Cennete girecek üç sınıf

Abone Ol

Cenab-ı Peygamber (S.A.V.)’in sünnetlerine uyanlara, O’nu candan sevenlere Allah yardım eder. Atalarımız, Peygamber’in sünnetini Kur’an ayeti gibi gördüler sahip çıktılar, o yüzden büyük oldular. Bu sebeple Allah, onlara yardım etti.

Cennetlikler üç gruptur, üç sınıftır: Birincisi adaletli yöneticidir, O yetki sahibidir, adil davranır, iyiliğe vesile olur, hakkı söyler ve uygular, insanların iyiliği için çalışır. İkincisi merhametli insandır, onun kalbi incedir, yakın akrabasına, fakirlere, muhtaçlara ve Müslümanlara merhametli davranır, yardım eder. İmkânı olan yakınlarına yardım edecek, anaya babaya ikramda bulunacaksın, bu Allah’ın emri. Bu, cennete girme sebebidir. Üçüncüsü iffetli fakir, Cenab-ı Hak imtihan eder, bazılarına vermez, az verir. Mevla ne verirse hayırlısını verir, fakirdir ama sabreder, haramlardan sakınır, muhtaç diye dilenmez, başkasının malına göz dikmez, hırsızlık yapmaz. Fakirlik, insanı günaha sevk etmemelidir. Fakir, sabırlı olursa Allah katında derecesi yükselir. Durumu iyi olan da yakın akrabalarına yardım etmelidir. Akrabasında, komşularında fakir muhtaç varken, ekmeğe, suya ihtiyaç duyan varken, uzak diyarlara yardım göndermekten önce yakındakine el uzatmalıdır. Yardıma önce yakın akrabadan başlanmalı, amcan dayın varken uzaklardan önce yakınından başla, imkânın çoksa uzaklara da yardım yap ama sıla-i rahim gereği önce muhtaç durumda olan akrabandan başla.

SIKINTILAR, HASTALIKLAR GÜNAHLARA KEFARET OLUR

Cehennemlikler ise beş sınıftır: Birincisi açgözlü kimsedir, o hırsını gizlemez, dünya malına tamahını açık eder gizlemez, yanlış şeylere tamah eder, böyle kişiler ateştedir, cehennemdedir. İkincisi ailesine, komşusuna ihanet eden kimsedir, üçüncüsü yalan söyleyen, aldatıcı, cimri kimsedir. Yalan söylemeyeceksin, aldatmayacaksın, dürüst olacaksın. Dördüncüsü fuhuş yapan, emanete hıyanet eden kimse. En sonuncusu da elindekini yanlış yerde kullanan, israf eden kimsedir. Böyle kimseler cehennemliktir. Mümin sabırlı olmalı, yalan söylememeli, paylaşmayı bilmelidir. Bu dünya imtihan dünyasıdır. Sıkıntılar, hastalıklar günahlara kefaret olur. Peygamberler, en çok sıkıntı çekenlerdir. En büyük sıkıntıları Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çekmiştir. Biz de sabırla, Allah’a teslimiyetle hareket etmeliyiz. Sıkıntıya sabredersen derecen yükselir, büyük adamlar hep sıkıntılara sabrederek, tahammül ederek büyük adam olmuşlardır.

PEYGAMBER’İN (S.A.V.) SÜNNETİNE BAĞLI OLANLARA ALLAH YARDIM EDER

Cenab-ı Peygamber (S.A.V.)’in sünnetlerine uyanlara, O’nu candan sevenlere Allah yardım eder. Atalarımız Türkler, 926 yılında Müslüman olduklarında sünnetlere sıkı sıkıya bağlı kaldılar. Karahanlılar, Peygamber (S.A.V.)’in sünnetini Kur’an ayeti gibi gördüler sahip çıktılar, o yüzden büyük oldular. Bu sebeple Allah onlara yardım etti, büyük âlimler yetişti. İmam-ı Buhârî, İmam-ı Âzam gibi büyükler, onlar gibi büyük zatlar her zaman gelmez. Malazgirt’te Alparslan 50 bin kişilik orduyla 200 bin kişilik Bizans ordusunu nasıl yendi? Dönemin şartlarında bomba yok, füze yok, akıl alacak gibi değil. Peygamber (S.A.V.)’in sünnetine bağlı olanlara Allah yardım ediyor.

FATİH SULTAN MEHMET HAN, PEYGAMBER (S.A.V.) ÂŞIĞIYDI

“İstanbul’u fetheden ne güzel asker, ordu ne güzel ordudur” buyuruyor Peygamber Efendimiz (S.A.V.). Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmed, Peygamber (S.A.V.) hayranı bir insandı. Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’u fethetmeden önce Rumeli Hisarı’nın kulelerine Peygamberimiz (S.A.V.)’in mübarek ismini “Muhammed” yazdırmış, kalbine Peygamber (S.A.V.) sevgisini kazımıştı. Bu yüzden Allah, ona yardım etti, İstanbul gibi zorların zoru bir şehri fethetmeyi nasip etti. Biz de onun gibi Peygamberimiz (S.A.V.)’in sünnetlerine bağlı kalalım. Hayatımızı ona göre düzenleyelim. Allah, imanımızı kâmil, ahlakımızı güzel, akıbetimizi hayırlı eylesin.