Cennete giden çeşitli yollar

Abone Ol

Genel olarak cennete veya Allah’a giden yol birdir. O da İslam yoludur. Ancak İslam yolu bir şerit değildir. Günümüzdeki transitbanların(1) iki şeritten başlamak üzere altı şeride kadar çeşitli şeritlerin bulunduğu gibi İslam anayolunda da çeşitli şeritler vardır. Bu yazımızda bu hususu belirtecek ve mezheplere karşı çıkanların yanılgı içinde olduklarını belirteceğiz.

Ankebut Suresi’nin 69. ayetinde yüce Mevla’mız şöyle bir beyanda bulunmaktadır: “Bizim hakkımızda (veya bizim sistemimiz içinde) cihat edenleri (gayret gösterenleri) bizim yollarımıza kılavuzlarız; Allah yani ben kesin olarak muhsinlerle (işini güzel yapanlarla) beraberim.”

Dikkat edilecek olursa ayet-i kerimede bir yoldan bahsedilmiyor. Tek yol anlamında -sebil- yerine -sübül- yani yollar anlamında çoğul kullanılmıştır. Öyleyse Allah’a veya cennete götürecek olan yollar İslam’ın içinde kalmak şartıyla çeşitlidir ve bunlara mezhep diyebiliriz. Mezhepler de itikadi ve ameli olarak ikiye ayrılmaktadır. Ehl-i sünnet velcemaat mezhebinde Matüridi ve Eş’ari olmak üzere iki itikadi; Maliki, Hanefi, Şafii ve Hanbelî olmak üzere dört ameli mezhep vardır. Aslında bu dört mezhebin dışında hak olan birçok mezhep daha ortaya çıkmış ama tabileri kalmadığı için şu anda isimleri geçmez. Evzai ve Sevri mezhepleri bunlardandır. ElfarkBeynelfırak adlı kitapta bu iki mezhep Hanefi, Şafii ve Maliki mezhebiyle bir arada zikredilmektedir. Ama bugün onların taraftarı kalmadığı için anılmazlar. Ülkemizde eskiden ülkenin kaderinde rol oynamış bazı partiler bugün anılmaz oldukları gibi.

Ülkemizde birçok Müslüman’ın hatta bazı ilahiyatçıların mezheplere karşı çıkması doğru değildir. Laik sistemlerde partileri teke indirmek nasıl ki diktaya götürürse İslam’da da tek bir mezhebe indirgenmek sıkıntı doğurur. Bu nedenle olsa gerek Peygamber Efendimiz, “İhtilaf-u ümmeti rahmetünvasiatün” (ümmetimin ihtilafı geniş bir rahmettir) beyanında bulunmuştur. Esaslarda bir ayrılık olmadıkça teferruatlarda (detaylarda) ayrı fikir ve görüşlerin bulunması doğaldır.

Gerçi tevil yoluyla bazı esaslara zıt bir şekilde görüş beyan eden mezhepler de vardır; ama biz bunlara “fırak-ı daalle” yani sapmış fırkalar (sapmış mezhepler) diyoruz. Fakat buna rağmen aşırı sapanlar hariç o mezhepler de itikat kitaplarında küfürle itham edilmiyor. Onlar da İslam’da kardeş olarak görülüyor. Nitekim İmam (sahasında lider) Gazzali İhya-ul’ulum adlı eserinde, “Ehl-i kıble (kıbleye dönen, yani namaz kılanlar) tekfir edilemez, küfürle itham edilemez” diyor.

Emperyalistlerin İslam ülkelerine tasallut etmeye çalıştıkları bir dönemde bazı sapmalarını bahane ederek bazı İslam ülkelerini düşman olarak ilan eden veya bu konuda imada bulunanların bu gafletlerinden uyanmalarını diliyoruz. Israr etmeleri halinde ihanet ettikleri tescillenecek ve bu vebalin altından kalkamayacaklardır. Tekrar ederek vurgulamak istiyorum ki mezhepler dinimiz içinde Allah’ın çeşitli yollarıdır. Hepsine de saygı duyulmalıdır.

(1) Otoban demiyorum; çünkü -otoban- ismi yanlıştır, gerçeğe uygun değildir. O yollardan sadece otobüs veya otomobiller geçmiyor ki. Tırlar, kamyonlar, tankerler vs. de geçiyor. Bu yolların emniyet şeritlerinde bile zaruri haller dışında durmak yasak olduğu için transitban demek daha uygundur bence.