Radikal‘den İsmet Berkan ‘Doğruysa da, yalansa da...‘ yazısında, son günlerde ortalıkta dolaşıp duran iddialarla alakalı olarak doyurucu bir açıklama yapılmıyor olmasını değerlendirmiş:
"Sevdiğim lafların başında gelir: Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır. Bakın, Amerika, Vietnam Savaşı ile ilgili olmadık kayıtlar tutmuştu, sonra Pentagon‘dan birisi binlerce sayfalık bu dokümanı sızdırdı. 70‘li yılların meşhur ‘Pentagon Papers‘ı buydu. Şimdi, Afganistan savaşının kayıtları döküldü ortaya, Wikileaks sayesinde. Dünyada oluyor da Türkiye‘de olmuyor mu? Bakın, Bugün gazetesi, 2007 yılında başlamış ama hiçbir ilerleme sağlanamamış bir soruşturmayı haberleştirdi. Milli İstihbarat Teşkilatı bir telefon konuşması yakalıyor. Anlaşıldığına göre iki subay arasındaki bir konuşma. Subaylardan biri o sıralar yeni yeni devreye girmekte olan insansız hava aracı Heron‘ların gözlemlerinden şikâyet ediyor, ‘Çok zayiat veriyoruz‘ diyor ve Heron‘un işlevsizleştirilmesini istiyor.
(...) Çok ama çok vahim bir durum. Normal ülkelerde Milli Savunma Bakanı, Başbakan çıkıp hesap verirdi. Ama bizim ülkemizde büyük ihtimalle Milli Savunma Bakanı ile Başbakan da olayı gazetelerden öğrendiler. Kimseyi suçlamak için söylemiyorum ama üç yılda bir soruşturma, üstelik vatana ihanet kapsamındaki bir soruşturma nasıl yetki anlaşmazlıkları vs. bahanelerle sürüncemede bırakılır? (...) Öyleyse mesele şu: Haberler doğru mu değil mi? Ortaya atılan iddialar doğru mu değil mi? Doğruysa durum çok vahim demektir. TSK‘nın bu çeşit unsurlara karşı ne yaptığını hemen açıklaması gerekir. Yalansa durum daha da vahim demektir. Hiçbir ülke, kendi ordusuna karşı böyle bir kara propaganda savaşına izin vermez. Görüyorsunuz, işin kritik noktası bu: İddialar doğru mu değil mi? Yok mu bize bir cevap verecek? (...)"
İsmet Berkan RADİKAL