Çektiğimiz acılar büyük doğuşun sancılarıdır

Abone Ol

Başta Amerika olmak üzere batının baskıları karşısında

halkın isteklerine kulak vermeyen yöneticileri uyarmak ve yön vermek için

gönüllü Sivil Toplu  Kuruluşlarının çalışmaları dünya genelinde etkisini

sürdürmeye devam ediyor.

Hak tan ve halktan kopuk yaşayan yöneticilerin, emir

veren batılılar tarafından aşağılanmaları da yöneticilerin halka dönmesine

sebep olmuştur.

Sivil Toplum Kuruluşları da halkın ve yöneticilerin Hakka

dönmelerine aracı oldular.

Yöneticiler siyasi havayı oluştururken Sivil Toplum

Kuruluşları İslami iklimi oluşturdular ve sağdan sola kadar aynı havayı alan

herkes üzerinde bu iklimin etkisi görülmeye başlandı.

27 Mayıs 60 darbesinden sonra ülkede Komünizm patlaması

oldu.

68 ve 78 kuşağından birçoğu Leninci, bir kısmı Mao cu bir

kısmı da Enver Hocacı olmuşlardı.

İslami iklimi oluşturmaya çalışanlar da etkili olmaya

başladılar ve sonunda 16 Mayıs 2016 günü yazısında Milli Gazete mizin

yazarlarından Necati Tuncer Bey ünlü Mao culardan birinin emir verdiği kişinin

Necati ye anlattığı bir olayı yazdı: Ethem ağabey beni görevlendirmişti.

Verdiği listedeki insanları tespit edilen şehirlerde bulacağım ve onlara

illegal olarak Komünist Partisi ni kurduracağım.

Daha ilk gittiğim şehirde ne oldu biliyor musun Ethem

Ağabey in ismini yazdığı beş kişiyle gizli bir yerde buluştuk. Onlara komünist

partisini ve ne yapacaklarını anlatıyorum. O sırada akşam ezanı okundu. Üçü

ayağa kalktı ve müsaade istediler benden. Biz namazı kılıp gelelim!

İslami iklim oluşturan kurumlarımız, ilmi yardım, maddi

yardım, tıbbi yardım Gibi yardımlarla uluslararası bir mahiyet kazandı ve bizi

bağlayan ve İslami olmayan bağlarımızdan da kurtarıverdi.

Hatta bu kurumların bir kısmının adı Sınır

Tanımayan dır.

Bazı kurumlarımız, neredeyse her devlette, birlikte

çalışabileceği insanlarla temas sağlamışlar ve dünyanın geleceği için İslami

mesajlarını işleriyle sunmaya başlamışlar.

200 ülkede İslami iklim oluşturmaya çalışanlara karşı

tereddütte kalan Müslümanlara da İslam düşmanlarının yumruğu onların

tereddüdünü ortadan kaldırıveriyor.

Batının emirlerini yerine getiren yöneticiler döneminde

pasaport alabildiği halde vize alamayan ve istediği ülkelere gidemeyenler, yine

batının silahlı baskınlarının ardından pasaportsuz girmeye başladılar.

Pasaportsuz girdikleri ülkelerde onlara ilk yardım elini

uzatanlar da yine oraya daha önce gelmiş İslam düşmanlarının  mağduru

Müslümanlardır.

Çektiğimiz acılar büyük doğumun sancılarıdır.