ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) nın bu soruya
verdiği cevap çok net: IŞİD! Peki, gerçekten CENTCOM Komutanı General Joseph
Votel ın sebebi ziyaret bu mu, yoksa IŞİD kamuflajlı başka hedef ya da hedefler
mi Ne de olsa ortada zamanlama ile başlayan ve cevap bekleyen 5N 1K lı
sorular var.
Örneğin; neden şimdi ve niçin komutanın ta kendisi Bu bol
yıldızlı general ve CENTCOM üzerinden kime ya da kimlere nasıl bir mesaj
verilmeye çalışılıyor ABD Başkanı Obama nın IŞİD ile mücadele özel temsilcisi
BrettMcGurk unAyn-el Arab (Kobani) ziyareti sonrası (her ne kadar bu yalanlansa
da) bu ziyaret ne anlama geliyor Ve General Suriye de nereye ya da nerelere
gitti
Söz konusu gelişmeyle ilgili olarak Türk basınında yabancı
haber ajanslarına dayandırılarak yer verilen bilgi kırıntılarına bakıldığında
bunun şeklen IŞİD, içerik olarak ise daha farklı hedefleri içine alan ucu
açık bir ziyaret olduğu ve Suriye krizinde ABD nin doğrudan doğruya yer
alacağı yeni bir aşamaya girildiği hemen dikkatleri çekiyor.
Bu noktada ABD Genelkurmay Başkanı Joe Dunford un ABD
askerlerinin Libya yı işgale yönelik hazırlık yaptığını açıklaması daha anlamlı
bir hale geliyor. Özellikle de ortaya konulan IŞİD gerekçesi ve bunun
yerel-uluslararası kamuoyu desteğini sağlamaya yönelik boyutuyla. Dolayısıyla,
ziyaretin hedefi her ne kadar Ocak 2014 ten bu yana IŞİD in başkenti olarak
ilan edilen Rakka olarak açıklansa da, karanlıkta kalan ve cevap bekleyen
sorular kaçınılmaz olarak bizleri Rakka sonrasına götürüyor.
Votel Kimlerle, Nerelerde Görüştü
Generalin hangi gruplarla görüştüğü bir muamma olarak
karşımıza çıkarken, aynı şekilde Suriye içinde nerelere gittiği de tam olarak
bilinmiyor Bu kapsamda CENTCOM dan yapılan kısıtlı-yazılı açıklama ile diğer
kaynaklarda yer alan bilgiler karşılaştırıldığında ortaya ilginç bir tablo
çıkıyor. Örneğin, CENTCOM açıklamasında Votel ın Suriye de terör örgütü IŞİD
karşıtı yerel güçlere eğitim ve danışmanlık hizmeti sunan ABD askerleriyle bir
araya geldiği bilgisi paylaşılırken, AP bu ziyaretin hedef kitlesini daha da
somutlaştırıyor.
CENTCOM açıklamasında: General Votel, Suriyeli Arap
savaşçılar ve Suriye Demokratik Güçleri liderleriyle çalışan Amerikalı askeri
danışmanlarla bir araya geldi ifadesini kullanırken; AP, ABD özel kuvvetleriyle ve Suriye
Demokratik Güçleri içerisindeki Arap ve Kürt grupların üst düzey
temsilcileriyle IŞİD e karşı yürütülen mücadeledeki işbirliğini görüştü diyor.
AP nin verdiği bilgiler CENTCOM a göre daha açıklayıcı
olmakla birlikte, bu Kürt grupların ve Suriye Demokratik Güçleri içerisindeki
Arapların kimler olduğu belirtilmiyor. Oysa biz biliyoruz ki bu Kürt gruplar
dediği aslında sadece PYD/YPG ve bölgedeki Suriye milliyetçisi Araplar da
bunlardan rahatsız. Bu bağlamda toplantının adresinin Suriye Kürtlerinin gizli
başkenti olarak lanse edilen Kamışlı (onların tabiriyle Rojova) olması bile
başlı başına bir rahatsızlık nedeni. Dolayısıyla, hangi Arap gruplar sorusunu
burada daha anlamlı bir hale getiriyor.
