Cennetü'l-Me'vâ, Kürsî ve Arş: (11)

Abone Ol

6- Çocuklarınızı öldürmeyin. Araplar bilhassa kız çocuklarına karşı çok vahşice hareket ederler, onları diri diri gömerlerdi, İslâmiyet bu kötü âdeti ortadan kaldırmış, şiddetle yasak etmiştir. Evladı yetiştirip büyütmek ana babaya borçtur. Evlada lazım olan terbiye ve tahsili vermelidir. Oğlunu tahsilsiz bırakmak, manevî ölüme mahkum bırakmak demektir ki, bu da bir suçtur.

7- Zinaya yaklaşmayınız. Zina aileleri temelinden sarsar. Irz ve namus düşmanlığı, cemiyete en büyük zararı getirir. Onun adını dile almak bile insanı tiksindirir, ne kötü yoldur.

8- Haksız yere kimseyi öldürmeyiniz. İnsan kanı dökmek en büyük günahtır. İnsan öldürmek, canavarlığın en beteridir. İnsanların medenî seviyesi, can emniyetiyle ölçülür. Medenî insan, insan öldüremez.

9- Yetimlere iyi muamele ediniz. Yetimler cemiyete emanettir. Ana, baba şefkatinden mahrum olan bu bîçâre masumları korumak lazımdır. Yoksa hamileri yok diye mallarına el uzatmak, en büyük vicdansızlıktır.

10- Verilen sözü tutunuz. Ahde vefa lazımdır. Sözünü yerine getirmeyen kimse insandan bile sayılmaz. Sözü doğru olmayanın özü de doğru değil demektir.

11- Ölçü ve tartıda doğruluğa dikkat edin. Eksik ve noksan tartmayın. Ticaret namusu bununla kaimdir. Hile yapılınca ticaret itibarı kalkar. Terazi başında soymak da bir nevi eşkiyalıktır, hem alçakcasına.

12- Bilmediğiniz bir şeyin ardına düşüp körü körüne onu takip etmeyiniz. İnsan akıl ve fikir sahibidir. Görmeden, bilmeden bir şeye saplanmaz. Akıl ve muhakemenin ışığıyla hareket eder. Kör taklitçilik yasaktır. Müslüman ne yaptığını bilerek, anlayarak yapar. Çünkü her işinden mesul olacağını bilir.

13- Yeryüzünde kibir ve gurur taslayarak yürümeyiniz. İnsan kendini bilmelidir. Kibir ve gurur kendini bilmezlerin kârıdır. Servet ve mevki sahibi olmak, insanı şaşırtmamalıdır, insanlık cevheri içinde yaşamalıdır.

Diğer mesajlar ve bereketlenmek için İsra Sûresi ni bir tefsirden veya hiç olmazsa bir mealden lütfen okuyunuz. Çünkü inanç, ahlak ve maneviyat dünyamızın barış ve huzur içinde birlikte yaşamamızın vazgeçilmez değerlerine işaret eden bu ilahi buyrukları yaşamak ve yaşatmak, bizlere miracın manevi atmosferini günümüzde teneffüs etme imkanı sağlayacaktır.

Muhterem okuyucu

Mîrac, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin şahsında insanlığın önüne açılan sınırsız bir yükseliş ufkudur. Bu itibarla, mîrac ın özünde her türlü kötülüklerden arınmaya, insanlığın yararına değerler üretmeye, paylaşmaya, düşünmeye, sorumluluk taşımaya, sürekli teşebbüs halinde olmaya, zamanın önemini kavramaya, fedakarlığa, ilahi emirlere teslimiyet göstererek yüce mertebelere erişmeye ve imkanların bittiğinin düşünüldüğü bir zamanda bile hiç kullanılmayan imkanların var olduğu ümidini tazelemeye davetiye vardır.

Hayatımızdaki mîrac, süreklilik içinde gelişmenin ve değişmenin itici gücü; sağlık, eğitim, bilim, ekonomi, üretim, hukuk gibi değişik alanlarda toplumsal uzlaşma, ahlak, sevgi, saygı ve hoşgörü içinde daha ileriye ve yükseğe atılan bir adım olmalıdır.