İkinci Yeni şairleri arasında mitoloji meselesine net bir
tavırla yaklaşan ve bu tavrı Papirüs dergisinin Ağustos 1966 tarihli
sayısındaki başyazısıyla yansıtan Cemal Süreya, sonradan tavrının dışına çıksa
da, önemli şeyler söylemiştir.
O yıllarda özellikle Melih Cevdet Anday ve Edip
Cansever de aşırı bir ilgi ( iştahla dadanma ) şeklinde tezahür eden mitolojik
girişimlere tepki veren Cemal Süreya, konunun abartıldığını belirtir. Cemal
Süreya, Yunan Mitolojisine kendi mitolojimiz gözüyle bak anların yanlış
düşünce içinde olduklarını söyledikten sonra, bu hareketin tarihî seyrine dair
bilgeler verir. Ardından, Bir mitoloji gerekiyorsa bu kendi efsanelerimizden
çıkan bir mitoloji olmalıdır. Şiirin evreni dildir. Her dilin kendi toplumuna
özgü efsanelerle içiçe bir mantığı, bir işleyişi vardır. Birlikte
gelişmişlerdir. Aynı gelişim sürecinin potasında kaynamışlardır. Bir dili kendi
efsanelerin dışına doğru hareket ettirebiliriz belki. Daha doğrusu onlardan
bağımsız bir şekilde kullanabildiğimiz olur. Ama başka bir mitolojinin
lejandlarıyla doldurmamız dildeki şiirsel kökü yavanlaştıracaktır. Bunun
evrensellikle hiçbir ilgisi bulunmadığını da sanmaktayız. der.
Yunan Mitolojisinin bilinip öğrenilmesini
zenginleştirici bir güç olarak gördüğünü belirten Cemal Süreya, bunu kendi
mitolojimizmiş gibi işleme yi gereksiz olduğu kadar sakıncalı bir iş olarak
görür. Bu arada zaten bu mitolojinin efsaneleri, bizim sanatımızda yabancı
öğeler halinde kalmaktan ileri gitmemektedir. Bu düşüncelerini on yıl sonra yazdığı
Kıta Sahanlığından başlıklı yazısında da tekrarlamaktadır Cemal Süreya. Melih
Cevdet Anday ın 1976 Yeditepe Ödülü nü de alan Teknenin Ölümü adlı kitabı
üzerine yazdığı bu yazıda, mitolojiyle bağlantılı olarak özetle şunları söyler:
Melih Cevdet in Grek mitolojisine aşırı bağlılığı şiirlerinde bir yabancılık
duygusu uyandırmaktadır. Onun bu kitabındaki şiirlerde bir güzellik olmakla
birlikte, bu, çeviri şiir güzelliğine benzemektedir. Cemal Süreya, bana ters
geliyor içinde döndüğü mitoloji diye itiraz ediyor Melih Cevdet e.
Cemal Süreya nın bu düşüncelerini bir yanda tutalım; onu
şiirlerinde farklı bir tutumla başbaşa yakalarız. Bir eleştiri-deneme
kitabına mitolojik suretleriyle bilinen bir antik coğrafyayı ( Kıta
Sahanlığı nın da içinde bulunduğu Uzat Saçlarını Firigya adlı kitap) ad yapan
şair, bütün şiirlerini ihtiva eden Sevda Sözleri nde de bu unsurlara yer verir.
Bunların neler olduğunu ve hangi şiirlerde bulunduğunu belirtelim: Bir Kentin
Dışardan Görünüşü (s. 75) şiirinde Eski Frikya , Fenikelileşememek ve
Serhas ın askerleri ; Sımcıcak, Çok Yakın, Kirli (s. 85) başlıklı metninde
Belkıs ın delik incisi ; Ortadoğu da (s. 105) Sayda yı Hatusas ı Troya yı/
Alfabe ihraç eden Fenike yi ; Karacaoğlan (s. 207) manzumesinde simürg ; Kısa
Türkiye Tarihi III de (s. 221) O yunani o güzel yolculuklar , Mutsuzluk
Gülümseyerek (s. 256) şiirinde ey Troya yolcusu ; 16 Dize (s. 271) adlı metinde Mitos yitme n olur ;
Göller Denizler (s. 296)
manzumesinde Tanrılar karıştırır durur
denizleri ve Bugün Ne de (s. 305) Ağaçların Afroditi
Cemal Süreya nın şiirlerinden iki örnek sunarak
yaptığımız sayım dökümü pekiştirelim:
Mutsuzluk Gülümseyerek (s. 256) adlı metinde Troya
şöyle anılıyor:
Ey otobüssever ey Troya yolcusu
Anımsarsın, günlerce konuşup durmuştuk
O İB (ipekböceği) sesli kadını;
Birinin Grönland ı olmaya hazırlanıyordu.
Bugün Ne adlı metninde (s. 305) ise Afrodit e yer
verilir:
. seni ve hayatımı
Ne olduğu iyice kestirilemeyen bir parıltı gibi
Geride bırakarak gidiyorum. Nereye
Yarın bütün bu ağaçları sulayacaklar
Ağaçların Afroditini anımsadım şimdi
O ağacın yanından geçerken gökyüzü ne derindi
Sonuç olarak şunu diyebiliriz: Cemal Süreya başlangıçta
şiirde mitolojik yararlanmaya karşı itirazî bir tutum sergilemiş olsa da
zamanla bu görüşünü değiştirmiştir. Buna benzer tutarsızlıklar farklı
hususlarda olmak üzere İkinci Yeni şairlerinde genellikle görülür. Çelişkiler
ve tutarsızlıklar kuşağının bir şairi olan Cemal Süreya nın mitoloji
karşısındaki ikili tutumunu yadırgamamak lazımdır.