Bu arada, Generalin ziyaret ettiği yerin sadece Kamışlı ile
sınırlı olmadığının da altını çizelim. Nitekim CNN kanalı, General in birçok
yeri ziyaret ettiğini ancak bu bölgelerin isimlerini açıklayamayacaklarını
duyurdu. Ziyaret bitmiş olmasına rağmen bu yerlerin isimlerinin halen gizli
tutulması da bir başka dikkat çekici husus.
Suriye Türkmenleri Bir Kez Daha Yok Hükmünde!
Peki, neden bu yerel gruplar ve Kürt grupların ismi çok net
bir şekilde ifade edilmiyor Ya da bu toplantıda Kürt gruplar ile birlikte
Suriye Demokratik Güçleri içerisindeki Arapların adı niçin geçiriliyor
Bunun bir kaç nedeni var. En başta gelen neden hiç kuşkusuz
Türkiye. Bundan dolayı Kürt grupların (daha doğrusu grubun; çünkü Ekim 2014
itibarıyla bu gruplar Dohuk ta gerçekleştirilen toplantıda tek bir çatı altında
birleşti) adı tam olarak zikredilmiyor. Ankara nın tepkisinden dolayı PYD/YPG
güçleri için bir süredir Suriyeli Kürtler ifadesi kullanılıyor.
Diğer Arap grupların da bu sürece dâhil edilmesi, bölgede
kurulacak devletin sadece bir Kürt devleti olmayacağına yönelik algı
operasyonunun bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye yanlısı Kürt
grupların bile birer birer tasfiye edildiği bir süreçte bu grupların adının
geçirilmesi, açıkçası tek kelimeyle komedi!
Kuzey Irak ta olduğu gibi, Kuzey Suriye sürecinde de
Türkmenlere yer verilmemesi dikkat çekici bir diğer husus. Dolayısıyla buradaki
bir diğer kritik soru niçin bu toplantıda Türkmenler yok, varsa da niçin adları
açık bir şekilde zikredilmiyor
IŞİD le mücadele kapsamında yerel unsurları güçlendirerek
doğru bir yaklaşım sergilediği yönündeki inancının bu geziyle pekiştiğini
yanındaki gazetecilere açıklayan General Votel in, Buradaki güçlerin
yeteneklerine dair artan bir güvenle ayrıldım. Modelin işlediğine ve iyi
çalıştığına inanıyorum ifadesi, yukarıdaki sorular kapsamında ortaya konulan
endişeyi daha da derinleştiriyor.
Çünkü Suriye Türkmenlerinin Votel ın ifade ettiği buradaki
güçler içerisinde adının zikredilmemesi doğrudan doğruya Türkmen güçlerin IŞİD
ile mücadele etmediğine, dolayısıyla da yeni oluşumda yer alamayacaklarına
yönelik bir algının oluşmasına hizmet ediyor. Bu algı, önümüzdeki süreçte
Suriye Türkmenlerine yönelik her türlü operasyona zemin hazırlaması itibarıyla
dikkatlerden kaçmamalı.
Hedef, Sadece Suriye Türkmenleri Değil!
Suriye Türkmenlerinin süreçten dışlandığı bir ortamda
Türkiye nin Misak-ı Milli projesi büyük bir darbe alacağı gibi, Türk dünyasına
yönelik politikası da büyük ölçüde ölü doğacaktır.
Yakın çevresindeki Türk varlığına sahip çıkamayan bir
Türkiye nin uzaktaki Türklere sahip çıkacağı iddiası ne kadar inandırıcı
olur, bunu da sizlerin takdirlerine bırakıyorum.
Dolayısıyla Türkiye nin her ne pahasına olursa olsun bu
kirli tuzağı bozmaya yönelik gereken adımları atması kaçınılmaz bir hal
almıştır. Çünkü Yeni Büyük Oyun Türk dünyasına doğru büyük bir hızla kayıyor.
Bunun ilk işareti Azerbaycan ile verilmişti. Şimdilerde ise Kazakistan ile
devam ediyor. Bunu diğer cumhuriyetlerin takip edeceğini söylemek için ise
müneccim olmaya gerek yok.