişen, lisede iken

de namazını kılan karınca ezmez bir adamı elli bin insanın ölümüne sebep olacak

şekilde eğiten kitaplar hâlâ okutulmaya devam ettiği sürece biri katil, öbürü

her devrin adamı gazeteci, bir diğeri, “kral öldü yaşasın kral” diyen profesör,

bir diğeri dört senede dört parti değiştiren milletvekili, öbürü mafyanın her

işini halleden ünlü hukukçu... olur çıkar.

Eğitim bu haliyle devam ederse Amerika’da şu anda Bush’u

arzulayan insan sayısı yüzde ellinin üzerinde ve arkadan gelmeye de devam eder.

Geri kalanı da Bush eksik yaptı diyenler.

Bizde de eğitim aynı şekilde devam ederse darbe yapacak

teğmenler, hukuksuzluğu savunacak profesörler, üç dil bilen katiller sürüsü,

soygun, gasp işlerini yapacak eğitimli insanlar her geçen gün artacak demektir.

Cezaların caydırıcı olmadığına bir sadrazam asılırken kapalı

kapılar arkasında kendisini sadrazam yaptırmak için çalışanlar ve seçildikten

sonra idam edilen sadrazamın cenazesini kaldıran yeni sadrazamlar en çarpıcı

örnektir.