Merhum Cemil Meriç yıldızımızın, irtihalinin yıl dönümü dolayısıyla; bugünkü köşemizi onun ufuk açıcı, yol gösterici cümleleriyle değerlendirmek istiyoruz.
*“Yemin ederim ki, dünyanın bütün toprakları bir tek insanın kanını akıtmaya değmez.”
* “Bir çağın vicdanı olmak isterdim, bir ülkenin... Maziden istikbale bir köprü olmak isterdim. Türk-İslam medeniyeti ahlaka, feragate dayanan bir medeniyet. Ben bu medeniyetin (mazlum) sesi olmak istiyorum. Korumak istediğim şaheser; insanın kendisi. Kendini tanımak irfanın ilk merhalesi. Düşünenin görevi tarihini unutan, yolunu şaşıran aydınları irşada çalışmak.”
* “Kur’an mensurdur. Şairleri secdeye kapandıran bir nesir.”
* “Mukaddeslerin emrinde olmayan her düşünce şuursuz bir çırpınıştır.”
*“Hakikati bulanların, aramaya ne ihtiyaçları var? Tefekkür tereddüttür, şüphedir. İman ile inkâr arasında bocalayıştır.”
*“Başka bir dünyanın ve medeniyetin çocuğu olan Batılı sosyologların bizim problemlerimize aydınlık getirmeleri mümkün değildir. Değerler farklı olduğundan yapılan tespitlerin Türk toplumu için de geçerli sayılması yanlıştır. Kendimizi kendi kelimelerimizle ifade etmeliyiz. Işık doğudan gelir. Batı’yı anlamak için de Doğu’yu tanımak ve oradan hareket etmek gereklidir.”
* “Dil, bir namus meselesidir. Dil imandır, ahlaktır, felsefe dünya görüşüdür. Dile saygı, düşünceye saygıdır. Dava olmak veya olmamak davası. Dil, mazi ile atiyi birleştiren yegâne vasıtadır. Uydurukça “irfanı boğan bir kement”. Kamusa uzanan el, namusa uzanmıştır. Fransız İhtilali her mukaddesi yıktı, tek mukaddese saygı gösterdi: Kamus.”
*Osmanlı’da İslâm ikinci plana atılmış ve din gelişmeye engel olarak görülmeye başlanınca yıkılış mukadder olmuştur.
*Din, Avrupa için bir afyondur, bütün ideolojiler gibi. Avrupa tarihi, bir sınıf kavgası tarihidir. Burjuvazi, proletarya...
Dünya iki millettir: Sömürenler, sömürülenler.
Marx’ın ‘din halk için afyondur’ sözü bütün dinlere teşmil edilemez. Marx’ın muhatabı Hıristiyan Kilisesi’dir. Sosyalizm dine karşıdır, denemez. Sosyalizm, insanları uyutan, sömürüsünü kolaylaştıran inancın karşısındadır.
Din de bütün ideolojiler gibi tarihin bir döneminde uyuşturucu olabildiği gibi, bir başka dönemde bir kurtuluş olabilir.”
* “İzm”ler (ideolojiler) idrakimize giydirilen deli gömlekleri. İdeolojiler ancak, Tanrıyı saf dışı bırakanlar için kılavuz olabilir.”
* “Dünyanın efendisi Batı, makinenin kölesi olmuştur. Çareyi yine dine dönüşte bulmaktadır. Dinin yerine “akıl” ve “bilim” geçmiştir.”
* “Batı’nın teknik üstünlüğü vardır, o kadar. Kendimiz kalabilmek, kendi hazinelerimize (irfan) dönmek zorundayız.”
* “Batı ile yapacağımız mücadeleye ilk önce “kelimeler dünyasından” başlamalıyız. Kültür yerine irfan, medeniyet yerine “umran”la karşılamak. Önce kendimizi tanımak. Kendimizi tanımadan, başka dünyaları tanıyamayız.”
* “Batılılaşma teklifi, kapitalizme teslim olunuz demektir.”
* “Medeniyetin tek ölçüsü vardır: insana verilen değer.”
* “Çağdaşlaşma; cıvık ve murdar bir kelime. Şuuru felce uğratan bir zehir. Çağdışılık ithamı, iftiraların en alçakçası. Biz apayrı bir medeniyetin çocuklarıyız. Daha eski, daha asil. Tanzimat’tan beri teceddüt hastalığına yakalandık. Batılılaşmak bize ne kazandırıyor? Şahsiyetsizlik, erimek, yok olmak. Benimsediğimiz bir idam hükmüdür.”
* “Marxizm, İslâm’dan habersiz bir İslâm karikatürüdür.”
* “İslam ile kapitalizm taban tabana zıttır.”
* “Ben kurmaylara hitap ediyorum. Ülkeme Avrupa’nın gerçek çehresini göstermek istiyorum. İki kültürün muhasebesini yapmak istiyorum. Sağ da olmadım, sol da. Bu yapay bir sınıflandırmadır. Bunlar, hakikati kapamaya yarayan uydurmaca mefhumlardır. Bilhassa sosyal sınıflara ayrılmamış bir ülkede sağcı, solcu ne demek?
* “Toplumumuzun ayakta kalabilmesi için karşıt görüşlerin birbiriyle diyalog kurması şarttır. Sağ-sol kavramların tahakkümünden kurtulmalı, İslâmî dünya görüşünde birleşmeli, bu korkunç tefrikaya son vermeliyiz. Kutuplaşmak, yobazlıktır.”
Bu “fikir işçisi”ni tanımamız ve anlamamız dileklerimizle... Rahmet ve minnetle anıyoruz...